Avuç içi kadardılar destanlar yazdılar

Dün, elli üç yıl önce , Adayı, Yunanistan’a bağlama hülyası ve rüyası ile, 21 Aralık 1963 ‘ te, Akritas Planını uygulayarak.
Dün, elli üç yıl önce , Adayı, Yunanistan’a bağlama hülyası ve rüyası ile, 21 Aralık 1963 ‘ te, Akritas Planını uygulayarak. Adadaki Kıbrıs Türklerini, yani bizleri, soykırımla ortadan kaldırıp, emellerine ulaşmak için, düğmeye basmışlardı.
Önceden hazırlanan ve Ortaklık Cumhuriyeti ile, ortadan kaldırılmayan, EOKA örgütü ve Devlet olanaklarını da kullanarak,
Soykırım için harekete geçtiler .
Adanın her yanında,Türklerin yoğun olduğu bölgelere saldırmaya ve öldürmeye, başladılar.
Büyük kentlerde, Türklerin yoğun olduğu bölgeler, sırası ile, bir bir
düşürülüyor . Esir olarak alınan Türklerin akıbetlerinden, haber alınamıyordu .
Yolda, belde, işini yapmak için, Rum kesimine geçen Türkler, katledilerek , ıssız bölgelere atılıyor .
Orantısız bir güçle, Rumlar ve Yunanlılar, Türk semtlerine saldırıyorlardı .
21 Aralık 1963 ‘ ten önce, yüksek tahsile giden, Kıbrıslı Türk öğrenciler. Adadaki olayları, Türkiye’de, çaresizlik ve endişe içerisinde, izliyor .
Ajanslardan gelen haberlerle, yetinmeye çalışıyorlardı .
Anne babaları , kardeşleri , yakınları ve Kıbrıs Türkünün, bu kara günlerinde , Ada dışında bulunmak, onları yıkıyordu .
Aralarında örgütlenerek , Kıbrıs’taki kardeşlerinin mücadelesine katılmak . Onlara bir nebze, yardım etmek için, çareler aramaya başladılar .
Kıbrıs’a çıkmak için, Ankara’daki, Hükümet yetkililerine gittiler .
İlk önce, bu istekleri çocukça bulunarak , baştan savuldular .
Kıbrıs Türk Yüksek Öğrenim Gençliği, düğmeye basmış .
Kıbrıs’a çıkma kararını, vermişti .
Bir akşam, otobüslere dolarak, Antalya’ya gittiler .
Antalya’daki, Kıbrıs kökenli aile reislerini bularak , onların yardımı istendi .
Bunlardan birisi de, rahmetli teyzemin kızının kocası olan, eniştem Hasan Önal’dı .
Onun ağzından dinlediğim bu olayı, okurlarıma da sunmak isterim .
- Gece yarısını geçmişti . Ansızın kapı, sert sert çalınmaya başladı . Açtım . Karşımda tanımadığım bir çok genç . Konuşmalarından, Kıbrıslı olduklarını anladım . Bunlar 3-4 temsilci idiler . Benden, Antalya’da, silah satan dükkanları göstermemi ve Kıbrıs’a gidecek bir tekneyi, tedarik etmemi istediler . Silah dükkanlarının, kapalı olduğunu , teknenin ise gündüz bulunabileceğini söyledim. Bana, her ikisinin de, bu akşam olması gerektiğini . Kıbrıs’a gece hareket edeceklerini, söylediler . Durumu kavramıştım . Bizim gençler, gizlice adaya çıkma kararı almışlardı . Silah dükkanları gösterilmiş , limanda, güçlü teknelerden ibaret olanlar, tespit edilmiş. Sahipleri bulunarak , anlaşma yapılmıştı . Silah dükkanlarının kapıları kırılarak , silahlar alınmış ve limana inilmişti. İşin ciddiyetini, anlayan Valilik, limana, Emniyet Güçleri ile gelerek . Bu işin, böyle olmayacağını , olayı Hükümete aktarıp , Kıbrıs’ a, Hükümet destekli operasyonla ancak gidilebileceğini. Bunun da ancak, TSK ‘ ile mümkün olacağını söyleyerek , gençleri geldikleri otobüslerle, geri gönderdiler . Hiç birisine, kırıp döktükleri için, takibat yapılmadı .
Bu olay, Ankara Hükümetini, harekete geçirdi ve zamanın Başbakanı İnönü , gençlerin kararlılığı karşısında, TSK ‘ nin ilgili birimlerine verdiği talimatlarla. Kıbrıslı Türk Gençlerini, TSK ‘nin himayesinde, Erenköy’e çıkardılar .
Çıkışı hazırlayan, tahsildeki gençler idi .
Fakat , bu kafileye, İngiltere’den katılan Kıbrıslı Türkleri yazmazsam, cidden vicdan azabı çekerim .
562 Türk genci, peyder pey , deniz nakil araçları ile, Erenköy’e
çıktılar .
Orantısız bir güçle savaşan Kıbrıs Türklerine, bu 562 genç, hayat suyu oldu .
Kıbrıs Türklerine ve yavaş yavaş örgütlenmeye başlayan, silahlı güçlerine, öyle bir moral verdi ki .
Bunu, o dönemi yaşayanlar bilir .
Burada, hangi kelimelerle anlatmaya kalksam, inanın anlatamam.
Onu, yaşayanlar, ancak anlayabilir ve kavrayabilir .
Makarios ve Grivas bu olayı, içlerine sindiremediler .
Derhal faaliyete geçtiler .
Yunanistan’ın da desteği ile “Erenköy Mücahitleri “ yok edilecek ve Ada Türkleri üzerinde yaratılan yüksek moral, ortadan kaldırılacaktı.
8 Ağustos’ta, her türlü savaş güçleri ile saldırdılar .
Garantör Türkiye, garantörlük hakkını, ikinci kez Erenköy’de kullandı .
Erenköy’deki Mücahitler , ikinci Çanakkale’yi, tüm Dünya’ya kahramanlıkları ile gösterdiler .
Tümünü, saygı ile anıyor .
Göçenlere, Tanrıdan Rahmet .
Gazilerimize, sıhhatli bir yaşam diliyorum .
Bir avuç içi kadardılar . Erenköy’de destanlar yazdılar .

Bu haber 150 defa okunmuştur

:

:

:

: