“Yolsuzluk” en önemli ikinci sorun

Anketler ne kadar inandırıcı? Her zaman tartışılmıştır, aslında bilimsel bir çalışmadır.
Anketler ne kadar inandırıcı?
Her zaman tartışılmıştır, aslında bilimsel bir çalışmadır.
Ya da öyle olması gerekir, son yıllarda bir sektör oluştu ve ciddi paralar dönüyor.
Toplum üzerinde bir algı ve yönlendirici etkiye sahip.
Çünkü genel eğilim güçlünün yanında olma güdüsüdür.
Elbette bilimsel, geniş ve doğru yöntemlerle yapılmış olanın ciddi katkısı vardır, yol göstericidir.
Son zamanlarda, özellikle seçim dönemlerinde farklı amaçlar için kullanılıyor.
Ve çok az anket sonucu, gerçeği yansıtıyor veya yaklaşıyor.
Gezici Araştırma Şirketi, “KKTC siyasi araştırma raporu” yayınladı.
“Son meclis döneminde, hükümette yer alan siyasi partilere halkın ilgisinde azalma var, hükümette yer almamış partilere ilgi artmaktadır.
Özellikle şu an meclis dışında yer alan HP’ ye ciddi bir ilgi vardır. Bununla beraber yine Meclis dışında bulunan YDP’ ye olan ilgi artmaktadır. Mecliste bulunan ve halkın ilgisinin arttığı tek parti ise TDP olarak görülmektedir. Yani son genel seçimde olduğundan da fazla, bugün milletvekili olan isimlerin pek çoğu Meclis’e dahi giremeyebilecektir.
Ankette net şekilde şu görülebiliyor:
HP, aldığı destekle belirli bir banda oturmakla beraber, daha önce yapılan iki ankete baktığımızda, toplumda seçim beklentisi arttığında HP’nin oylarının arttığını, seçim atmosferi kaybolduğunda ise HP’ye ilgide de azalma olduğunu görüyoruz.
Bu da HP’nin merkezdeki dalgalanan oydan en çok etkilenen parti konumunda olduğunu gösteriyor. Bir başka nokta ise, arayış içinde olan seçmenin siyasi görüşlerine bağlı olarak HP, TDP ve YDP ye yönlendiği ve belli bir oranda HP ile TDP arasında geçirgenliğin oluştuğudur.”
Araştırma 13-15 Mayıs 2017 tarihleri arasında ve 1481 katılımcı ile yapılmış ve 5 partili bir meclis yapısı görülüyor.
Dağılım; % 30,8’i HP, % 23,4’ü UBP, % 18,1’i , % 10,2’si TDP ve % 7,8’i DP.
İnanırsınız, inanmazsınız, burada önemli olan tüm kesimlerin tartışması.
Artık iktidar değiştirmek yetmiyor, bu ülkeyi bir noktaya taşımıyor.
Birbirine benzer siyasi partiler, siyasetçiler, söylemler, icraatlar çöktü, sözün bittiği noktaya geldik.
Bu anket sonuçları belki bu oranlarda değil, belki sıralama farklı olabilir, ama herkes meclis içindeki siyasi partilerin güç ve güven kaybettiğini, yıprandığını biliyor, tersini savunmak saflıktır.
Bu anket sonuçları için söylemiyorum, ama özellikle son bir hafta içinde tablo daha da değişmiştir.
Arazi olayına baktığımızda, tartışmalar farklı zeminde yapılıyor, esas konu gözden kaçırılıyor.
Mesele üniversite yapılması değil, ideoloji değil, Denktaş soyadı değil, otel yapılması, baba ayrı, oğul ayrı deyip üniversite izni verilmesi değil, mesele bunların iktidar olanakları ile yapılaması, dünyanın hukukla, demokrasiyle, siyasi teamüllerle yönetilen hiçbir ülkesinde bunlar olmaz.
Olsa da bu noktalara gelmeden, tartışılmasına bile fırsat vermeden gereken yapılır.
Karar geri çekilmiş, etik olmayan nokta düzeltilirmiş, bunlar esas sıkıntıları değiştirmez, bunların düşünülmesi, yapılması bile yanlış, kırk yılda kim bilir neler yapıldı bu ülkede.
Bu anket sonuçlarında siyasi tablodan çok, başka noktalar, detaylar daha ürkütücü, üzücü ve üzerinde durulmalı.
KKTC’nin en büyük sorunu;
% 33,11’i Kıbrıs sorunu, % 26,59’u yolsuzluk, % 26’sı sağlık, % 22,7’si eğitim ve % 21,88 Plansızlık.
“Yolsuzluk” neredeyse Kıbrıs sorunu kadar hükmetmiş.
Bu nasıl bir inanç kaybı, önyargı, güvensizliktir.
Bunu yaratanları kutlamak gerek, mutlaka işin içinden çıkacak bahaneler, suçlayacak muhalifler bulurlar.
Elbette gözden kaçmasın;
Esas suçlu, yıllardır bu düzenin sistem olmasına cesaret veren yurdum insanıdır.
Ve bunu düzeltecek cesaret yine bu ülkenin insanındadır.

Bu haber 438 defa okunmuştur

:

:

:

: