308 lüks araç satıldı yarısı kiralık

Bayram tatili, kısa bir mola oldu.
Bayram tatili, kısa bir mola oldu.
Ama hayat devam ediyor, bayram, tatil demeden, her şey kaldığı yerden gidiyor.
Bayram arifesinde yollar yine can aldı, üzüldük, bir yanımız yine acıyla doldu.
Bayram süreci ve tatilinin getirdiği rehavet bugün itibarı ile dağılıyor.
Yollar diyoruz, yollarda yaşananlar sadece kazalar değil.
Geçtiğimiz Ocak ayı ile Nisan ayları arasında, yani araç plakaları değiştikten sonra 860 araç satılmış.
Bu araçların 308 tanesi lüks arabalar, önemli markalar.
Bu lüks araçların yarıdan fazlası ise kiralık.
Fiyat istikrar ödenmiyor, seyrüsefer düşük, diğer vergilerden avantaj var, sadece salon araç değil, van tipi iş araçları kiralık plakalar ile yollarda.
İş aracı olarak kullanılıyor bu araçlar.
Bundan dolayı devletin kaybı var.
İthalattan kayıp, vergiden kayıp, seyrüseferden kayıp var.
6000 aktif kiralık araç var ülkede, lüks araba almak istiyorsunuz, kiralık araç şirketi ile anlaşırsanız, şirkete parasını öderseniz, şirket parasını, siz aracınızı alırsınız.
Böyle bir ortamda, kırmızı plakalı kiralık araçlar elbette kamuoyunun dikkatini çekecekti.
Plakalar bu sebeple beyaz hale getirildi.
Bir kiralık araç işi yapan şirket için lüks araç kiralamak ekonomik mi?
Bu araçları kiralayanların iş yerleri olması ve iş amaçlı kullanması yasal mı?
Mutlaka herkes bu tip araçlarla karşılaşıyor.
Bunun denetimini yapan bir sistem var mı?
Ben sadece gördüklerim ve duyduklarımı birleştirerek sorular soruyorum.
Yollar demişken, yollardan söz açmışken, bir konu bana çelişkili geliyor.
Türkiye'den gelen kaynaklar, proje yapılmadığı için kullanılmıyor ve geri gidiyor.
Zaman zaman konu ile ilgili gündem ve tartışmalar yaşanıyor.
'Siz proje üretmiyorsunuz, beceremiyorsunuz' diye bir algı yaratılıyor, Kıbrıs Türküne böyle bir damga vuruluyor.
Geçtiğimiz günlerde Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst ve Lapta Belediye Başkanı Fuat Namsoy, Lapta- Alsancak yolunun yapımı için Ankara'ya gitti.
Türkiye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile görüştüler ve Lapta- Alsancak yolunun yapımı için destek istediler.
Bir yandan proje üretilmediğinden kaynaklar geri gidiyor, bir yandan 8 kilometre yol yapımı için Türkiye'den yardım talep ediliyor.
Bunu anlamak zor, bu çelişkinin sebebi nedir?
723 milyon hibenin 70 milyonu kullanılmış.
Yani ödenek var, öyle veya böyle bu para ayrılıyor.
Projelerin yapılmamasının, yolların bitirilmemesinin sebebi başka sorunlar mı?
Ödenek var, istimlâk ve projeler için siyasi irade yok.
Esas konu siyasi irade değil mi, bu damgayı, bu halka neden layık görüyorsunuz?
Lapta- Alsancak yolu önemlidir, peki Girne Dağyolu ne durumda?
Öncelik ve aciliyet sırası mı önemli, yoksa başka öncelik sebepleri mi var?
Yeri, bölgesi ne olursa olsun, meselenin özü insandır.
Bu küçücük ülkede, küçücük sorunların çözülememesi hepimizi düşündürmeli.
Bu haber 452 defa okunmuştur

:

:

:

: