ABD’nin gözü üzerimizde

Ortadoğu’da iştah kabartan enerji yatakları yüzünde iki körfez savaşına balıklama atlayan ABD’nin son numarası Akdeniz’in kontrolü için başlattığı girişimler oldu.
Ortadoğu’da iştah kabartan enerji yatakları yüzünde iki körfez savaşına balıklama atlayan ABD’nin son numarası Akdeniz’in kontrolü için başlattığı girişimler oldu.
Doğu Akdeniz’in kontrolünü İngilizlere ihale etmiş gibi gözükseler de Kıbrıs’ın çevresindeki doğalgaz ve petrol yataklarının, dünyanın bir numaralı süper gücünü buraya çektiğini söylememiz yanlış olmaz.
Dün Rum basınında ortaya çıkan bir haber, bunun en canlı örneği oldu. Amerikalıların, Londra ile anlaşarak Güney Kıbrıs’ın “Münhasır Ekonomik Bölgesi” içerisinde, Ağrotur İngiliz Üsleri’ne giden denizaltı fiber optik kablolar döşediği belirtiliyor.
Washington, kabloların “deprem ve tsunamileri” kaydedeceğini öne sürse de Rum gazeteleri asıl amacın, özellikle deniz araçları olmak üzere bölgede su altında ve üstünde hareket eden her şeyi kontrol etmek olduğunu yazıyor.
Bu kablolar, bölgedeki tüm iletişimi Amerikalıların kontrol etmesini sağlayacak.
Fiber kablolar 2017 Şubat-Mart döneminde, CS Global Sentinel gemisi kullanılarak döşenmiş.
Üstelik bu kabloların kontrolü için Güney’de 90 milyon sterline mal olacak 10 bin metrekarelik bin bina da inşa ediliyor. İki yılda tamamlanacak bina, görünürde İngilizlerin İletişim Merkezi gibi olsa da aslında sadece İngilizlerin değil, kabloların sahibi Amerikalılara da ait olacağı ifade ediliyor.
Üstelik bu gelişmeler Rum Dışişleri Bakanı Kasulidis’in onayıyla hayata geçiriliyor.
Kısaca bölgedeki enerji oyunlarında hararet öyle yükseliyor ki, Rumların yeni müttefik arayışlarında olduğu çok net ortada.
Yoksa kendi egemenlik alanları saydıkları bir bölgede neden Amerikalıların kablo döşemesine izin versinler.
Bu hamlelerin, Türkiye Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın “Bu yıl sadece Karadeniz’de değil, Akdeniz’de de petrol aramalarında daha aktif olacağız” sözlerinden sonra gerçekleştiğini kayda geçelim.
Tüm Ortadoğu’ye tek elden yönetmek isteyen ABD, gerek Suriye sınırında PYD kartıyla, gerekse Irak’ta Sünni-Şii kartıyla yeni bir harita planlıyor.
Şüphesiz tüm bu haritaların temel hedefi enerji yatakları. Bu yüzden kendi çıkarlarına diklenen ülkelere karşı da 15 Temmuz’da olduğu gibi, FETÖ gibi terör örgütleriyle yan yana görünmek pahasına her numarayı çekiyor.
Kendisine biat etmeyen yönetimleri, ekonomik krizler ve demokrasi söylemleriyle dünyada yalnızlaştırmaya çalışıyor.
Kıbrıs’ın çevresine döşediği bu kablolar da Ortadoğu’yu kontrol çabasının bir başka adımı.
Türkiye bu adımları görüyor. Kendi çıkarları ve KKTC’nin menfaatleri doğrultusunda dik durmaya çabalıyor.
Ankara’nın bunu başarması, hem KKTC’nin hem de Türk halkının geleceği açısından çok hayati.
Bu mücadelenin neticesi, hem bölgenin hem de gelecek kuşakların kaderini tayin edecek. Kaybeden, ne yazık ki bölgenin geleceğinde asla söz sahibi olamayacak.
O yüzden Türkiye’nin kartlarını çok iyi oynaması ve bu strateji savaşını kazanmasından başka çaresi yok.
Bu haber 205 defa okunmuştur

:

:

:

: