Turizmde balayı çabuk bitmesin

Türkiye’de kurban bayramı tatilinin 10 güne çıkarılmasına yönelik karar, en çok turizmcileri sevindirdi.
Türkiye’de kurban bayramı tatilinin 10 güne çıkarılmasına yönelik karar, en çok turizmcileri sevindirdi. Şüphesiz bu kararın KKTC’deki turizm işletmeleri için de olumlu etkileri olacak. Şayet bin liraya dayanak uçak bileti fiyatlarını aşabilen olursa, kurban bayramı tatilinde de önemli ölçüde Türkiye’den ziyaretçi akınına uğrayabileceğimizi söyleyebilirim.
Dün adadan Dış Bakış’da Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Orhan Tolun’la turizmin içinde bulunduğu sorunları ele aldık.
Turizm sektöründe Türkiye’den gelen turistin oranının yüzde 70 olduğunu söyleyen Tolun, “KKTC’ye yılda 1 milyon 600 bin turist geliyor. Bunun 1 milyon 200 bini Türkiye’den” bilgisini paylaştı.
Bu pencereden bakıldığında Türkiye’de Bakanlar Kurulu kararıyla 10 güne çıkarılan Kurban Bayramı tatilinin KKTC’ye etkileri, daha da anlaşılır olacaktır.
KKTC’nin ithalatı 1.5 milyar dolar, ihracatı ise 120 milyon dolar seviyelerinde. Yani ihracat ithalatın 10’da biri değil. İhracatımız da ağırlıklı olarak tarım ürünleri, en çok da narenciye ile gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla ihracatta bir kıpırdanma pek mümkün görünmüyor.
Turizm gelirleri bu anlamda KKTC için bir umut. Şu anda yılda 700 milyon dolar turizm gelirimiz, ithalatın neredeyse yarısını karşılıyor. Yaklaşık 650 milyon dolar da üniversitelerden geldiğini düşünürsek, bu iki sektörün KKTC ekonomisi için nasıl bir lokomotif olduğunu daha iyi anlayabiliriz.
Geçmişte dile getirilen “3 milyon turist, 30 bin yatak” hedefinin ne kadar trajikomik olduğunu anlatan Başkan Tolun, “Hayallerimiz bile gerçekçi değil. 3 milyon turist için en az 100 bin yatak gerekir” diyerek, turizmde ne yazık ki ayaklarımızın yere basmadığını ifade ediyordu.
Turizm sektörünün gelişmesiyle emlak sektöründe de bir hareketlilik yaşandığını anlatan Orhan Tolun, “Girne’nin resmi nüfusu 33 bin olarak görülüyor. Ama resmi olmayan nüfusa baktığımızda bu sayının en az 80 bin olduğunu görürüz. 25 bin tane su sayacı var. Bu sayaç sayısını, her eve 3 nüfusla çarpsanız, en az 75 bin nüfusa ulaşırsınız” dedi.
Girne’nin altyapısının bu sayıyı kaldıramadığını anlatan Tolun, ancak 25 bin nüfusa yeterli olan altyapıya yeni yatırımların gerekli olduğunu anlattı.
Sayın Tolun’un sözünü ettiği yatırımları yapmasak ne olur. Yapmasak bugün Girne’de şikayet ettiğimiz deniz kirliliği 10 yıl sonra, tamamen içinden çıkılamaz bir hale gelir.
Girne’de yaşayanlar deniz kenarında, denize girmeden, ancak onu uzaktan seyrederek yaşayabilir. Bu da büyük umutlar beslediğimiz turizmi tamamen bitirir.
Bu anlamda Girne-Çatalköy imar planının ne kadar hayati olduğuna bir kez daha tanık oluyoruz.
Başkan Tolun’un “Girne’ye olan talep, ne yazık ki Girne’yi öldürecek” sözü acı bir gerçeği ifade ediyor.
Girne ölmeden önce ne yapılmalı?
Şu anda adeta komada olan, emirname ile yönetilen Girne’nin kaderi, bir bakanın iki dudağı arasına bırakılamaz.
Her şeyin başı anayasadır. Bir kentin anayasası da imar planıdır. O yüzden önümüzdeki iki ayı çok iyi kullanarak Girne’yi bir an önce imar planına kavuşturmalıyız. Bu konuda her kurum Girne Belediyesi’ne destek vererek elini taşın altına koymalıdır…
Kısaca Türkiye’de 10 günlük tatil kararı ve iyi bir yaz sezonuyla balayı yaşayan KKTC turizmi için yapılması gereken daha çok iş var. Balayı çabuk bitmesin istiyorsak, o ev ödevine hemen şimdi başmalıyız…
Bu haber 179 defa okunmuştur

:

:

:

: