Bu anahtar kapıyı açmaya yeter mi?

Crans-Montana’daki tarihi zirvede ilk günün değerlendirmesini yapan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, ağzındaki baklayı çıkardı.
Crans-Montana’daki tarihi zirvede ilk günün değerlendirmesini yapan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, ağzındaki baklayı çıkardı.
Eide, “Kıbrıs Konferansı’nda iyi ve yapıcı bir başlangıç yaptık” dese de, asıl söyleyeceğini kamufle eden bir ön cümleden ibaretti bu.
Asıl mesajı, “Anahtar konularda büyük uzlaşılar da başarı sayılabilir. Gerisini Kıbrıs’ta tamamlayabiliriz” oldu Eide’nin…
Bir başta ifadeyle “bir sonuç çıkmazsa üzülmeyin, taraflar birbirine biraz yaklaşsın, biz gerisine Kıbrıs’ta devam ederiz” mesajının süslenip, paketlenmiş haliydi bu cümle…
Bizim de birkaç haftadır altını çizdiğimiz, “nokta değilse de virgül” anlamına geliyordu bu cümle Kıbrıs müzakerelerinde…
Geçen hafta konuk ettiğim Cumhurbaşkanı Akıncı’nın müzakere heyetinde yer alan Meltem Onurkan Samani de böyle bir sonucun çıkacağını öngörmüştü.
Eide’nin açıklamalarında şaşkınlıkla karşıladığım bir vurgu daha vardı.
Eide, konferansa kılavuzluk yapacağı açıklanan “ortak metnin” geri çekilmediğini, sadece ortak olmadığı konusunda bir görüş oluştuğunu söyledi.
Şaka gibi bir açıklamaydı bu. Yani “ortak” denen metinin “ortak” olmadığı, Crans Montana’da mı ortaya çıkmıştı?
BM’nin kesin olmamakla birlikte 7 Temmuz’a kadar süreceğini öngördüğü Kıbrıs konferansında elde etmeyi düşlediği anahtarlar, 50 yıllık Kıbrıs meselesinde kilitlenen kapıyı açar mı?
Bundan emin değilim.
Ama bu öyle bir anahtar olmalı ki, iki taraf da o anahtarı gönül rahatlığıyla kullanmalı.
Gelinen bu aşamada o anahtarın Crans-Montana’da çıkacağını söylemek çok erken…
Türkiye’nin, Kıbrıs Konferansı’nın ilk gününde Kıbrıs’taki garanti sisteminin kurulacak yeni ortaklığın yaşaması için neden gerekli olduğunu gerekçeleriyle anlattığı kaydedildi.
Ancak karşı taraf bu gerekliliği anlayabildi mi?
Bundan da çok emin değilim.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu, Kıbrıs Konferansı'nda Türk tarafının yapmış olduğu öneriye ilişkin iddiaları da yalanladı.
Büyükelçi, “Ülkemizin 4 aşamalı bir plan çerçevesinde Ada'dan asker çekeceğine dair haberler ve bu haberlerde yer alan yüzdelik oranlar doğru değildir” diyerek, net bir açıklama yaptı.
Dolayısıyla bu açıklamadan sonra bu iddiaların üzerinde tepinmenin de doğru olmadığı kanaatindeyim.
Dönüşüm başkanlık, siyasal eşitlik gibi diğer konuların esamesi okunmazken, konferansı tamamen güvenlik ve garantiler meselesi üzerine yoğunlaşması, Güney’in taktiksel bir başarısı gibi görünüyor.
Fakat bu taktik Kıbrıs meselesinin çözümünde bir yol açmaz. Türk askerinin adadaki varlığını tartışmaya açmak Rumları bir süre için memnun edebilir.
Çözüm için gerekli anahtarların peşine düşen BM, bu konuya özellikle dikkat etmeli.
Çözüm kapısını açacak anahtarı ararken, anahtarı kapının içinde kırıp, kapının sonsuza kadar kilitli olmasına yol açmak da var.
Bu haber 228 defa okunmuştur

:

:

:

: