Devlet eliyle eroin fabrikalarından uyuşturucuyla mücadeleye uzanan yolculuk…

90 bine yakın üniversite öğrencisinin olduğu adamız için gençleri bekleyen en sinsi tehlike şüphesiz uyuşturucu…
90 bine yakın üniversite öğrencisinin olduğu adamız için gençleri bekleyen en sinsi tehlike şüphesiz uyuşturucu…
Uyuşturucu ile mücadele o kadar önemli bir konu ki, gençlerin tertemiz bedenini kirleten, dünyasını karartan bu illetle mücadele kutsal bir görev haline geldi.
Uyuşturucunun tarihi çok eskilere dayanıyor. Ama ne yazık ki bu zehirle mücadele bilinci o kadar eski değil.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’de eroin fabrikaları kurulduğunu biliyor muydunuz?
Cengiz Erdinç’in “Overdose Türkiye” adını taşıyan kitapta anlatılanlara göre, eroin ilk çıktığından mucizevi bir ilaç olarak görülüyor. Yan etkileri tam olarak kestirilemeyen ilacın tesiri, gün geçtikçe ortaya çıkıyor.
Alman ilaç devi Bayer’in ağrı derecesi çok yüksek hastalar ve savaşta yaralanan askerlerin acısını dindirmek için bulduğu eroinle Türkiye, Osmanlı döneminde tanışıyor.
Eroin morfinden, morfin de afyondan imal ediliyor. Afyonun elde edildiği haşhaş bitkisi üretiminde Anadolu birinci sırada yer alıyor. O dönemler dünyanın en kaliteli afyonu Türk haşhaşından yapılıyor.
Eroin dünyanın başına bela olmaya başlayınca devletler buna dur demeye karar veriyor.
Ancak afyon üretiminden ve ticaretinden büyük rant sağlayan İngiltere ve Osmanlı gibi ülkelerin haricindekiler, eroine karşı savaş açıyor.
1912’de imzalanan Lahey Afyon Sözleşmesi’yle eroin üretimi tümden yasaklanıyor. Ancak Osmanlı yasağı kabul etmiyor.
Bütün dünyada yasak olan eroin üretimi Osmanlı’da ve devamında Türkiye’de serbest olunca, dünyanın her yerinden uyuşturucu tüccarları, Türkiye’yi mesken tutuyor.
Osmanlı’nın ardından Cumhuriyet kurulunca yabancı yatırımcılardan hükümete eroin fabrikası kurma talepleri yağıyor.
1926 yılında Japon bir firmanın teklifini kabul eden Türk hükümeti, ilk eroin fabrikasının kurulmasına karar veriyor.
Taksim’de “TC Uyuşturucu Maddeleri İnhisarı” adı altında ilk eroin fabrikası kuruluyor.
O yıllarda bütün modern ülkelerde yasak olan uyuşturucu Türkiye’de serbestçe dolaştığından, büyük bir ekonomik kazanç sağlanıyor. Ardından ikinci ve üçüncü uyuşturucu fabrikaları kuruluyor.
1928 yılında 27 sanayi kuruluşu yılda 2 milyon TL gelir elde eden genç cumhuriyetimiz, üç uyuşturucu fabrikasından yılda tam 15 milyon TL kazanıyor.
Ülke içinde satışı yasak olmasına rağmen, eroin fabrikasında çalışan işçiler yoluyla bu zehir bütün ülkeye yayılıyor. Ülkenin her köşesine bağımlıların sayısı hızla artıyor.
Türkiye’ye dünyada uyuşturucu üretimini bırakması için baskı ve ambargo tehditleri yağıyor.
Mustafa Kemal Atatürk, eroin üretimini bitirmek istiyor. Ancak bu işten cebini dolduran bürokratlar ve milletvekilleri sebebiyle mevzu uzadıkça uzuyor.
1930 yılında New York’ta bir Türk gemisi 500 bin dolar değerinde morfinle yakalanınca problem iyiden iyiye büyüyor.
1931’de Cenevre’de toplanan konferansta Türkiye’nin eroin üretimini bitirmesi, bitirmediği halde ağır ambargolar uygulanması yönünde karar alınıyor.
Sonunda 1933 yılında kabineyi toplayan Mustafa Kemal Atatürk, “Eroin fabrikaları kapanmıştır” diyor. Uyuşturucu lobisi bu karar bir yıl kadar dirense de eninde sonunda Atatürk’ün kararıyla bu fabrikalar kapatılıyor.
Pazar pazar bu hikayeyi neden anlattığımı sorabilirsiniz. Nedeni şu:
Dünyada hiçbir mücadele kolay verilmiyor. Her mücadeleye bakarken onun tarihi gelişimini de incelemekte fayda var.
Geçen yüzyılın başında bir ilaç olduğu sanılan uyuşturucunun bugün geldiği nokta, ne yazık ki insanlığın başına beladır.
Ülkemizde bu beladan kurtulmak için başta eğitim sistemi olmak üzere herkese önemli görevler düşüyor.
Ama en çok da bu mücadeleyi yürüten kolluk kuvvetlerine gerekli yasal desteğin verilmesi gerekiyor. Yasalarla eli kolu bağlanan güvenlik güçlerine kimse “Yeterince mücadele etmiyorsun, başarısızsın” diyemez…
Uyuşturucuyla mücadele için ilk adım, polisin istediği yasaların bir an önce çıkarılmasıdır.
Neden mi? Çünkü sahada onlar var.
Onların başarısı, uyuşturucuyla yapılan mücadelede ilk gol olacaktır.
Bu haber 169 defa okunmuştur

:

:

:

: