KKTC'yi arar duruma gelir miyiz?

Yıllardır çözülemeyen Kıbrıs sorununda bir müzakere süreci daha çöktü.
Yıllardır çözülemeyen Kıbrıs sorununda bir müzakere süreci daha çöktü.
Belki umutsuzluk, belki sonucu önceden tahmin etme, belki de konjektür gereği toplumsal heyecan ve beklenti azdı.
Adanın her iki tarafında da yaşam aynı düzlemde devam ederken, adanın kaderi, geleceği tartışılıyordu.
Adanın yaşayanları günlük hayatlarını, geleceklerini, yönetimlerini tartışamadan, sadece askeri, güvenliği konuştu.
Süreç Kıbrıslılardan çıktı.
Şimdi tam bir belirsizlik var.
650 askerle yaşamayı kabul etmeyenler, 40 bin askerle yaşamaya devam edecek.
Toprak, nüfus oranı üzerinde detaylara boğulanlar, her gün Türkiye'ye daha da yaklaşacak.
Bundan sonra ne olacak?
Çözümün şekli, yeni yapının detayları, oluşumu ortaya çıkmadan, neyi tartıştığımızı bilmeden sonuç değerlendiriyoruz.
Daha al-vere geçmeden süreci sonlandıran bir muhatap var.
Bir anda çöpe atılan, heba olan emekler var.
43 yıldır bu ülkede söz sahibi olan, her türlü çözüm modelini inkâr eden, her türlü yasa dışılığa, adaletsizliğe ve ülkenin yerle bir edilmesine karşı çıkmayan, ses vermeyen, ama sonsuza kadar yaşatıp, çakıl taşı vermeme üzerine ülkenin tarumarını sadece izleyenler, şimdi ne olacak?
Aynen devam mı?
Kendi ülkesinde söz sahibi, kendi siyasi iradesinde özgür, dünya ile bütünleşmiş, kendi bütçesi olan, hakkını arayabileceği mekanizmaları olan, inancı, ülke sevgisi yerle bir edilmemiş bir toplumda yaşamayı istemek suç mu?
43 yıldır bu beklentileri karşılayamadınız.
Şimdi bu topluma, bu düzenin devamını alternatif olarak sunmaya devam mı edeceksiniz?
Neden çözüm, neden bu umutsuzluk, neden bu bıkkınlık hiç düşündünüz mü?
Sevinme zamanı değil, düşünme zamanıdır.
ANNAN planı sonrası, geride kalan 13 yıl da, çıkan sonucu değerlendirdiniz mi?

Hayır, aynen kaldığı yerden, eşe, dosta, partiliye dağıtmaya devam ettiniz.
Yasaları, kanunları, etik değerleri, devlet teamüllerini bitirmeye devam ettiniz.
Bugün mü değişecek bunlar?
Önümüze bakalım, yolumuza gidelim, evimizi temizleyelim, çok güzel ve kulağa hoş gelen söylemler.
Bunca zaman neden yapmadınız?
Bugünden sonra ne olacak;
Kıbrıs'la ilgili taraflar hayatlarına aynen devam ederler, ilişkileri şu veya bu şekilde sürer.
Ticaret, gayrı resmi ve resmi siyasi ilişkiler, spor faaliyetleri devam eder.
Rumlar anlaşmalar yapar, AB ve dünya ile ilişkiler kurar, turist sayısı artar, refah düzeyi, ekonomisi, büyür.
Aynı zamanda tüm ilişkilerinde Türkiye de yer alır.
Türkiye, İngiltere, Yunanistan görüşür, başka sorunlarla ilgili bir araya gelir, ziyaretler yapılır, ekonomik işbirlikleri gelişir.
Ya Kıbrıslı Türkler.
Tecride, dışlanmaya, Kıbrıs sorununun tek suçlusuymuş gibi bedel ödemeye devam eder.
Bundan sonrası önemlidir.
Ortada kazanılan bir zafer yoktur.
Tam tersi her şey yeni başlıyor.
Tüm karar vericilerin, bu topluma adil, eşit, insanca, insanın öncelikli olduğu, bir hayat, bir yaşam borcu var.
Böyle başıboş, böyle haritasız, böyle belirsiz nereye kadar?
Sevinç naraları atılırken, sözün bizden gittiği döneme giriyoruz.
Onlar isteyecek, biz yaşayacağız, belki de KKTC'yi arar duruma geleceğiz.
Bu haber 588 defa okunmuştur

:

:

:

: