Hayaller ve gerçekler ışığında ikinci Cenevre toplantısı

Değerli okurlar süreç içerisinde yaşananlar, bizleri hayaller ve gerçekler ayrımını yapmaya itiyor.
Değerli okurlar süreç içerisinde yaşananlar, bizleri hayaller ve gerçekler ayrımını yapmaya itiyor. Kıbrıs sorunu yalınızca iki halkın sorunu değildir, bu olguyu kavramak sorunun çözüm şeklini büyük oranda belirler. Bazen uluslar arası sorunlarda, mevcut statükonun devamı da çözüm şekli olabilmektedir. Rum tarafında iki devletli çözüme inanç daha da pekişmeye başladı.
Sayın Akıncı göreve başladıktan sonra, ilk açıklaması 2015 ortaların doğruda Kıbrıs sorununu çözebiliriz oldu, iyi hatırlıyoruz. Çetin müzakereler başladıktan sonra, belli oldu ki esas hayati konularda iki tarafın anlaşabilmesi nerde ise imkansız oldu. Akıncı ve ekibi, çözüm vizyonunun devamı için sürekli olumlu mesajlar vermeye devam ettiler. Halkımız bu vizyonun hayalden öteye geçemeyeceğini çok önceden gördü. Mont pelerin 1 ve 2 de ondan sonrada Cenevre de taraflar anlaşmadı, boş umutlar ile süreç ötelendi. Akıncı 2016 sonuna kadar denerim olmaz ise de bu son olur açıklamasını gerçekleştirdi.
Bizler ancak basına çıkan kısmı üzerinden yorumlar yaparız, liderlerin halklarına anlatımları üzerinden değerlendiririz. Kapalı kapılar arkasında neler olur, neler konuşulur benim için çok değeri yoktur çünkü halktan gizli dönen dolaplardır. Benim tarzım, masanın gerçek bakan kısmına göre konuşurum. Akıncı müzakere süreci kopmasın diye, Rumlar lehine de açılımlar yaptığını yaşadık, KKTC halkı tarafından tepki ile karşılanan ciddi gelişmeler oldu. Bu gelişmeleri yaşayan Akıncı, Türkiye ile birlikte hareket etmiştir, öyle olduğunu düşünüyorum, beklide TÜRK tezidir, diyalog sürecini açık tutmak. Bu strateji Akıncı’nın çözüm vizyonu ile örtüşüyor, ancak KKTC halkının çok büyük bir kısmı rahatsız, harita sunulması gibi bir çok gelişme de dahil olmak üzere.
Rum tarafı daha gerçekçi davrandı, bu gün de öyle yapıyor. Türkiye garantisi ve Türk askeri ada da kalmaya devam ederse çözüm yoktur, bu söylemi, müzakereler başladığı günden itibaren devam ettiriyorlar. KKTC halkının kabul edemeyeceği Rum dayatmaları, ada da çözümü değil çatışmayı tetikleyecek türdedir.
Rum tarafının 2. Cenevre öncesi dayatmaya çalıştığı, “sıfır asker ve sıfır garanti” çözümsüzlüğün gerçek, çözümün ise hayal olduğunu bizlere açık olarak anlatıyor.
Bu haber 209 defa okunmuştur

:

:

:

: