Rumlar topu tribünlere atmaktan vazgeçmeli

Cumhurbaşkanı Akıncı dün Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile telefonda uzun uzun görüştü. Görüşmenin konusunu tahmin etmek zor değil.
Cumhurbaşkanı Akıncı dün Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile telefonda uzun uzun görüştü. Görüşmenin konusunu tahmin etmek zor değil.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, Cenevre’de yeni bir Kıbrıs konferansı düzenlenmesi hedefiyle müzakerelerdeki açmazı aşmak için hazırladığı formül taslağını dün hem Akıncı’ya hem de Rum lider Anastasiadis’e gönderdi.
Dolayısıyla Eide’nin formülü üzerine Akıncı ve Çavuşoğlu’nun görüş alışverişinde bulunmasından daha doğal bir konu olamaz.
Peki nedir Eide’nin formülü… Rum basınında da bazı ipuçlarının yer aldığı Eide formülüne göre, Anastasiadis’in önerilerini başlangıç olarak kabul ediliyor.
Anastasiadis ne istemişti.
Konferans çağrılmasını ve ilk önce Güvenlik ve Garantiler konusunun görüşülmesini, bu konuda anlaşma sağlanırsa Toprağın görüşülmesini, bunda da anlaşmaya varılırsa yüzde 80’i uzlaşılmış olduğundan durumun çok daha basit olacağı diğer iç konuların görüşülmesini önermişti.
Eide’nin hazırladığı formülün bir farklı unsuru var. O da konferansın aynı sırayla yapılmasını istiyor ancak başlıkların kapatılmasını şart koşmuyor.
Yani liderler nihai anlaşma olmadan sonraki konuya geçecekler ki anlaşmanın tamamı müzakere prosedürünün sonunda olsun. Her şey yolunda giderse Cenevre konferansının tarihi kesinleştirilecek.
Peki Eide’nin formülü kabul edilmezse ne olacak.
İşte o zaman müzakerelerin çöküşü kaçınılmaz. Çözüm umudu başka bahara kalır.
Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Fileleftheros gazetesine verdiği mülakatta söylediği “Çözüm iki tarafın da ödün vermesine dayalı olacak. Kıbrıs Türk tarafı uzlaşma yönünde istekliliğini gösterdi. Şimdi top Rum tarafında” sözleri, Güney’de umutsuz bir hava estirdi.
Çünkü Rumlar topun kendilerinde olduğunu kabul etmiyor.
Müzakere masasında çözüm için Rumlara attığımız tüm pasları, topu taca bazen de tribünlere atarak harcıyor.
O tribünlerde oturanlar şüphesiz Kıbrıs Türk halkı ve Rum halkıdır. Anastasiadis yönetimi topu hep kendi seyircisinin bulunduğu o tribünlere doğru fırlatıyor.
Evet belki Rum siyasetçiler bu şekilde biraz zamana oynayabilir. Ama futbol memnun etmezse tribündeki seyircide mutlaka homurdanma başlar.
Maçı kazansa bile oynanan futboldan zevk almayan seyirci, o takımın arkasında durmaz.
2018’deki başkanlık seçimlerine çok kafa yoran Anastasiadis’in, Çavuşoğlu’nun deyimiyle kendi sahasında olan topu artık tribünlere vurmaktan vazgeçmesi lazım.
Yoksa bitiş düdüğü yakın. Uzatma dakikalarının oynandığı bu maçta hakem düdüğü çalarsa, artık iş işten geçmiş demektir.
O yüzden Rum yönetimi elindeki son çözüm fırsatını iyi değerlendirmelidir... Aksi halde düdük çaldıktan sonra kimse topla oyun oynayamaz…
Bu haber 285 defa okunmuştur

:

:

:

: