Yasaya uygun olabilir ama vicdanlara değil

Ölüm yolu olarak ezber ettiğimiz Girne Değirmenlik dağ yolunda geçen yıl 29 Kasım’da meydana gelen kazada üç canı aramızdan koparan TIR sürücüsü Safa Güngör, 6 yıl 8 ay hapis cezası almıştı.
Ölüm yolu olarak ezber ettiğimiz Girne Değirmenlik dağ yolunda geçen yıl 29 Kasım’da meydana gelen kazada üç canı aramızdan koparan TIR sürücüsü Safa Güngör, 6 yıl 8 ay hapis cezası almıştı.
Yasanın öngördüğü en yüksek cezayı alan Güngör’ün Türkiye’ye iade talebi kabul edilince vicdanlarda derin bir yara açıldı.
Öyle ya, 6 yıl 8 ay hapis cezası alan Güngör’ün, Türkiye’de bu cezadan 2 yılda kurtulabileceğini hesapladığını tahmin etmek hiç de zor değil.
Dün İçişleri Bakanlığı’nın önünde gözyaşı ve isyan vardı. Dağ yolundaki o korkunç kazada TIR’ın altında kalan Denktaş Mutluel, 17 yaşındaki İlayda Yeliz Öztürk ve 12 yaşındaki Sude Demirkıran’ın yakınları, Safa Güngör’ün iadesi yönündeki karara tepki gösteriyordu.
Hukukta bazen böyledir. Yasanın boşluklarından faydalanıp öyle sonuçlar çıkarırsınız ki, aldığınız karar yasal da olsa vicdanları yaralar.
Vicdanları yaralayan kararlardan da o topluma hayır gelmez.
Bakanlar Kurulu’nun aldığı iade kararına dava açma hazırlığında olan aileler, “Yaşadığımız acıyı hiçbir yetkili anlayamaz. Onların çocukları olsa, bu imzayı atacaklar mıydı? Adalet nerede? Haftanın her günü mezarda yatıp kalkıyoruz, çocuklarımız toprakta çürüyor ve biz onların toprağa girdiği gün öldük” diye gözyaşı döktü.
Bu kararın vicdanlarda yara açmaması için ne olması gerekir. Olacak olan şudur.
Türkiye’ye nakledilen mahkûmların, KKTC’deymiş gibi cezalarının tam infazının sağlanması gerekiyor.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından suç işleyip ceza alanların büyük bölümü, KKTC mahkemelerince mahkûm edildikten sonra cezalarının Türkiye’deki hapishanelerde infazı için müracaatta bulunuyor.
Yasanın maksadı, mahkûmların cezadan kurtulmasını sağlamaktan ziyade, ailelerinin yakınında, aile ziyaretlerinden mahrum olmadan cezalarını çekmelerini sağlamak.
Ancak KKTC’deki iadelerde durum çok farklı işliyor. Türkiye’de cezalar daha düşük olduğu için denetimli serbestlik dahil birçok haktan faydalanıyorlar. İade edildiklerinde aldıkları cezanın büyük bölümünden kurtulabiliyorlar.
Bu asla kabul edilemez.
O iade kararının altına imza atanların, aramızdan ayrılan 17 yaşındaki İlayda ve 12 yaşındaki Sude’nin geride kalan fotoğraflarına bir kez daha bakmasında fayda var.
O çocukların gözlerinin içine bakarak o imzayı atmayı denesinler. Atabiliyorlarsa sorun yok. Ama vicdanları sızlıyorsa, bu kararda bir sorun var demektir. Bu karar hemen düzeltilmelidir.
Çünkü hiçbir yasa vicdanları sızlatamaz. Vicdanları sızlatan yasa adalet duygusunu derinden sarsar.
O duygudan yoksun hale gelen bir toplum ise asla i flah olmaz.
Bu böyle biline…



Bu haber 164 defa okunmuştur

:

:

:

: