Sosyal adalet olmayınca

Sosyal adalet sağlanamadığı sürece doğal olarak halk hareketleri de toplumda yeteri kadar dinamik yaratamaz.
Sosyal adalet sağlanamadığı sürece doğal olarak halk hareketleri de toplumda yeteri kadar dinamik yaratamaz.
Ya da istenilen düzeye taşınamaz.
O zaman ortaya şöyle bir soru çıkıyor.
Bizim ülkemizde sosyal adalet var mı?
Çok rahatlıkla söyleyebilirim ki yoktur.
Hal böyle olunca insanlar günlük hayatın koşuşturmacası içerisinde günü kurtarmaya çalışıyorlar.
Peki, gün nasıl kurtulacak?
Tabi ki cebinde ki parayla.
O da varsa tabi.
Zira mevzu döner dolaşır ekonomiye dayanır.
Ekonomik özgürlüğü elinde olan bireyler ceplerinde taşıdıkları parayla ne denli ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamayacakları bir yana eğer varsa bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin her türlü sorumluluklarını da üzerlerine alarak hareket etmekle yükümlüdürler.
Kısacası böyle bir konjonktörde çoğunlukla insanları verdiği hayata tutunma mücadelesinin en önemli ayağı ekonomidir.
Hal böyle olunca öncelikli olarak bireylerin yaşamlarını idame ettirebilmek adına verdikleri mücadelenin odağında da haliyle ekonomi olur.
Çünkü sosyal adaletin yok olduğu bir ülkede toplumsal duyarlılık da erozyona uğruyor.
Kaldı ki insanlar günlük hayatın ağır koşulları altında ve sosyal adaletten yoksun yaşamaya çalışırlarken toplumsal mevzulara ister istemez kayıtsız kalabiliyorlar.
Bu tabiatıyla zaman içerisinde vurdumduymazlığı artırıyor toplumda ve duyarsız bir toplum yapıyor bizleri.
Nitekim bugün geldiğimiz nokta tam da bu duruma uygundur.
Bir tarafta elzem ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan, bu günü nasıl geçiririm, bu ayı nasıl savuştururum diyen ve kendi imkanları doğrultusunda yaşamaya çalışan insanlar var.
Ki bu insanların sosyal adaletsizlikten ötürü yaşam koşulları gün geçtikçe kötüleşiyor.
Alım güçleri düşüyor.
Dolayısıyla ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorlarken, bir tarafta da haksız kazançlar elde edenler var.
Bu haksız kazançları ve sonsuz imkanları elde etmelerini sağlayanlar ise ülkeyi yönetenler.
Devlet olanakları bunlar için seferber ediliyor.
Kamu kaynakları üzerinden kişisel kazanımlar sağlanıyor.
Kısacası siyasi makamlar kullanılarak belli bir zümreye kıyaklar yapılıyor.
Bu haber 94 defa okunmuştur

:

:

:

: