Dedi ve kodu, oldu sana dedikodu

Dikkat edilmesi gereken çok önemli davranış şekillerinden birisi de olmadık ,aslı astarı olmayan şeyler üzerine konuşmak, yorum yapmak, ve bu yorumların yayılmasını sağlamak konusunda uzmanlaşmış kişi davranışlarının hiç de hoş olmadığıdır.
Dikkat edilmesi gereken çok önemli davranış şekillerinden birisi de olmadık ,aslı astarı olmayan şeyler üzerine konuşmak, yorum yapmak, ve bu yorumların yayılmasını sağlamak konusunda uzmanlaşmış kişi davranışlarının hiç de hoş olmadığıdır.
Gıyabet yani kötüleme , çekiştirme yerme anlamındadır.
Söylenen sözler eğer karşınızdaki insanı rahatsız edecek sözlerden ise, niyetiniz ne olursa olsun söylememek gerekir. Çünkü o kişinin hoşuna gitmezse bu çekiştirme olur. Gıybet, bir kimsenin arkasından hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek, başka bir deyimle, kendinize söylendiği zaman hoşlanmayacağınız bir şeyi, tanıdıklarınız hakkında ,arkasından konuşmanız anlamına gelir. Halk arasında dedikodu, gıybet ile aynı anlamda kullanılılır ve anlaşılır olandır...
Dedikodu, insan veya insanla ilgili çalışmaları, görevi, ailevi hayatı, dini, milli duyguları , giyimi, evi, arabası, sahip olduğu mal varlığına kadar birtakım şeyler üzerinden yapılan sözlü veya yazılı ifadelerdir. Kişinin kilosunun yani fiziki özelliklerinin dedikodusunu dahi yapanlar vardır... Bunlardan alaylı bir şekilde bahsedilmesi mevzu bahis olduğunda, çoğu kişinin kalbi kırılır... Benim kanaatime göre her dedikodu, yapan kişinin kendi egosundaki ezikliği, bir başkasını örnek göstererek,kendini teselli etmenin ötesinde bir davranış şekli ve kendi zaafiyetinin açık göstergesidir...
İnsan hayatının devamında hoşa gitmeyen birçok davranış şekilleri vardır...Ve bu özellikleri taşıyan, bu gibi kişilerin toplum içinde pek saygınlığı olduğu da söylenemez... Mesela bir duble içip ne söylediğini bilmeyenlerin varlığı her zaman rastlantılar içinde olandır, ne de olsa alkol şişede durduğu gibi durmuyor...
Birde durduk yere ayık kafa ile dedikodu yapanlar vardır... Dedikodu her nekadar da kişileri rahatlatan bir mevzu bahis olsada, bir konu hakkında anlatacak bilgileri olmadan bölük pörçük bilgiler ile dedikodu yapanların kendilerine ait bir hayatları yoktur. Muhabbet olsun diye bu işi yapanlar ve benzerleri ile, onun bunun eksik bilgilerininin dedikodusunu yüz yüze yapanlar günümüzde dedikoduyu klavye ile yapmakta ve vakitlerini geçirmektedir. İşin tuhafı bunu yani dedikoduyu ,mizah olarak yaptıklarını da çekinmeden açıklamaktadırlar...
Birde üzerinize yapışan, arkanızdan ayrılmayan grubuna girenler vardır, bu gibi kişiler için de temkinli olmak gerekir çünkü hiyanette bunların üstünde insan yoktur...Ayrıca insanlara karşıt insanların gizli kıskançlıkları da dikkate alınmalıdır... Bu gibi kişiler de her zaman tecrübeli kişilerce tesbit edilebilecek kişilerdir...
Bazı hallerde özel hayatınıza bulaşan sosyopatlardan da kaçınmanız gerekir, mutluluğun da kıskançlığı vardır... En tehlikeli durumların bir tanesi de budur... Bu gibilerin kalplerinde nifak tohumları çoktur... Bazı hallerde ektikleri filizlensede çabuk kuruyandır...Bu tür kişilerden de uzak durulması gerekir...
Bir de yalan söyleyenden korkunuz... Hiç bir zaman yalanın büyüğü küçüğü olmaz...Yalan söyleyene yalancı demek hakkınız bakidir...Etrafınızda dolaşıp , yanınızdan ayrılmayıp devamlı iltifat eden kişilerin durumu da oldukça garip davranışlardır. Nihayetine her insan kendi haddini bildiği kadar kendi kendini en iyi tanıyandır... Mütevazi davranmayacağını ve bilgisinden ödün vermeyeceğini bilendir...Birde uğursuz tipler vardır ki maddi bakımdan herşeye sahip ancak doyumsuz ve devamlı etrafa negatif enerji verenlerdir... Bu gibileri ,gördünüz mü bir metre uzaktan geçiniz derken; Mevlana'nın bu sözünü de hatırlatırım...
Aldırma söylenenlere: Varsın, görenler seni bir ot sansın. Sen gül ol da, uğruna ötmeyen bülbül utansın.”
Ben Demir Berova.Girne Limandan çıkmıştık, Özel dedemin çok sevdiği teknemizle yol aldık limanın arkasında denize girdik sonra biraz dolandıktan sonra dalgalar büyümeye başladı. Dalgalardan teknemize su girmeye başladı sonra denge kaybı oldu ve teknemiz yana yattı yandan teknemize çok fazla su girdi ve gemiden babamın hadi atlayın tekneden demesiyle atlamak zorunda kaldık .En son gemiyi süren babam atladı hani derler ya kaptan gemisini en son terkeder aynen öyle, teknemiz neyseki kuma gömülmedi ters devrilip durdu sonra ordan balıkçı abiler sahil güvenliği aradı ve sahil güvenlik abimi ve arkadaşını aldı. Bizde Oğusan abim,Ali abim ve babam ile kayalardan tırmanarak karaya çıktık. Teknemiz alabora olmuştu ama neyseki hepimiz iyiyiz sonra annem gelip bizi aldı Can yeleği ile denize atladığımda babamı görünceye kadar ağladım. Denizde kardeşimin Özel abimin çok çabuk dalgalar içinde beni bulması bana sarılmasını unutamam...Babam ise bizim tekneye bakarak olan Ecevit abi ile birlikte teknemizi su üstüne çıkardılar ve limandaki yerine koydular teknenin tentesi ve demirleri kopmuştu bizlere geçmiş olsun diyenlere ailem adına teşekkür ederim.
Bu haber 465 defa okunmuştur
  • Çok Gecmis olsun Sureyya Gurses - 24.07.2017 Cok gecmis olsun. Allah acimis. Bazi kendini bilmez Insanlarin, kisilerin acilari ve baslarina gelen talihsiz bir olaylari, mizahi olarak dalga gecen aciklamalarini kinar, boyle bir olayin bir daha yasanmamasini diler ve tekrar tekrar gecmisolsun derim. Sevgiler..

:

:

:

: