Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu…

Ada TV’deki Görüş Farkı’nda geçen Cuma günü Sevgili Haluk Doğandor ile bu memleketin en dikenli konularından birine temas ettik…
Ada TV’deki Görüş Farkı’nda geçen Cuma günü Sevgili Haluk Doğandor ile bu memleketin en dikenli konularından birine temas ettik…
Vatandaşlık meselesi.
Haluk, verilen vatandaşlıkları eleştirirken, ben yıllardır burada yaşayan, ev, aile, iş kuran insanlara verilen bu hakkın, lütuf değil en temel insan hakkı olduğunu savundum…
Dünyanın bir çok ülkesinde de bu hakkın gerekli kriterler yerine getirildiğinde insanlara sunulduğunu anlattım. Kıbrıslı birçok Türk’ün İngiliz vatandaşlığı alabilmesinden örnekler verdim…
Türkiye’den buraya göç eden, ekmeğini, aşını, suyunu bu topraklardan çıkaran insanların da vatandaşlık alması gerektiğini savundum…
Şüphesiz bu konuda yanlış adımlar varsa, kriterlere uymayan insanlara vatandaşlık verilmişse de bu eleştirilere haklılık payı bıraktım.
Yüksek tansiyonla sona eren programın ardından olanlar oldu. Sosyal medyadaki çılgınlar sürüsü adeta üzerimize hücum etti.
Adı, kimliği, resmi olmayan hesaplar üzerinde öyle bir saldırıya uğradık ki, ne “Türkiye’den bu adayı karıştırmak için görevlendirildiğimiz” kaldı, ne de “vatan hainliğimiz…”
İşi, “bu adadan defol” demeye kadar vardırdılar.
Çünkü bu ada onların “babalarının malı”, kendileri gibi düşünmeyenlere yer olmayan bir ülke olmalıydı…
Bu saldırılar bir yana, aydın, çağdaş geçinen bir zümrede bile ne yazık ki fikirsel düzeyde yapılan tartışmalara bile tahammül kalmadığını üzülerek görüyorum.
Demokrasi bir yaşam biçimidir.
Ya demokrat olur, onu yaşamınızın her alanına yayar, karşı görüşe hakaret etmeden cevap verecek olgunluğa erişirsiniz…
Ya da demokrat olmazsınız…
En tehlikelisi, demokratlık kisvesi altında kendisi gibi düşünmeyen insanların üstünde adeta düşünce terörü estiren bu harekettir.
Bir bir başka ifadeyle Shakespeare’in dediği gibi, “Olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele budur…”
Son olarak bu küçük ada ülkesini Türkiye’den gelen insanlara vatandaşlık verilmesini engelleyerek, koruyacağını düşünen o küçük insanlara bir çift söz söylemek gerekirse şu söylenmeli…
Siz Türkiye’den gelen insanlarla bir arada yaşamayı içinize sindiremezken, olası bir çözümde Rumlara nasıl bir arada yaşamayı hayal ediyorsunuz?
Türkiye’den gelenlere böyle bakan, yarın öbür gün çözüm olduğunda Rumlarla nasıl yan yana yaşayacak?
Çözüm olsun ya da olmasın, asıl mesele bu soruların cevaplarında gizlidir.
Yani aslında mesele vatandaşlık meselesi de değil.
Kıbrıs’ta insan olmak, ya da olmamak...
İşte bütün mesele budur…



Bu haber 60 defa okunmuştur

:

:

:

: