Yeter artık bir suç da bize uzanmasın

Star Kıbrıs dün manşetine taşıdı.
Star Kıbrıs dün manşetine taşıdı. Türkiye'deki lüks araç vurgununun bir ucu ne yazık ki her suçta olduğu gibi yine bize, yani KKTC'ye uzandı.
Star Kıbrıs Muhabiri Suna Erden'in kaleminden ayrıntılarını okuduğumuz habere göre, İngiltere'de başlayıp Almanya'da devam eden ve son durağı KKTC olan dolandırıcılık şöyle işliyor:
Söz konusu şebeke üyeleri, İngiltere'de mali sabıkası olmayan kişileri buluyor ve onlarla para karşılığı anlaşma yapıyor. Sabıkası olmayan ve borçlanıp araba alabilecek kişiler, belirlenen markalardaki arabaları satın alıyor. Satın alma işlemi tamamlandıktan sonra devreye üçkağıtçılar giriyor. Satın alınan arabalar satın alan kişilerden teslim alınıyor ve onlara belli bir ücret veriliyor. Arabaları alan şahıslar, araçlarla Almanya'ya gidiyor. Aracın İngiltere'deki koçanı ile Almanya'ya giden şahıslar, Alman yetkililerinden geçici sürüş belgesi ve geçici sürüş plakası alıyor.
Bu üçkağıtçılar, Almanya'da alınan belgelerle araçları süre süre Türkiye'ye oradan da KKTC'ye getiriyor. KKTC'ye girişte Almanya'dan alınan araç belgeleri kullanıldığı için araçların İngiltere'den sonraki izleri kayboluyor. Ülkeye getirilen Avrupa araçları düşük fiyatlarla KKTC'de satılıyor.
Bu arada İngiltere'den borçlanıp araç alan şahıslar, bir süre sonra polise gidip araçlarının çalındığına dair ihbar veriyor. Araçlar sigortalı olduğu için araç satan firmalar, zararlarını sigortadan karşılıyor. Burada tek mağdur olan kısım ise sigorta şirketleri oluyor. Sigorta şirketleri, araştırma yapıp aracın çalındı ihbarından iki veya 3 ay önce Almanya'ya giriş yaptığını tespit etse de KKTC'ye kadar uzanan dolandırıcılığı hem soruşturma maliyeti hem de ülkenin tanınmamasından kaynaklanan bürokratik engellerden dolayı ileriye götürmüyor. Böylelikle neredeyse bedavaya alınan Avrupa araçları KKTC'de uygun fiyata satılıyor.
Şeytanın bile aklına gelmeyecek bu şebekenin oyunu geçen hafta Türkiye'de başlatılan bir operasyonla ortaya çıktı.
Ne yazık ki, KKTC'nin ismi bir kez daha hukuksuzluğun egemen olduğu ülke olarak dünyada duyuldu.
Müzakerelerde çözüm olur, olmaz, bunu zaman gösterecek. Ama biz dolandırıcılık yapmak isteyen her şebekenin aklına ilk gelen ülke konumunda olmaktan kurtulmalıyız.
Dünyada eğer saygı görmek istiyorsak bu meseleyi kendimize dert edinmeli, hukuku etkin kılmanın yollarını aramalıyız...
İnsan, Türkiye'ye ulaşan her dolandırıcılık şebekesinin bir kez olsun bize ulaşamamasını istiyor. Yeter artık bir suç da bize uzanmasın diye isyan ediyor.
Siyasiler de bu isyanın sesine kulak vermeli, hukuk devletini hakim kılmak için çalışmalıdır. Kıbrıs Türkü en azından bu kadarını hak ediyor...
Bu haber 183 defa okunmuştur

:

:

:

: