İlk hedef A Planı ama…

Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesiyle ilgili dün Cumhurbaşkanı Akıncı, hükümet, Meclis Başkanı Siber ve siyasi parti temsilcileriyle bir araya geldi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesiyle ilgili dün Cumhurbaşkanı Akıncı, hükümet, Meclis Başkanı Siber ve siyasi parti temsilcileriyle bir araya geldi.
Mesaj netti. Hiçbir önkoşul olmadan Cenevre’ye dönmeye hazır olduğumuzu belirttik. Bu en üst düzeyde BM’ye de iletildi.
Fakat güvenlik ve garantiler ile toprak meselesinin Cenevre’de öncelikli olarak ele alınmasını isteyen Rum yönetimi, bizim önem verdiğimiz siyasal eşitlik ve dönüşümlü başkanlık gibi konuların sona bırakılmasını istiyor.
Bu elbette hiçbir Kıbrıs Türkü’nün kabul edemeyeceği bir ön koşuldur.
Rum tarafı bu ön koşul ile 11 Şubat 2014 mutabakatına da sadık olmadığını ne yazık ki gösterdi.
Kısaca “müzakereler, ‘her konuda uzlaşı sağlanmadan, hiçbir konuda uzlaşı yoktur’ prensibine dayalıdır” olarak özetlenebilecek bu mutabakat, Kıbrıs’ta çözümün temelini teşkil eder.
Eğer bu mutabakata saygı gösterilmezse ne yazık ki, A planı, yani Kıbrıs’ta çözüm imkansız hale gelir.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da bu konuda “Kıbrıs konusunda şu an önümüzde A planı var, Kıbrıs’ta çözüm süreci... Biz tamamen buna odaklandık. Bu sürecin olumlu ya da olumsuz sonuçlanmasına odaklandık. Olmazsa B ve C planına bakarız… Şimdi önemli olan A planını işletmektir” diyerek, Kıbrıs Türkü’nün seçeneksiz olmadığını ilan etti.
B ve C planları, müzakere masasına tehdit değil, zamanı gelince çaresiz olmadığımızı hatırlatmaktır.
Ankara’nın olası bir çözümsüzlüğe karşı B ve C planları hazırladığını daha önce de defalarca yazmıştık. Belli ki bu planlar yavaş yavaş ete kemiğe bürünmeye de başladı.
50 yıldır süren müzakereler öyle ya da böyle artık bir şekilde sonuca bağlanmalıdır.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın da “Bizim neslin son denemesi” diye altını çizdiği çözüm çabaları başarılı olamazsa ne yazık ki, Kıbrıs sorununu çok daha dik yokuşlar beklemektedir.
Görünen o ki BM Genel Sekreteri Guterres’in daveti üzerine 4 Haziran akşamı New York’ta olacak Cumhurbaşkanı Akıncı ve Rum lider Anastasiadis’in buluşması son şans olacaktır.
Liderler o görüşmede kararını vermeli, yeni bir Cenevre olup olmayacağına ilişkin kararlarını Genel Sekreter’e bildirmelidir.
Ancak bu kararı verirken her ikisi de tarih önünde sorumlu olduklarını bilmelidir. Rum lider 2018’de yapılacak başkanlık seçimi uğruna, bu şansı heba ederse tarih önünde mahkum olur.
Umarım Güney’deki çözüm yanlıları bu konuda gereken kamuoyu baskısını Anastasiadis’in üzerinde oluşturmayı başarabilir.
Çok mu saf bir temenni?
Ne dersiniz?
Bu haber 214 defa okunmuştur

:

:

:

: