Haysiyetsizliğin tetiklediği kavramdır yalakalık!

Şimdi efendim nereden çıktı demeyin.
Şimdi efendim nereden çıktı demeyin.
Bu toplumumuz da dahil olmak üzere bir çok ülkenin de problemi olduğu için sosyolojik anlamda bu konuya değinesim geldi bugün.
Evvela yalaka insan tiplerini nasıl tanırız bir araştıralım: Ekşi Sözlük, Uludağ Sözlük, Nedir. Net hemen hemen her ortamda bu hasta ve zavallı beyinlere ulaşmak mümkün olduğundan daha fazla kaynak belirtmeye gerek görmüyorum. Yalak (dalkavuk da denir) tipler genelde ikiye ayrılır:
1.Çıkar sağlayacaklarını yalayanlar,
2.Bir çıkar sağlamayacak -hatta zarar edecek- olsa da yalamaya devam edenler.
Aynı havayı soluduğumuz o kadar çok yalaka türü türedi ki etrafımızda,
Bazen şaşırıyorum, bazen gülüp geçiyorum, bazen de bu kadar da olmaz diyorum.
İnsanlık tarihi ile başlayan bir beceridir yalakalık.
Omurga istemez.
O yüzden kılıktan kılığa girme meziyetleri vardır.
Her kalıba kolaylıkla girerler.
Muşamba gibi yüz taşırlar.
Utanma nedir bilmezler.
Binbir surata bürünürler ve her daim soytarı gibi ortada gezerler.
“Onur” bunlar için çok uzak bir kavramdır.
Haysiyetsizlikte kitap yazarlar.
Yüzlerine tükürüldüğü zaman gökyüzünden yağmur yağdı zannederler.
Yalakalık önemli bir sanattır aslında.
Lakin herkesin yapabileceği bir şey değildir.
İnsanın mayasında olur.
Hamuru bu mayayla yoğrulur yalakaların.
Sözlükte farklı şekilde açılımları vardır.
Yağdanlık, şakşakçı, dalkavuk, sırnaşık, arsız, kemik yalayıcı diye de tanımlanır.
Bu tiplerin yapabildikleri en iyi iş yalamaktır.
Bunda sınır tanımazlar.
Evet efendim, haklısınız efendim, ne kadar doğru söylediniz efendim demeyi hiç ihmal etmezler.
İşin şekline pek önem vermezler.
Sadece ve sadece yalakalık yaptıkları kişi veyahut kişilere odaklanırlar.
Bazen aynı anda birçok kişiye yalakalık yaparlar.
Bedenen yağ çekecekleri kişi veyahut kişilerin yanında olmasalar da teknolojiyi kullanırlar.
Sosyal mecra şu sıralar bu işler için iyi bir yalakalık aracı oldu.
Vıcık vıcık yağ sızdırıyorlar.
Yalakalar sınır tanımazlar eğilip bükülmede.
Yürek dayanmaz zavallı hallerine.
Yalakalık yaptıkları kişi/kişilerin etrafında dönerler dururlar.
Yalakalık o kadar çok yapışmıştır ki bu tiplerin üzerine,
Onlar bile farkında değildir artık yalakalık yaptıklarının.
Bu nedenle rutin bir iş yapıyorlarmış gibi geliyor onlara.
Gelelim yalakalık sanatıyla pohpohlanan kişilere.
Aslında çok fazla da anlayabilmiş değilim yalakalığa maruz kalan kişinin ruhiyesini.
“Evet efendim, öyledir efendim,siz en iyisini bilirsiniz efendim” diye etrafında dolaşan kişinin kendisine bir şey katmadığını anlıyor mudur, ondan da emin değilim..
Özne olan kişiler, kişilerin yalakalık yapıp yapmadığı anlayabiliyorlar mı, onu da anlamış değilim.
Neyse, yalakalık yapan da yalakalığa prim veren de hoşnutsa bu işten, çok fazla da karıştırmamak lazım.
Ancak şu bilinmelidir ki, görüş farkı, fikir ayrılığı gibi insanları birbirlerinden düşünsel olarak ayıran şeyler başkadır, bunlar üzerinden yalakalığa soyunmak başkadır.
Yalakalık kendisine saygısını kaybetmiş insanların kendi çıkarları uğruna başkalarına gereksiz ya da hak etmedikleri iltifatlarda bulunmaktır.
Yani aslında yalakalık beceri isteyen bir haysiyetsizlik sanatıdır.
Bu haber 223 defa okunmuştur

:

:

:

: