'KKTC emlak alımında tehlikeli bölge'

Kötüye kötü, yanlışa yanlış demek gerek.
Kötüye kötü, yanlışa yanlış demek gerek.
Bu yaklaşım olmazsa, doğruyu bulmak da olmaz.
Düşünce, ideoloji, siyasi görüş ne olursa olsun.
Doğru tek ve değişmezdir, gün gelir neyse ortaya çıkar.
Çok tehlikeli ve sınırsızca bölündük.
Sadece doğruyu bulmak için yapılan tartışmalara hasret kaldık.
Günlük, basit, kısır çekişmeler hep kaybettirdi.
İllaki siyasi bir neden aranıyor, siyasi partileri, siyasileri, yönetici konumunda olanları eleştirdiniz mi, mutlaka bir başka siyasetin destekçisi olarak kabul ediliyorsunuz.
Amaç, doğrunun, iyinin, güzelin, cezanın, adaletin, fırsatın herkes için, her zaman eşit olmasını sağlamak.
Bir devleti sadece sözle savunursanız, gün gelir kimseyi inandıramazsınız.
Demokrasiyi, insan haklarını savunan da, milli değerlerin arkasına saklanan da, bunları kılıf yapmaktan öteye taşıyamadı.
İnsanlar otoriteyi, eşitliği, hakkı, hukuku, hissetmiyor, eğitimle, tecrübeyle, çalışmakla bir yere geleceğine inanmıyor.
İnanç yok, şeffaflık yok ve her türlü şaibeye fırsat veriliyor.
İnsan bilmek istiyor, bir haksızlığa uğrarsa, haksızlığı yapan her kim olursa olsun, bunun bir bedeli olacak mı?
Turist olsun, çalışan veya öğrenci olsun herkese adil yaklaşım devlet mekanizmasının temelidir.
Yabancı ülkelerden buraya gelen yatırım yapan, mal-mülk alan insanlarla ilgili sicilimiz pek de temiz değil.
2000'li yılların ilk başlarında, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik beklentiler, bir sektörün kontrolsüzce büyümesini yarattı.
İnşaat, ülkenin önemli sektörlerinden.
2004 ANNAN planı döneminden bize kalan en kötü miras.
Dağ-taş bina doldu, her meslekten insan kısa yoldan para kazanmayı denedi, inşaatçı oldu.
Birçok yabancı da aynı yolla bu sektörün içine girdi.
Binlerce konut yapıldı, satıldı.
Bugün bu kontrolsüz büyümenin sıkıntısı hala yaşanıyor.
Ev satın alan, parasını peşin ödeyen, koçanını alamayan, evi ipotekli çıkan, satılan, inşaat şirketi batan, mahkemelik olan birçok mağdur insan var.
Bunlar içinde yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türkler de var, başka ülkelerden gelen üçüncü uyruklu insanlar da var.
Ortak noktaları, KKTC'yi güvenli zannetmek ve mağdur olmak.
Kontrolsüzlük, denetimsizlik, en büyük sorun ve bu her alanda böyle.
İnşaat furyası devam ediyor, özellikle Girne bölgesi.
Kontollü büyümeyi sağlayacak, bölgeyi koruyacak, bir sınır yok mu?
Yaşanan kötü örneklerden mesaj çıkarmak gerek.
Denetim ve kontrol yoksa kriz yakında demektir.
Umarım geç olmaz.
Bu haber 618 defa okunmuştur

:

:

:

: