Şevko’ya veda

Salı günü sabah telefonum çaldı. Oğlum, Sami, “baba Şevki dayı öldü” dedi.
Salı günü sabah telefonum çaldı.
Oğlum, Sami, “baba Şevki dayı öldü” dedi.
Şevki Özbay, yani Kıbrıs Türk futbolunun efsane kalecisi “Şevko”, boğazım düğümlendi.
Komşumuzdu, Şevki dayımız, üzerimizde emeği çok.
Abi, amca, dayı, dedemizdi.
Salı günü, yani 30 Mayıs, rahmetli babamın 23. ölüm yıl dönümüydü.
Yine bu köşede ona bir mektup yazdım.
23 yıl önce, babam ansızın rahatsızlanıp evden gitmişti.
O günden sonra, onu bir daha hiç görmedik.
Babam rahatsızlandığı gece koşarak komşumuzun, Şefki dayı ve Gülay ablanın kapısını çaldım.
Hemen geldiler, arabaya koyup hastaneye götürdüler.
Ve nasıl bir tesadüftür ki, 23 yıl önce babamı hastaneye götüren Şevki dayı, 23 yıl sonra aynı gün aramızdan ayrıldı.
Yaz günlerini çok severdim, hele hafta sonları, sabahın erken saatlerinde penceremi güneşe, aydınlığa, kahkahaya açardım.
Bizim evle Şevki dayıların evini bir tel ayırırdı.
Tam o telin dibinde, ağaçlar, asmalar, talvarlar vardı.
Annem, babam, Şevki dayı ve Gülay abla her sabah ilk kahvelerini o asmaların altında içerlerdi.
Geceleri de mis gibi tüten yaseminin altında günün son kahvesi içilirdi.
Buram buram Kıbrıslı bir yaşam vardı.
Şevki dayı uzun yıllar futbol oynamıştı, efsane kaleci olarak adını Kıbrıs Türk futboluna altın harflerle yazmıştı.
Hem Kıbrıs karması, milli takım, Yenicami, Çetinkaya ve Küçük Kaymaklı da futbol oynamış, şampiyonluklar yaşamıştı.
Köy takımı denen Küçük Kaymaklı’yı, Özer Komando ile Çetinkaya’dan transfer olarak şampiyon yapmışlar, renklerini belirlemişlerdi.
İyi bir kaleci, centilmen bir sporcuydu.
Türkiye milli takımı, yabancı ülke ve Galatasaray, Fenerbahçe gibi takımlara karşı oynamıştı.
Bir defasında anlatmıştı;
“Fenerbahçe ile oynuyoruz. Fener güçlü, bastırıyor. Toplar Lefter’e gelince atılıyorum. Anında basıp, alıyorum topu. Hiç fırsat vermedim. Maç sonu Lefter gelip beni tebrik etti. Sen çok iyi bir kalecisin dedi.”
Şevki dayım, tarihti, tarih, efsane, futbolumuzun, insanımızın gururuydu.
Bir röportajında hiç unutamadığı maçı şöyle anlatmıştı;
'Çok iyi bir kadromuz vardı. Türkiye ile başa baş mücadele ediyorduk. 5. Dakikada 1-0 öne geçtik. Sonra Türkiye baskılı oynamaya başladı. Sağlı sollu ortalar. Ancak yan toplarda çok iyi toplar çıkardım. Lemi Turan golcüleriydi. Sürekli pozisyona girdi, şutlar çekti ancak hepsini kuratardım. Son 5 dakika kala sağ bekimizin hatasından bir gol yedik ve maç 1-1 bitti. Maçın ardından Dr. Fazıl Küçük bir yemek verdi. Bana geldi ve dedi ki '5 dakika daya dayanamadın şevko'. Bu maçı hiç unutamam'.
Şevki dayı, “Şevko” uzun süre İngiltere de yaşadı.
Hastalandı, Kıbrıs’a geldi, birkaç gün önce aramızdan ayrıldı.
Geride çok güzel anılar ve hatıralar bıraktı.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, hiç unutulmayacak.

Bu haber 355 defa okunmuştur

:

:

:

: