İş gücü anlaşması Suriyeliler için mi?

'İşimizi kaybediyoruz, Suriyeliler, şimdi de Çinli işçiler bizim işlerimizi alıyor.
'İşimizi kaybediyoruz, Suriyeliler, şimdi de Çinli işçiler bizim işlerimizi alıyor.
Bartın'ın Amasra ilçesinde, bir kömür madeninde, 28 çalışan işten çıkarıldı ve yerlerine Çin'den 28 çalışan getirildi.
İşten çıkarılan 28 işçi soluğu Ankara'da aldı.
İşten çıkarılan madenciler;
Çinlileri daha ucuza çalıştırabiliyorlar. Onlara sosyal hak vermiyorlar, çalışma saatleri, haftalık izin kuralları yok, onları kullanabiliyorlar. Bizim gibi işi ve bölgeyi bilmiyorlar. Kendi ülkemizde ekmek yiyemeyecek duruma geldik. Ramazan arifesinde işsiz kaldık. Bunca borcu kim ödeyecek?'
Türkiye basınından bir haber bu.
Özellikle Suriyeli insanlarla çok ciddi sorunlar var.
Birçok kötü olay yaşandı, yaşanıyor, gelinen durum, sosyal patlamaların eşiği.
Kuzey Kıbrıs çalışma hayatı yıllardır benzer sorunlarla mücadele ediyor.
Yerli iş gücü, yıllardır çarpıklıklarla, haksız rekabetle mücadele etmeye çalışıyor, üretimden vazgeçenler, göç edenler yanında, kamuda yığılmalar artıyor.
Ucuz, kaçak, insani, sosyal hak ve hukuktan yoksun bir şekilde çalıştırılan binlerce insan var.
Bu yerli iş gücünü elbette olumsuz etkiliyor.
Kural yok, denetim yok, arayan soran yok, kimin eli, kimin cebinde belli değil, keyfilik diz boyu.
İş kazaları, yaptığı işi bilmeyen, bulaşıkçı diye gelen, şoförlük yapan insanlar, daha neler, neler.
İş kazaları öyle bir noktaya geldi ki, trafik kazaları ile yarışıyor.
En kötüsü yapılan hiçbir şey yok.
Geliştirilen tek savunma ise 'denetim yaparsak, birçok inşaat durdurulacak' bu kadar çaresiz.
Bunlar varken, iş hayatı kayıtsız, denetimsiz, korumasız, yeni bir anlaşma çıka geldi.
KKTC ile TC arasında İşgücü Anlaşması.
Sebep, gerekçe, bunca sorun varken neden bu anlaşma, neden burada çalışacak iş gücü direk Türkiye'den talep edilsin ki?
Üstelik KKTC makamları devre dışı bırakılarak.
Bu konuda yasa dışı bir sektör oluşacak, belki de nüfus akışı, belki Suriyeli ailelerin taşınması yapılacak.
Gelecek insanların, sağlık, güvenlik, kontrollerini kim yapacak, kim bilecek?
KKTC makamlarının etkisizleştirilerek, direk Türkiye çalışma makamlarının muhatap alınması, çalışma hayatına ne katkı sağlayacak?
KKTC, Türkiye'nin işsizlik sorununu çözemez, bunu bilmeyen yok.
Ucuz işgücünün, iş yaşamını, kalitesiz, kuralsız, haksız, hukuksuz, yerli çalışana karşı tercih gücünü yükseltecek olumsuzlukları var.
Bu ülkede işsizlik var, denetimsizlik var, toplu iş sözleşmesi, sendikal hak yok, anlaşma imzalamak, sırf yasa yapmakla olmuyor.
Önce görevinizi tam yapın, eksiklikleri belirleyin, yurt içinde etkin denetim yapın, sonra makamlarınızın belirlediği alanlarda eksiklikleri giderin.
Türkiye iş yaşamı, yazının girişinde örnek verdiğim olayları artarak yaşarken, burada bu konuları nasıl düzene koyacaksınız.
Tabi ki burada kimse ses çıkarmaz, kimse hakkını aramaz.
Bu ülkenin altyapısı çekmiyor artık, kimseye yetmiyor, elbette anlaşmalar olacak, sırf karşıtlık değil düşüncem.
Çalışma hayatı düzensiz, çalışanların hakkı yeniyor, aileler geliyor, çocuklar geliyor, daha sonra vatandaşlık sıkıntıları başlıyor.
Yapma olsun diye yapmayın, amacı olsun, amacına uygun yapılsın.
Siz gidersiniz, yanlışlarınızın sıkıntısı yıllarca gitmez.
Yapılan doğru değil, bu çarpık düzen, bu yükü kaldırmaz, bu yükün altında kalacak olan yine bu ülkenin insanıdır.

Bu haber 387 defa okunmuştur

:

:

:

: