Turizm örgütü turizme yön verebilir

Öyle çok süslü püslü ilmi bilimsel tabirlere gerek yok turizmi tanımlarken.
Öyle çok süslü püslü ilmi bilimsel tabirlere gerek yok turizmi tanımlarken.
Aklın yolundan gitmek yeterli.
Siyasal çözümsüzlük ve turizme etkileri.
Çevre.
Ulaşım.
Sahil şeridi kalkınma planı ve çarpık yapılaşma.
Turizm Master Planı vs.
Elbette bütün bunların da kendi içinde açılımları mevcut.
Nihayetinde turizmin dinamiklerini oluşturan etkenler yukarıda sıraladıklarım.
Ama bugün gelin ülkemizin tercih nedenlerini daha basit bir anlatımla izah etmeye çalışalım.
Bir turist adanın Kuzey’ini neden tercih etsin?
Her şeyden önce, ulaşım makul fiyatlarla sağlanabiliyor mu?
Temiz çevre var mı?
Konaklanacak tesislerin durumu nedir?
Hizmet kalitesi iyi mi?
Fiyatlar uygun mu?
Cazip koşullar var mı?
Kısacası bir turistin tercih sebebi yapabileceği ne vardır ülkede?
Basitçe bu kadar.
Siz ulaşımda makul fiyatları sağlayabildiniz mi?
Hayır.
Peki direk uçuşu sağlayabildiniz mi?
O da yok.
Türkiye dışında aktarmalı uçuşlarla sağlanıyor adaya ulaşım.
Diyelim ki buna rağmen turist adaya geliyor.
Temiz çevre var mı?
Maalesef..
Çok çok kirli bir çevreyle karşılaşıyor adaya adım atan turistler.
Sahiller inanılmaz derecede kirletilmiş.
Hele gelen turist kaldığı tesisin atık suyunun da çoğunlukla denize akıtıldığını bilse..
Ah da ne ah.
Çevre temizliğinde öyle ya da böyle sınıfta kalmışız.
Bu turizm için olumsuz bir durum.
Turizm tesisleri bana göre dünya çapında iddialı.
O konuda zerre kadar tereddüttüm yok.
Zira gerçekten bu anlamda fevkalade güzel ve donanımlı turizm tesislerine sahibiz.
Ha yeterli mi?
Elbette değil.
Lakin bu yönde gelişimin süreceğine inananlardanım.
Hizmet kalitesine gelince, birçok turizm tesisinde hizmet kalitesinin de iyi olduğunu söylemek isterim.
Kısacası bu yönde de bir sıkıntı yok.
Hatta hizmet kalitesinin iyi yöne doğru bir seyri olduğunu da söylemek mümkün.
O halde..
Turizm tesislerinde çok büyük sıkıntılar yok.
Hizmet kalitesi için de aynı şeyleri söylemek mümkün.
Ancak bunlar malumunuz olduğu üzere reel sektörün kontrolünde gelişen şeyler.
Devletin turizm alanında uygulama aşamasında istikrar kazanacak bir turizm politikası maalesef yok.
Nitekim ulaşım ayağında yaşanan sıkıntılar, çevre temizliği, gelen turistin otele kapanıp kalmayacağı ve buna bağlı olarak diğer hizmet sektörlerini de içine alacak şekilde kapsamlı bir destinasyon çalışması yok.
Ha diyeceksiniz ki turistlerle çilek toplama icraatı gerçekleştirildi.
İyi de yapıldı.
Bunlar elbette güzel şeyler, fakat bu anlamda yeterli değil.
Turizm ve bu sektörü destekleyen yan sektörler bir birinden ayrı düşünülemez.
Hoş Yeşilırmak’a çilek toplamaya giderken, Girne, Mağusa, İskele ve Lefke’de deniz kıyıları pislik içerisinde.
Peki, oldu mu bu?
Tabi ki olmadı.
Turisti getirip otelde tuttuğunuz zaman ve diğer hizmet sektörünü yok saydığınız zaman turizm amacına ulaşır mı?
Tabi ki ulaşmaz.
Turisti otelden çıkaracak, tarihi doku yanında alış veriş merkezlerine taşıyacak, restoranlarda yemek yemesini sağlayacak şekilde teşvik edici politikaların hayata geçirilmesi de lazım.
Kaldı ki turizm sektörünün en önemli ayağı olan çevre temizliği ve hizmet kalitesi noktasında merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin iş birliği kaçınılmazdır.
Şimdi buradan ne anlıyoruz.
Turizmde reel sektör üzerine düşeni yapmaya gayret ederken, devlet günübirlik ve çoğu zaman işinin ehli olmayan kadrolarla günü kurtarmaya çalışıyor.
Haliyle böyle bir anlayış içerisinde turizmin istenilen düzey de gelişmesi çok da olası görünmüyor.
Bence burada acilen yapılması elzem olan şey siyasi etkiden arındırılmış turizm sektörünü bilen işinin ehli uzman insanların içerisinde yer alacağı bir turizm örgütünün kurulması ve turizm politikalarının bu örgüt tarafından ama devletin himayesinde şekillendirilmesidir.
Bu haber 345 defa okunmuştur

:

:

:

: