Uluslararası hukuka dayalı siyasi bir mücadele zemini oluşturulmalı

A planı yürümedi. B planı mı olsun? Yoksa C planı da var mı?
A planı yürümedi.
B planı mı olsun?
Yoksa C planı da var mı?
Maraş şöyle açılsın.
Böyle olsun.
BM kontrol etsin, Türk kontrolünde bulunsun.
Yok hayır Maraş bütünlüklü bir çözümün argümanı olsun.
Ne dersiniz hangisi olsun?
Model de model.
Plan da plan.
Her kafadan bir ses çıkmaya başladı..
A, B, C derken uyduruk planlar konuşuluyor.
Altı boş tabi.
Ha bir de şu model olsun, bu model yapılsın ahkamı var.
Birileri durmadan sallıyor gitsin.
BM linç edildi.
Kararları yok hükmünde!
Oysa öyle mi?
Mesela 541 sayılı karar yok sayılabilir mi?
Ne diyordu bu kararda?
“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi aynen şu kararları almıştı
Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin talebiyle Kıbrıs’taki durumu gözönünde bulundurarak,
Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından hareketle,
Genel Sekreter’in raporunu (S/16519) dikkate alarak,
365 (1974), 367 (1975), 541 (1983) ve 544 (1983) sayılı kararlara atıfta bulunarak,
Kararların, özellikle 541 (1983) sayılı kararın uygulanmayışından derin üzüntü duyarak,
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işgal altındaki bölgesinde 541 (1983) sayılı kararı ihlal eden sözde “karşılıklı Büyükelçi atanması” iddiasında bulunması, ‘anayasal referandum’ ve ‘seçim’in tasarlanması veya bağımsız bir Devlet ve Kıbrıs’ın bölünmesine katkı sağlamayı amaçlayan diğer hareketlerle tehdit unsuru ayrılıkçı hareketleri yakından takip ederek,
Son zamanlarda Maraş bölgesine kendi sakinleri dışındaki insanların yerleşmesi tehdidinden endişe duyarak,
Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne verilen desteği yeniden teyit ederek,
541 (1983) sayılı kararı teyit eder ve kararın acil ve etkili bir şekilde uygulaması çağrısında bulunur;
Türkiye ve Kıbrıs Türk liderliği arasındaki sözde karşılıklı Büyükelçi atanması gibi tüm ayrılıkçı hareketleri kınar, bunları yasadışı ilan eder ve bunların acilen geri alınması çağrısında bulunur;
Tüm ülkelere, ayrılıkçı hareketlerle kurulan sözde ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ devletini tanımamaları çağrısını yineler ve tüm ülkelere bahse konu ayrılıkçı topluluğa yardım edilmemesi yada herhangi bir şekilde desteklenmemesi çağrısında bulunur;
Tüm ülkeleri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne, birlik ve tarafsızlığına saygı göstermeye çağırır;
Maraş’ın herhangi bir bölümüne kendi sakini dışındaki insanların yerleştirilmesi çabalarını kabul edilmez olarak niteler ve bu bölgenin Birleşmiş Milletler yönetimine devredilmesi çağrısında bulunur;
Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün statüsü yada görevlendirilmesi ile ilgili herhangi bir engeli Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı olarak addeder;
Genel Sekreter’den 541 (1983) sayılı Güvenlik Konseyi kararının derhal uygulanmasını ileri götürmesini talep eder;
Genel Sekreter’e verilen iyi niyet misyonunu teyid eder ve kendisinden Birleşmiş Milletler Anayasası prensiplerine ve bir çözüm için ortaya konan Güvenlik Konseyi’nin 541 (1983) sayılı kararı gibi ilgili Birleşmiş Milletler kararlarındaki hükümlere ve bu karara uygun kapsamlı bir çözüm bulunması yönünde yeni girişimlerde bulunmasını talep eder;
Tüm taraflara Genel Sekreter’le iyi niyet misyonunda işbirliği içinde olmaları çağrısında bulunur;
541 (1983) sayılı karar ve bu kararın uygulanmaması durumunda, acil ve uygun kararlar alabilmek amacıyla bu bakış açısını sürdürmeyi kararlaştırır;
Genel Sekreter’den bu kararın uygulanmasını ileriye götürmesini ve bundan sonraki gelişmeler ışığında Güvenlik Konseyi’ne rapor sunmasını önerir.
13 olumlu 1 olumsuz (Pakistan) ve bir çekimser (Amerika Birleşik Devletleri) oyla kabul edilmiştir.”
Dolayısıyla her şeyden önce Kuzey Kıbrıs’ta atılması öngörülen adımların BM tarafından alınan ve uluslararası hukuk için bir argüman olarak kabul edilen bu kararların nasıl geçersiz kılınabileceği hususunda hukuka dayalı bir çabanın ortaya konması gerekecek…


Bu haber 165 defa okunmuştur

:

:

:

: