Crans Montana’nın ardından

Kıbrıs müzakereleri, BM gözetiminde, 1968 ‘den, son Crans Montana’ da yapılan, konferansa kadar sürdü.
Kıbrıs müzakereleri, BM gözetiminde, 1968 ‘den, son Crans Montana’ da yapılan, konferansa kadar sürdü.
Görüşmeler, Batılı Emperyalistler, Lübnan’ın içine etmeden evvel, Lübnan’ın İncisi olan, Beyrut’ta başladı.
İsviçre’de, görüşmelere, BM noktayı koydu.
Nasıl mı?
BM parametreleri çerçevesinde, bu işin sonuçlanması, na mümkün.
Bunu, BM’nin Genel Sekreteri, açıklamış oldu.
Görüşmelerde, Sn. Akıncı ve Çavuşoğlu’nun, Kıbrıs Türk Halkının yaşamsal geleceğini, riske atan önerilerini bile, karşı taraf görüşmeye değer bulmadı.
Sıfır asker.
Sıfır garanti, sloganı ile görüşmeleri açtılar.
Aynı sloganla, görüşmeleri kapattılar.
Sonuçta, karşı tarafın görüşmelerde oynadığı oyun da ortaya çıkmış oldu.
Kıbrıs sorununun, ana kaynağı ve tek kaynağı, karşı tarafın Adayı Enosis yapmak.
Yani, Yunanistan’a bağlamak.
Bunun için, uyguladıkları ana politika. Bunun gerçekleşmesi için görüşmeleri zamana yayarak, amaçlarına erişmektir.
Son konferansta da, bu politikalarını uyguladılar.
Enosise giden yolda, Türkiye’nin takozu ile karşılaştılar.
Bu yolda, sonuç alamayacaklarını görünce. Konferansı, akamete uğratarak. Her zaman, Kıbrıs konusunda, kendilerini destekleyen, batılı Emperyal güçlerin, bu konferansın, sonuç almadan kapanmasından hemen sonra . Yeni görüşmelerin olabileceğini dillendirmeleri. Yine AB Komisyonu Başkan Yardımcısının “yakın gelecekte yeni girişimler olacak “ demesi.
Başka Emperyal ülkelerin temsilcilerinin “ bu son şans değildir” demeleri. Batılı Emperyallerin, bir elli yıl daha, karşı tarafın isteği üzerine, görüşmeleri yeniden başlatma düşünce ve hazırlığında olduklarını göstermektedir.
BM sözcüsünün, Eide’nin göreve devam ettiğini açıklaması. Tekrardan yeni girişimlerin olacağının habercisi mi?
Gerçi BMGS, BM parametrelerinde bir şeyin olmayacağını açıkladı.
Fakat ileride, bir elli yıl daha sürecek, ABD veya AB parametreleri çerçevesinde, yeni müzakerelerin, karşımıza çıkması. Hiç, ihtimal dışı görülmemektedir.
Bunun için, dikkatli ve tedbirli olmak gerek.
Karşı taraf, Enosise giden yolu kendi açılarından, şimdilik bulamadı.
Bunu, zamana yayarak elde etmeye çalışacaklar.
Crans Montana’dan çıkan sonuç, bu.
Aslında Konferanstan çıkan karşı taraf için, iki sonuç var.
Enosis. Buna ulaşılamadı. Ulaşmak için.
Zamana oynamaya devam etmek.
Nasıl olmasa, bu konuda, Batıda, destekleri var.
Sn. Akıncı’nın, Crans Montana’daki basın toplantısını hem dinledim.
Hem de, okudum.
Tarihi bir konuşma.
İlerisi için de, arşivime aldım.
Sn. Cumhurbaşkanımız, o konuşmasının bir yerinde. Kıbrıs’ı bu günlere getirenlere bir nevi sitemde bulundu.
Dilerseniz, o cümleyi birlikte irdeleyelim.
“Bizden önceki nesiller, Kıbrıs’ı bu hale getirdiler, biz bunu düzeltmeye çalıştık .”
Bu cümle biraz değil, çok müphem.
Türkçe olarak da belirliyelim.
Bir anlamı da, nesil, kuşaktır.
Yani kök ağacı.
Sn. Cumhurbaşkanımız, Kıbrıs’ı bu hale getirenler geçmişteki kuşaklardır diyor.
Tabii bunlar, Kıbrıs’ta doğup büyüyen Sn. Akıncı’dan önceki kuşaklar.
Bu, Kıbrıslılar kuşağını da ikiye ayırmak lazım.
Biri, Türk Kıbrıslılar.
Öteki de, Rum Kıbrıslılar.
Sn. Akıncı, bu cümlesi ile acaba ikisini birden mi kastetmiş ?
Bu cümle, çok müphem.
Kıbrıs’ın, bu hale gelmesinin nedeni. Enosis hayallerini gerçekleştirmek için. Daha Osmanlı döneminde yollara dökülen Kıbrıs Rum Halkıdır.
Kıbrıs’ın gelinen noktası, onların, yani tüm Kıbrıs Rum Halkının eseridir.
Bizden önceki ve şimdiki Türk neslinin, bunda zerre kadar ne katkısı ne de onayı olmuştur.
Bunun gerçekleşmemesi için de kan döktü, can verdi.
Kıbrıs’ın bu hali, tamamı ile Kıbrıs Rumlarının eseridir.
Bu eserde, Kıbrıs Türk Halkının hiçbir katkısı yoktur.
Bunu yapmak için, ilmeği boğazına geçirmesinin idraki içindedir.
Bu konferans sonucu, derlenip toparlanmanın zilleri çalmıştır.
Toplumun değişik kesimlerinden, bu yollu sinyaller geliyor.
Bu konuda, Hükümete büyük görevler düşüyor.
Bu haber 137 defa okunmuştur

:

:

:

: