Rumların bulması gereken cevap…

Rum yönetimi Türkiye’nin B Planı karşısında o kadar hazırlıksız yakalandı ki Maronitlerle başlayan sürecin ardından adeta paniğe kapıldılar.
Rum yönetimi Türkiye’nin B Planı karşısında o kadar hazırlıksız yakalandı ki Maronitlerle başlayan sürecin ardından adeta paniğe kapıldılar.
Rum basınında Anastasiadis yönetiminin, “gelişmelerin arkasından koşarak parçaları toplamakta olduğu” yorumları yapılıyor. “Türkler henüz son sözlerini söylemediler” vurgusuyla verilen haberlerde, Maronitlerle ilgili adımı diğer başka adımların takip edeceği endişesi paylaşılıyor.

Rum gazetelerine göre, Anastasiadis yönetimi, Türk tarafının adımlarına hukuki argümanlarla tepki vermeyi planlıyor ancak Türkiye’nin bir adım önüne geçmeyi nasıl başarmayı planladığını henüz ortaya koyamıyor.

Maranitlerle ilgili kararın ardından Maraş’la ilgili olduğu düşünülen diğer adım da Güney’de oldukça yüksek ses getirdi.
Maraş’ta malı mülkü olanlar, geri dönüş çağrısına karşı ikiye bölünmüş durumda. Bir bölüm dönmeyi isterken, bir başka bölüm buna şiddetle karşı çıkıyor.
Uygulamaya konan B planı karşısında şaşkına dönen Rumlar inisiyatifi ele geçirmek için “Maraş’ı iade edin. Mağusa Limanı’nın yasal kullanıma açılmasına onay verelim” önerisiyle gelmeye hazırlanıyorlar.
Ama daha önce dillendirilen bu önerinin kabul edileceğini düşünmüyorum.
Rum siyasiler halkı olası bir çözüme hazırlamadığı için 2018 Şubat ayındaki başkanlık seçimleri öncesinde adım atmaktan korktular.
O yüzden yarım asırlık müzakere sürecinin finali olarak özetlediğimiz Crans-Montana’da ne yazık ki tam bir hüsran yaşandı.
Güney’de Kıbrıs Türkü’ne bakış ne yazık ki uzun yıllar boyu Rum siyasilerin ektiği nefret tohumları yüzünden, oldukça olumsuz bir boyuttu.
Bu yapılan anketlerden de anlıyoruz.
Güney’de yapılan son ankete göre Rumların yüzde 82’si, adanın çevresinde bulunacak doğalgazdan Kıbrıslı Türklere pay verilmemesi gerektiğini düşünüyor.
Neden olarak çözüme ulaşılamamasını gösteriyorlar. Kısaca daha çıkmalar doğalgaz ve petrol gelirlerini müzakere masasında koz olarak kullanmak istiyorlar.
Ancak feci halde yanılıyorlar. Enerji güvenliğinin olmadığı, savaş gemilerinin cirit attığı bir ortamda kimse yatırıma koşmaz.
Gelse bile yatırımını olası bir çözüm takvimine göre şekillendirir.
Kısaca doğalgaz ve petrol gelirleri Rumların elinde koz olamaz. Olsa olsa çözümü motive edecek unsurlar olabilir.
Cran-Montana’da “Sıfır asker, sıfır garanti” söylemiyle işi yokuşa süren Rumlar, her şeyin eski tas eski hamam şeklinde gideceğini varsayarken, uygulamaya konan B Planı’yla şaşkına döndü.
Ama her şey için geç değil. Masa yeniden kurulabilir. Ama bu kez daha gerçekçi argümanlarla gelmeleri koşuluyla.
Rumlar şuna karar vermeli. Bu adayı ve zenginliklerini bizimle eşit bir şekilde paylaşmak istiyorlar mı?
Bu konuyla ilgili ankette verilen cevaplar iç açıcı değil. Fakat bu sorunun cevabı önemli.
Çünkü bu cevap, iki toplum arasında önümüzdeki dönem yaşanacak ilişkinin seyrini de belirleyecektir…



Bu haber 210 defa okunmuştur

:

:

:

: