Aspir'den zarar edenler

Bu ülkeyi yönetenlerin en önemli özelliğidir.
Sadece bugünün değil, yıllarca hükümet edenlerin bir özelliğidir bu.
Başta yapılması gerekeni, en son da yapmaları, ya da hiç yapmamaları.
Bir anlaşma imzalanıyor, bir girişim, bir adım atılır gibi yapılıyor.
Tam bu nokta da bir şey eksik, sonuç, sonuç yok.
Her zaman, ülkenin üretim potansiyellerini, en başta insan kaynağını etkin kullanmıyoruz.
Makam sahipleri, her şeyin en doğrusunu bildiklerini zannediyorlar.
Makam da otururken, her şeyi kendi istedikleri gibi yapma hakkını kendilerinde buluyorlar.
Su projesi, aylarca, günlerce tartışıldı, hükümet bitirdi, sonra anlaşma tamam dendi, bugün hala beklenen noktada değil.
Özellikle tarımsal kullanım, su henüz bu alana yönlendirilmedi.
KKTC kendi üzerine düşenleri yaptı mı?
Tüm bölgelerde, tüm belediyeler suyu vatandaşa ulaştırdı mı?
Tüm bölgelerde, su fiyatı niye aynı değil, niye bazı bölgelere su gitmediği halde yeni fiyat tarifesi uygulanıyor?
Bunların denetiminin, düzenlemesinin yapılacağı bir merci yok mu?
Görüldüğü gibi soru çok, su projesi tam olarak yerine oturmadı.
Bunun için, KKTC'nin üzerine düşen çok görev var.
Özellikle tarımsal alanda en önemli girdi ve maliyet olan su kaynağı bu sektöre mutlaka ulaşmalı.
Su, tarım, üretim demişken, hatırlanacağı gibi bir dönem KKTC'de 'Aspir' bitkisi üretilmesi gündeme gelmişti.
Bir hatırlatma yapalım;
'Aspir, Eylül ve Temmuz ayları arasında, turuncu renkte çiçekler veren, 60 cm kadar yükseklikte, 1-2 senelik, tüysüz bir bitkidir. Yapraklar mızraksı, gövdeyi sarıcı, sapsız, kenarları dişli ve dişlerin uçları dikenlidir. Çiçeklerin hepsi tüp şeklinde ve erdişil (dişi ve erkek)tir. Meyveler 6-7 mm uzunluğunda koni şeklindedir.
Anayurdu Arabistan olan Aspir, Orta ve Güney Anadolu da yetiştirilmektedir. Yalancı Safran olarak da bilinen Aspir'in, Anadolu'da yetişen yabani türleri de vardır.
Aspir, yazlık karakterde ve ortalama 110-140 gün arasında yetişebilen, kuraklığa dayanıklı, tek yıllık bir uzun gün yağ bitkisidir.'


Üretmek isteyenlere, tohum, gübre, mazot desteği sağlanacaktı.
Pazar garantisi verilecek, doğrudan gelir desteği ve kuraklık kapsamında da olacaktı.
Üretim ortaklığı 'ERCAN Havaalanının işletmecisi' ile yapılacaktı.
En çok tartışılan konu da bu oldu.
Yapıldı diye biliyoruz, peki, sonuç nedir?
Üretmeye çalışan üreticinin zararı var mı, tazmin edildi mi?
Bazı üreticilerin konuyla ilgili itirazları olmuştu.
Hatta Çiftçiler Birliği, kendileriyle istişare edilmediği için bu üretimi benimsemedi.
Çiftçiler Birliği bu ürünün, bu ülke şartlarında olmayacağını anlattı.
Bazı üreticiler konuyla ilgili olarak mağduriyet yaşadıklarını söylüyor.
'Aspir konusu havada kaldı. Üretici kesimi bu işin olmayacağını, anlattı, söyledi. Bizler mevcut ürünlerimize pazar istiyoruz. Aspir kurak bölgelerde yetişiyor, toprağın vitaminini alıyor, başka ürünlerin yetişmesini de engelliyor. Aspir 'Doğrudan Gelir Desteği' kapsamında olmadığı için tazmin edilmedik. Zarar yanımıza kaldı.'
Plansız, programsız bir deneme yapıldı.
İşin içinde olan kesimlerin söyledikleri dikkate alınmadı.
Sonuç yine üreticiye zarar olarak geri döndü.
İşin tek iyi tarafı;
Zararın neresinde dönülürse kar sayıldı.
Bu haber 407 defa okunmuştur

:

:

:

: