‘Böl-Parçala-Yönet Planı’na karşı uyanmalıyız

Katar kriziyle ortaya çıkan gerçeklerden alınması gereken o kadar çok ders var ki, bu dersler alınmazsa ne yazık ki yarın İslam dünyası için geç olacak.
Katar kriziyle ortaya çıkan gerçeklerden alınması gereken o kadar çok ders var ki, bu dersler alınmazsa ne yazık ki yarın İslam dünyası için geç olacak.
Neden mi?
Ne yazık ki ABD derin devletinin, yani bir diğer adıyla CIA’in, kendisi için uydu ülke güdümünde olmayanlara uyguladığı kan kusturma yöntemi olan “böl-parçala-yönet” politikası Ortadoğu coğrafyasında tüm hızıyla sürüyor da ondan…
Bu politikanın elinde oyuncak olan İslam dünyası ne yazık ki kirli hesapları göremiyor. Birbirine düşüyor. Nasıl mı? Katar bunun en son örneği olarak karşımızda duruyor.
Katar Krizi nasıl başladı, isterseniz önce onu anlatalım.
Katar Emiri es-Sani bölgedeki ülkelerin, özellikle de Sünni İslam'ın süper gücü olan Suudi Arabistan'ın beklediği katı tutuculukta olmayan politikalar izledi.
Emir ve bakanlarının bölgedeki rakip süper güç olan Şii İran'la diyalog ve iyi ilişkiler geliştirmeyi hedefleyen alışılmadık dış politikası, Sünni dayanışmasına bir tehdit olarak görüldü.
Bu yaklaşımdan rahatsızlık duyan Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, ABD'nin yeni başkanı Donald Trump'ın kendisini desteklediğinin bilinciyle artık bu rahatsızlığını eyleme dönüştürmeye karar verdi.
Şüphesiz Katar’ın İran’la olan iyi ilişkilerinin ABD’yi rahatsız ettiğini söylemek de yanlış olmaz.
Kısaca, ABD’den basılan düğme sistemi hareketi geçirdi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi ülkeler “terör destekçiliğiyle” suçladığı Katar’a yaptırım uygulamaya başladı.
ABD Başkanı Trump’ın da bu bağlamda Katar ve terörü bağdaştıran çok sert demeçler verdiğini unutmamak gerek.
Sahi Trump hani ABD’yi Ortadoğu’dan çekecek, kendi içine dönmesini sağlayacak, yollar, köprüler yapacak, ekonomiye önem verecekti…
Birkaç önce başkanlık koltuğuna otururken yaptığı konuşmadan bugün eser kalmadı.
Belli ki “Rusya ile seçim öncesindeki tuhaf ilişkiler” iddiaları, Trump’ı Amerikan derin devletinin elinde oyuncak etti.
Türkiye’nin yöneten en tepedeki isimlerin dost sohbetlerinde yıllar önce dile getirdiği “Irak’tan sonra Suriye’yi, Suriye’den sonra da Türkiye’yi parçalamak istiyorlar” söyleminin üçte ikisi gerçek oldu.
“Böl, Parçala, Yönet” politikasını Irak’ta ve Suriye’de başarıyla uygulayan Amerikan derin devleti, Türkiye’de de 17 Aralık 2013 ve 15 Temmuz 2016’da iki deneme yaptı. Ama başarılı olamadı.
Başarılı olamayınca da Türkiye’yi atlayarak Katar’a yöneldiler.
Bu politika bize şunu apaçık gösteriyor. ABD, bölgede hiçbir devletin güçlenmesini istemiyor. Müslüman dünyanın lider olarak gördüğü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan duyulan rahatsızlığın da şüphesiz başlıca nedeni budur.
Başta Filistin meselesi olmak üzere hep mağdurların yanında olan Erdoğan, son konuşmasında İslam dünyasının birlik olarak bu kirli hesapları bozmasını istedi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu da dün yaptığı açıklamada oynanan “Böl-Parçala-Yönet” oyununu gördüklerini dünyaya ilan etti. Çavuşoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti olarak hem Irak'ın hem Suriye'nin sınır bütünlüğünü, toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Buna halel getirecek her adıma da karşıyız. Suriye içinde bir terör devleti kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunun için de ne gerekiyorsa yapacağız' dedi.
Bu kararlılık, şüphesiz Ortadoğu’da yeni bir harita çizme peşinde olan süper güçlerin uykularını kaçırıyor.
Umarın yıllardır kan ve gözyaşının dinmediği İslam alemi, oynan bu oyunu görür. Kardeşi kardeşe boğduran sinsi planları alt etmeyi başarır.
Bu konuda Türkiye elinden geleni yapıyor. Katar krizinin bayrama kadar son bulması için bütün gücüyle mücadele ediyor.
Ama tuzak çok derin, plan çok büyük.
İslam dünyası bu planı görmezse ABD emperyalizminin elinde “Böl-Parçalar-Yönet” stratejisinin oyuncağı olmaya devam eder.
Ne dersiniz, artık uyanma vakti gelmedi mi?
Bu haber 211 defa okunmuştur

:

:

:

: