Cenevre’den ne beklenir?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin, yemekli çalışma ziyaretinde, Cenevre Konferansının yapılması için taraflar mutabık kaldı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin, yemekli çalışma ziyaretinde, Cenevre Konferansının yapılması için taraflar mutabık kaldı.
Sn. Akıncı, New York’a giderken kesinlikle ön şartların kabul edilmeyeceğini, yaptığı basın açıklamaları ile dile getirdi.
New York görüşmelerinden sonra, Rum sözcünün açıklaması belleklerde soru işaretlerinin oluşmasına neden oldu.
Rum sözcü.
“ Anastasiadis’in ön şartlarının kabul edildiğini ve konferansın, bu şartlarla toplanacağı yollu açıklamaları. Sn. Akıncı’yı, Kıbrıs Türk Halkı
açısından sorgulanması gereken bir duruma itti.
Ön şart var mı? Yok mu? Belleklerde, soru işaretlerinin oluşmasına neden oldu.
Bu açıklamalar karşısında, TC Dışişleri Bakanlığı da bir açıklamada bulundu.
“ Hal böyle iken, BMGS ‘nin, söz konusu açıklamasının mürekkebi kurumadan. Kıbrıs Rum tarafınca çarpıtılmaya başlanması ve Cenevre Konferansı için, Rum liderin ortaya atmış olduğu ön koşulların, kabul edildiğinin öne sürülmesi. Rum tarafının samimiyetsizliğini ve çözüme yönelik siyasi iradeden, ne denli yoksun olduğunu, bir kez daha gözler önüne sermektedir.”
Bu, TC Dışişlerinden yapılan açıklamadan alınan, bir paragraf.
İnsanın aklına, şu soru gelir!
İleride yapılacak bir anlaşmanın, uygulanması için de, bu zihniyet devam ederse. Bu samimiyetsizlik felsefesi ile, anlaşmanın hali acaba nice olur.

Dün, Rum lider Anastasiadis’in ABD ‘ de yaptığı bir konuşma da, dikkat çekici.
P SEKA 33. Kongresi resmi yemeğinde, ödüllendirilmesi sonrasında yaptığı konuşmada:
“ Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin yeniden birleşmiş Kıbrıs’a en iyi garantiyi ve güvenliği sağladığını, AB üyesi bir devlette garantörlüğün mümkün olmadığını “ söyledi.
Rum tarafının, garantörlük ve güvenlikle ilgili olarak, felsefesinde bir değişiklik yok.
Anlaşma ile oluşacak Devlette, kesinlikle garantörlüğün olmayacağı bir tezle, Rum tarafı Cenevre’ye gitmeye hazırlanıyor.
Buna halk arasında “bile bile lades “ denmektedir.
Rum sözcünün, bu konudaki söylemi ise daha da ilgi çekici.
7 Hazirandaki açıklamasında Hristodulidis, şunları söyledi:
“ Türkiye Güvenlik konusunda adım atarsa, diğer konularda ilerleme yolu açılır.”
Sn. Akıncı anlaşılmayan 12 – 13 konunun kaldığını açıklamıştı.
Rum tarafı da diyor ki bunlarda ilerleme “ garantilerin kalkması ve bir tek Türk Askerinin adada kalmaması ile aşılır.”
Rum tarafı, Cenevre’ye, Garanti sisteminin tümden kalkması ve Adada tek bir Türk Askerinin kalmaması şartı ile diğer konulara geçilebileceğini söylüyor.
Bu da Rum tarafının, ön şartlı olarak masaya oturacağının sinyalini vermiyor mu?
Rum tarafı, bu ön koşul ile Cenevre hazırlıklarına başladı.
Biz, ne kadar ön koşul yoktur desek de, karşı taraftan, Trodos’lardan Beşparmak’lara gelen seste. Karşı tarafın Cenevre’ye ön koşulla gideceğidir.
Adamlar, açık açık söylüyor.
Bizim, bu konuda hazırlığımız nedir?
Ne olmalıdır?
Her halde Saray ve Türkiye, bunun idraki içinde politikalar üretmiştir.
Rum tarafı Cenevre’ye “Ohi garanti, ohi tek asker “ savı ile gitme hazırlığında ve lobi çalışmalarındadır.
Cenevre, Anastasiadis’e, yapılacak olan Başkanlık seçimleri için çok güzel bir sermaye oluşturacaktır.
Cenevre’ye, bu sermayeyi elde etmek için gidecektir.
Sonra da, seçimleri bahane gösterip “ eyvallah “ diyecektir.
Sonunda, Ben Akıncı ile anlaşmıştım. Buna çomak sokan Türkiye’dir diyerek. Türkiye suçlaması yapıp, topu Türkiye’ye atacaktır.
Bu haber 156 defa okunmuştur

:

:

:

: