İnsanlar sokağa çıkamaz hale getiriliyor

Yıllardır yazıyor çiziyoruz.
Yıllardır yazıyor çiziyoruz.
Yetkilileri uyarmaya, dikkat çekmeye çalışıyoruz.
Sonuç?
Yok.
Bu ülkenin yüz ölçümü belli.
Alt yapısı, imkanları ortada.
Kültürü değerleri yaşam tarzı çok net.
Siz hala ülkeye girişleri kontrol altına almayı düşünmüyorsanız, ki öyle anlaşılıyor, ne gelenin ne gidenin belli olmadığı bir düzen yaratmışsınız..
Sonrası da malum.
Yolda yürüyen kadını rahatsız ediyorlar.
Denizdeki çocuğu taciz ediyorlar.
Sokakta ki genci dövüyorlar.
Memlekette uyuşturucu madde pazarı kuruyorlar.
Hırsızlık yapıyorlar.
Adam bıcaklıyorlar, kurşun sıkıyorlar ve de gider.
Yolda sokakta huzur kalmadığına mı yanalım?
Küçücük çocuklara yaptıkları sapıklıklara mı yanalım?
Evlerimize taktırdığımız çifte çifte kilitlerin bile yeterli olmayacağı günlerin yakın olduğuna mı yanalım?
Bunun ırkla, cinsle dinle dinsizle renkle ilgisi yok.
Burada bu ülkede yaşayan herkesin ortak sorunu oluyor artık güvenlik.
Ve bizler bu ülkenin birer yurttaşı olarak sorumlu mercilerden daha dikkatli davranmalarını istiyoruz bu konuda.
Ve bir kez daha tekrarlamakta fayda görüyorum.
Lütfen ama lütfen diyorum.
Herkes görevini yapsın.
Ülkeye giriş çıkışlarda yeterli tedbirler alınsın artık.
Ülkeye giriş yapan birisi elini kolunu sallayıp cebinde 5 kuruşu olmadan, yatacak yeri bulunmadan bu ülkeye giremesin.
Ne maksatla geldiği iyice soruşturulsun.
Tatile gelmişse, hangi otelde kalacağı, yaptırdığı rezervasyonu, cebinde ne kadar para getirdiği, kaç gün kalacağı..
Eğer çalışmaya gelmişse, hangi iş verenin himayesinde çalışacağı, nerede ikamet edeceği, çalışacağı iş yerinin yetkili referansı, çalışma izni vs..
Ha bir yakınını görmeye gelmişse, o yakınının referansı, bu ziyaret hakkında bilgisi olup olmadığı, kabul edip etmediği, gelenin kaç gün kalacağı, cebinde ne kadar para getirdiği…
Akrabalık derecesi, arkadaşlık durumu gibi bgün dünyanın bir çok ülkesinde kullanılan evrensel kuralların uygulanması bu kadar zor olmamalı.
Bu basit kurallar uygulanmadığı sürece bu ülkede daha da vahim hadiserle karşı karşıya kalacağız.
Bir devletin anayasal hükümlülüğüdür yurttaşlarının huzur ve güvenini sağlamak.
Ama bugün maalesef bunun yeterli düzeyde sağlanamadığını görüyoruz.
Ne demek yahu küçük bir kız çocuğuna plajda ya da yolda sokakta mahallesinde sarkıntılık etmek?
Ne demek yolda yürüyen kadını huzursuz etmek?
Saldırıp darp etmek?
Ne demek bir insana kasti zarar vermek?
Sokaklarımız ne zaman bu denli güvensiz hale geldi?
Ve nasıl geldi?
Bunları iyice bir düşünün.
Zira yarından bile yakındır çok geç kalacağımız günler.
Ve bizler bu ülkenin birer yurttaşları olarak başkalarının hataları yüzünden böyle bir bedel ödemek istemiyoruz.
Bu haber 175 defa okunmuştur

:

:

:

: