Karşımızdakilerini anlayabildik mi?

Son, Crans Montana’daki görüşmelerden sonra, BMGS ‘nin açıklaması ile 1968 ‘ den günümüze dek süren görüşmelerin hitam bulduğu. Resmi açıklamalarla, dünyaya duyurulmuş oldu.
Son, Crans Montana’daki görüşmelerden sonra, BMGS ‘nin açıklaması ile 1968 ‘ den günümüze dek süren görüşmelerin hitam bulduğu. Resmi açıklamalarla, dünyaya duyurulmuş oldu.
Fakat Güneyden gelen seslere bakarsak, görüşmelerin kesilmediği, görüşmelere” ara verildiği “ iddiaları var.
Görüşmeler, 1968 ‘ den günümüze dek devam etmiş. Crans Montana’da, granit kayalıklara toslamıştır.
Konferans, çökmüştür.
Kıbrıs sorununu, arap saçına döndüren nedir?
Bir, ona bakalım.
Kıbrıs sorunu, Megalo İdea’nın bir parçası olan, Enosis, yani Adanın “ Büyük Yunanistan’a bağlanması “ hülyası ve hayali.
Bu hülya ve hayal için, yıllarca iç içe yaşamış Kıbrıs Türk Halkı ile Kıbrıs Rum Halkı, karşı karşıya getirilmişti.
Bunu, Adanın Yunanistan’a bağlanması demek olan, Enosis’i gerçekleştirmek için oluşturdukları, EOKA terör örgütünü. Kıbrıs Türk Halkına karşı kullanmak.
Kıbrıs Türk Halkını, hedef olarak göstermek.
Enosis yolunda, bir engel olarak görülen Kıbrıslı Türkler öldürülüyor. Meçhule doğru, kaçırılıp kaybediliyordu.
Her iki Halkın, Anavatanları olan Türkiye ve Yunanistan.
İkisi de, NATO üyesidir.
Soruna, NATO çerçevesi içinde bir çözüm bularak. İngiltere’ye hükümran üs verilerek. Ada , her iki halkın ortaklığında siyasal eşit olarak, Ortaklık Cumhuriyetine dönüştürülmek için bir çok toplantılar yapıldı.
Kıbrıs Ortaklık Cumhuriyetinin temeli, Londra ve Zürih Anlaşmalarına dayanır.
Kıbrıs Türkü, yeni Cumhuriyetin eşit siyasi ortağı olarak, ortaklık devletinin bir parçası haline getirildi.
Kıbrıs Türk Halkının, siyasi eşitliğini ve Garanti ve İttifak Anlaşmalarının Enosis yolunda, bir engel olduğunu anlayan Makarios. Bu anlaşma metinlerini imzalamaktan, imtina yoluna gitse bile “ sarı zarflı “ tehditle, Makarios’a bu anlaşmalar imzalattırıldı.
Kıbrıs’ta, Rumlardan, Makarios’a büyük tepkiler oldu.
Megalo İdeadan, vazgeçti diye.
İmzaları attıktan sonra, Adaya dönen baş papaz, hava alanında kendisini protestoya gelen Rum Halkına. Uçağın merdivenlerinden şunları söyledi: “Hiç merak etmeyin. Kıbrıs Cumhuriyeti Enosis yolunda bir köprü olacak.”
Daha, attığı imzaların mürekkebi kurumadan, Kıbrıs Cumhuriyetinin, Enosis’e giden yolda, bir sıçrama tahtası, bir köprü olduğunu, tüm dünyaya duyuruyordu.
Rum Halkına verdiği bu sözü, yerine getirmek için, Makarios. Belediyelerin birleştirilmesi ve Ortaklık Cumhuriyeti ile Türk Halkının, siyasi eşitliğinin temeli olan Anayasanın, 13 maddesini değiştirmeye kalktı.
Bunun için de, Garantör Türkiye’nin, Başkentine kadar gitti.
Zamanın Başbakanı İnönü’den, ret cevabını alınca, Adaya dönen baş papaz. Enosisi gerçekleştirmek için, Akritas Planını gerçekleştirmeye koyularak, 1963 ‘ te tarihe “ Kanlı Noel “ olarak geçecek olan Türklere karşı, katliamlara başlandı.
Arkasından, Ortaklık Cumhuriyetini gasp ederek. Türk Halkının temsilcileri, Devletten dışlandırıldı.
Rumların, bu aşamada ilk yaptıkları uygulama, Anayasanın 13 maddesini değiştirmek ve Adanın tek hakimi olmak.
Türk Halkını, Ada topraklarının % 3 ‘ne hapsetmek ve geddolaştırmaktı.
Günümüze kadar gelen görüşmelerde, Rum ve Yunan tarafı. Adanın, Enosise giden yolunu açmak ve bidayette Enosisi gerçekleştirmek için uğraşıyorlar.
Rum tarafı, 1968 den günümüze dek, hep bu minvalde gitti ve değişmedi.
Bu gidişle de, değişmeyecek.
Bu nedenle, onlar için en iyi sermaye zamandı.
Bunu, çok iyi kullanmasını bildiler.
Yanlarına, Batılı Emperyal Güçlerin, çok uluslu kapitalist sermayedarlarını da alarak. Adanın etrafındaki deniz kaynaklarını parsellediler.
Hala daha bu politikalarını devam ettirerek, zamana oynamayı ve daha de gasplar yapmayı kendilerine politika edindiler.
Görüşmeler, ne kadar uzarsa uzasın.
Rum tarafının görüşmelerden beklediği ve istediği kısa, orta veya uzun vadede, Adayı Yunanistan’a bağlamak.
Yani, Enosis yapmak.
Bunun dışında, hiç bir çözüm şeklini kabul etmezler.
Eder gibi görünürler.
Amaç, zamanı yakalamak.
Adamlar bizimle, salt Enosisi gerçekleştirmek için görüşme yapıyorlar.
Tezleri bu.
Kuzeyde, hala daha görüşmelerin devamından yana olan kesimler var.
Adamlar, masaya Enosis için oturuyor.
Başka niyetleri yok.
Son, çöken konferansta bu açıkça ortaya çıktı.
49 yıldan beri, görüşüyoruz.
Karşımızdakileri, hala daha anlayamadıysak, vay Kıbrıs Türkünün başına gelenler.
Bu haber 118 defa okunmuştur

:

:

:

: