Erenköy onurlu bir yaşam hakkı içindi

Etrafı kuşatılmış, aileleriyle bağlantısı olmayan, sarp ve dağlık bir bölgede yöre halkıyla birlikte savaşırlar..Çoğu silahları dahi tanımıyor.
Etrafı kuşatılmış, aileleriyle bağlantısı olmayan, sarp ve dağlık bir bölgede yöre halkıyla birlikte savaşırlar..Çoğu silahları dahi tanımıyor.
Asker değiller çünkü.
Onlar ellerinden kalemi bırakıp Türkiye’den ülkelerini savunmaya koşan 400 civarı Kıbrıslı Türk üniversite öğrencisiydi.
Bir kısmı 2-3 haftalık atış eğitimleri sonrası silahı ellerine aldılar.
üstelik doğru düzgün, planlı askeri organizasyon, kumanda merkezi de olmadan, mevzi bile denemeyecek düzenekler içinde savaşmaya ve bu topraklardaki varlığımızı korumaya çalışmışlar.
Kimi şehit olmuş, kimi yaşamı tanımadan yanı başında arkadaşının ölümüne tanıklık etmiş, çoğunluğu savaş bitmesine karşın bölgeden çıkamadıkları için 2 yıl gibi bir süre burada açık hapishane hayatı yaşamışlar.
Bu, bir film değil.
Ne de roman.
Yaşanmış bir onur mücadelesinin kısaca abartısız anlatımıdır.
Tarih kitaplarında klasik ifadelerle 'Erenköy Direnişi' olarak nitelenen bir destandır…
Dünya tarihinde bir benzeri görülmeyen buna rağmen insani boyutlarıyla nedense bugüne kadar ele alınmayan, bir-iki nesil dışında genç kuşaklar tarafından da yeterince bilinmeyen bir dramdır, bir trajedidir.
Erenköy Direnişi, 1964 yılında Kıbrıs'ın Erenköy bölgesinde Kıbrıs Türkleri ile Kıbrıs Rumları arasında meydana gelen çatışmalardır..
1964 yılının Temmuz - Ağustos aylarıydı..
Erenköy’de gerginlik başlar.
Erenköy, Kıbrıs Türklerinin Türkiye'den silah getirebildiği en önemli limandı. Burada, Rum köylerinin arasında kalmış Türk köyleri bulunmaktaydı.
Bu nedenle Rumlar, 25 Aralık 1963 gününden itibaren bölgede atış yapmaya başlamışlardı, fakat henüz bir çatışma olmamıştı.
Bu arada, sayısı 400 civarında olan Türkiye'de ki üniversiteler de okuyan Kıbrıslı Türkler, Nisan 1964'te bölgeye çıkar.
25 Nisan 1964 günü ise Rumların saldırıları ve çatışmalar başlar. Aralıklarla devam eden çatışmalar, 2 Ağustos 1964 günü şiddetlenir.. Çevredeki diğer dört Türk köyünün sakinleri Erenköy'e sığınır..
8 Ağustos günü Rumlar taarruza geçer.
Saatler 16:15'i gösterirken iki Türk uçağı uyarı uçuşu yapar.
Rumlar buna rağmen ilerlemeye, Türkler ise direnmeye devam eder..
9 Ağustos 1964 günü Türk uçaklarının müdahalesiyle çatışmalar son bulur. ve Rumlar geri çekilir.
10 Ağustos günü ise ateşkes imzalanır..
Azimle ve inançla onurlu bir mücadele verilir..
Bugün ise o günlerde bir avuç üniversite öğrencisi ve yöre halkının omuz omuza verdiği bu onurlu mücadelenin sadece anma günlerinde sembolik olarak kaldığını görüyoruz.
Üç beş klişe sözle atılıp tutulan süslü cümlelerden geriye kalan tek şeyin o yıllarda verilen bu mücadelenin ruhunun günümüzde istismar edilmesidir.
Eminim ki o günleri bire bir yaşayan ve hayatta olan insanlar verdikleri onurlu mücadelenin bugün bu topraklarda oluşturulan çıkar gruplarının ve menfaat çetelerinin tahakkümü altına sokulması için vermemişlerdir.

Bu haber 227 defa okunmuştur

:

:

:

: