Ateş kes durumu Derinya plajı olayının gerçekliğidir…

Derinya plajı Mağusa Belediyesi ve bölge komutanlığı işbirliğinde halka açılıyor dediler, iyi güzel dedim.
Derinya plajı Mağusa Belediyesi ve bölge komutanlığı işbirliğinde halka açılıyor dediler, iyi güzel dedim.
Nihayetinde denizle kaplı bir kent ama deniz kullanım alanları sınırlı.
Belki bir nebze bu anlamda bir rahatlık getirir diye düşündüm.
Sonra öğrendim ki bu plaja girişler kimlikle olacak.
Üstelik KKTC ve TC vatandaşları dışında kimse plaja giremeyecek.
Önce bir yanlış anlama var diye düşündüm.
Sonra baktım ki ciddi ciddi böyle bir uygulamaya gidilecek.
Yani bu plaja geçişler kafa kağıtına göre olacak.
Bölgeye giriş KKTC vatandaşları ve TC vatandaşları için kimlik koşulu ile olurken, diğer diye tabir edilen yabancı uyruklular bu plaja hiç bir şekilde gidemeyecek.
Malum ki bu bölge,askeri birliklerin kontrolü altında olan bir bölge.
Yani ateş kes durumu tanımı ile askeri bölge konumunda buluyor.
Bu bölgeye geçişler yasak.
40 yıldır bu böyle.
Lakin buna rağmen asker aileleri ve/ veyahut askeri makamlarla ilişkileri iyi olan bir takım insanlara geçiş izni ve bu plajdan yararlanma imkanı veriliyordu.
Anladığım kadarıyla Gazi Mağusa Belediye Başkanı İsmail Arter de kişisel ilişkilerinden mütevellit askeri makamlarla sağladığı diyalog çerçevesinde bu bölgedeki plajı icraat kalemine almış ve bir hizmet sunmaya çalışmış..
Lakin bu hizmetin koşullara bağlanması kısmında tepkileri üzerine çekmiş.
Hiç yoktan başına bir dert almış oldu böylelikle..
Hizmet derken, konu farklı mecralara uzanmış..
Hoş olmamış tabi.
Kimlikle plaja girmek, yabancı uyruklu isen girememek gibi insanlık değerleri ile bağdaşmayan ırkçı bir yaklaşım ortaya çıktı..
Haliyle tepkiler de büyüdü.
Şimdi diyeceğim o ki, Mağusa’da koca bir üniversite var.
DAÜ..
Ülkenin en büyük üniversitesi.
Bu üniversitede KKTC ve TC’li öğrenci ve akademisyenler dışında yabancı uyruklu öğrenciler ve akademisyenleri olduğu da biliniyor.
Yanılmıyorsam 70 küsur farklı milletten olan öğrenci ve akademisyenden bahsediyoruz burada.
Yani bu da binlerce yabancı uyruklu öğrenci ve akademisyen demektir.
Şimdi böyle bir uygulamada tabi ki bu insanlar o plaja giremeyecekler.
Böyle bir durum hoş olur mu?
Olmaz elbette…
Ya da bu ülkeye turizm kapsamında gelecek turistlerin bu plaja girmesi mümkün olmayacak.
Veyahut kendisi KKTC ve/ veyahut TC vatandaşı olup eşi, erkek veyahut kız arkadaşı yabancı uyruklu olan birisi de giremeyecek.
Peki sebep?
Kurallar.
Hangi kurallar?
Bölgenin askeri tanım içerisinde yasak olması.
O halde burada sivil bir otoritenin karar vermesi pek mümkün görünmüyor.
Kaldı ki madem bu bölgenin durum ve ahvali budur, o zaman hiç girişmeyin bu işe.
Bırakın askeri bölge olarak kalsın o plajda.
Zaten memleketin neredeyse 4/1’i bu durumda..
Yapılacak iş ve uygulanacak yöntem ırkçılık ile anılacaksa, ki bu şartlarda tam da öyle bir izlenim veriyor,böylesi bir uygulamanın kamu yararı gözetmesi zaten mümkün değildir.
Gazi Mağusa Belediye Başkanı Sayın İsmai Arter bu mevzuda iyi niyetli olsa da maalesef böyle bir uygulamayı kimseye izah edemez.
Nitekim edemiyor da..
Sayın Başkanın söz konusu uygulamada bir değişikliğe gidebilecek yetkiye açıkçası sahip olduğunu da düşünmüyorum.
Zira bu işe giriştiği paydaşlarının bölgede üzerindeki kontrolü ellerinde bulundurdukları gerçekliği ile mevzu üzerinde daha etkili bir pozisyonda oldukları elbette sır değildir..
Kısacası anlaşılmayan şudur ki; Derinya plajı diye bilinen bölge askeri bölge sınırları içerisindedir, ve burada kullanılan her türlü yetki askeri otoritenin tasarrufundadır..
Nitekim adada çözümsüzlüğün getirdiği bir durumdur bu da..

Bu haber 161 defa okunmuştur

:

:

:

: