Crans Montana’ya Kıbrıs’tan destek elzem oldu

Crans Montana’da Kıbrıs sorunu tarihi günlerden geçiyor.
Crans Montana’da Kıbrıs sorunu tarihi günlerden geçiyor.
Bütün taraflar orada.
Kıbrıslı Türkler, Rumlar.
Garantörler Birleşik Krallık, Türkiye, Yunanistan.
Üst düzeyde iştirak etmişler.
AB’de gözlemci statüsünde temsil ediliyor.
BM Genel Sekreteri onca işinin arasında çıkmış gelmiş.
Önümüzde ki günlerde Garantör ülkelerin Başbakanlarının da oraya gelebileceği konuşuluyor.
Konular farklı bir metodoloji ile paralel kurulan masalarda.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Crans Montana’ya gelmesiyle birlikte süreç ivme kazandı, müzakere yöntemi olumlu yönde gelişti.
TC Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu her fırsatta bu konferansın nihai bir sonuca ulaştırılması için Crans Montana’da olduklarını ifade etti durdu.
Kısacası Gazeteci Esra Aygın’ın makalesinde belirttiği gibi bu sürecin sonunda Kıbrıs’ta artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak öngörüsü kuvvetle muhtemel bir durum.
Bu hafta başından itibaren BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in önerdiği ve tarafların görüş birliği sağladığı paket yöntemi ile konularda uzlaşı sağlanmasına çalışılacak.
Taraflar geliştirdikleri önerileri masaya koyacaklar.
Velhasıl Crans Montana eteklerinde Kıbrıs’a dair sıcak günler yaşanmakta.
Peki ya Kıbrıs’ta?
Kıbrıs’ta mevsimin doğal sıcaklığı yaşanıyor.
Gölgede 40 dereceye varan bir hava var.
Adada Crans Montana bir grup insan tarafından dikkatle izlenirken, büyük bir çoğunluğun da pek umrunda değil gibi.
Çözüm isteyen sivil toplum örgütlerinin iki toplumlu gerçekleştirdiği eylemler oluyor ara bölgede.
Çeşitli etkinliklerle sürece destek veriyorlar.
Lakin yeterli değil.
Zira bu adada çözüme dair beklenen dinamiği şu ana kadar yaratmış değil.
Peki ya siyasetin çözüm isteyen unsurları neler yapıyorlar?
Örneğin Kuzey’de çözümü destekleyen siyasi partiler ve sivil toplum ne yapıyor?
Açıkçası bu noktada pek de aktif değiller.
Klavye başında yazıp çiziyorlar.
Sokaktaki dinamiği sağlayamadılar.
Oysa bu anlamda en çok destek verilmesi gereken günlerden geçiyoruz.
Crans Montana’da çok kritik günlerden geçiliyor Kıbrıs’ın geleceğine dair.
Ve/fakat Kıbrıs’ta böyle bir heyecan yok.
Üç beş beyanat, klavye başında iki satır paylaşım, otel lobilerinde içilen kahve ve çay eşliğinde yapılan sohbetlerle olacak şeyler değildir bunlar.
Bu noktada çözümü destekleyen, çözümün bu topraklara büyük katkı sağlayacağına inanan herkesin, başta siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri daha aktif olmalı.
Crans Montana’da yaşanan gelişmelere böyle bir hareketliliği elzem kılıyor.
Bu bir ihtiyaçtır.
Ancak buna rağmen böyle bir girişimin yapılmaması veyahut yetersiz bir çabanın olması çok düşündürücüdür.
Bu haber 287 defa okunmuştur

:

:

:

: