Kamu kaynaklarının üzerine çöktüler!!

Sayıştay Başkanı Osman Korahan’ın eşinin, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanması için başlatılan sürecin kamuoyunun tepkisine rağmen ilerlediğini öğrendik geride bıraktığımız hafta.
Sayıştay Başkanı Osman Korahan’ın eşinin, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanması için başlatılan sürecin kamuoyunun tepkisine rağmen ilerlediğini öğrendik geride bıraktığımız hafta.
Yani anlayacağınız ne Sayıştay Başkanı Osman Korahan’ın umurunda oldu bu tepki , ne de Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün.
Kamuoyu da kim oluyormuş.
Ya da kamu vicdanı.
Hiç!!
Düzen onların düzeni.
Söz konusu atama yazısı hükümet tarafından Cumhurbaşkanlığına gönderilmiş.
Peki bu atama da ki kriter?
Mesela atanması düşünülen kişinin nitelikleri yeterli mi bu statü için!
Galiba bu nokta da bunun çok da bir önemi yok.
Geçerli olan tek ve bu ülke için yegane kriter eş, dost akraba ve yakınlık derecesi.
Nitekim Başbakan Hüseyin Özgürgün ile samimi olduğu bilinen Sayıştay Başkanı Osman Korahan’a yapılacak yeni bir kıyaktır bu da.
Öncesinde de benzeri kıyaklar yapıldığı biliniyor kendisine.
Düşünün ki kamu kaynağını ailesinin avantajına kullanmakta bir an bile tereddüt etmeyen
bir Sayıştay Başkanımız ve ona bu imkanları sağlayan bir Başbakanımız var.
Bir memleket bir usta yönetimi.
Etik değerler?
Yok.
Kamu vicdanı?
O hiç kaale alınmıyor.
Halkın verdiği yetkiyi eline geçiren, yani çeşmenin başında oturan kamu kaynaklarını yakın çevresi için kullanmakta hiç tereddüt etmiyor..
Bunun başka da bir izahı yok.
Şöyle ki, zaman zaman bu uğurda yetki sahipleri de kişisel ikbalkeri için bir birleri ile çatışma yaşıyorlar.
Nitekim bu atamada Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst’ün başka bir ismi atamak istemesine rağmen, Başbakan Hüseyin Özgürgün buna engel olmuş.
Yetkinin büyüğü de Başbakan Özgürgün’de olunca, Dürüst’ün atanmasını istediği kişi açıkta kaldı.
Hoş kuvvetle muhtemel o atamada da başka birilerini kıyak
geçilecekti.
Lakin hem etik, hem de siyasi açıdan ciddi şekilde eleştirilen bu konuya rağmen, atamayla ilgili ısrar devam ediyor.
peki bu süreç nasıl gelişmişti?
Kısaca hatırlayalım; UBP- DP Hükümetinin kurulmasının ardından, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na atanan Kemal Dürüst, yakın çalışma arkadaşlarını belirlerken, özel kalem müdürü Başbakan tarafından atanmıştı.
Atanan kişi ise, Sayıştay Başkanı Osman Korahan’ın kız kardeşi Rezan Özveri oldu. Dürüst bu atamaya karşı çıksa da, “parti içi dengeler” gerekçesi ile sessiz kalmayı yeğledi.
Kısa bir süre önce, yaş haddinden emekliliğine bir yıl kala, Rezan Özveri emekliliğini istedi. Maaşında bin 500, emeklilik ikramiyesinde ise 150 bin TL artışla sessiz sedasız emekliye ayrılan Rezan Özveri’nin yerine atanacak isim ise herkese olmaz bu kadar da dedirtti..
Sayıştay Başkanı Osman Korahan’ın kardeşi emekliye çıkarken, yine Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst’ün onayı olmadan, bu kez Sayıştay Başkanı’nın eşi Ayşe Korahan’ın ataması istendi. Tabi bu atama da yine , Başbakan Hüseyin Özgürgün tarafından destekli.
Tepkiler büyüdü tabi.
Sayıştay Başkanı Osman Korahan, tepkilerin hedefi haline geldi. Kamu kaynağını korumak ve denetlemekle görevli makamda oturan Korahan’ın, “önce kardeşini, sonra da eşini maaş olarak yukarı çekme ve emeklilik haklarında avantaj sağlama” girişimi, muhalefet partilerinin de tepkisine yol açtı.
Sayıştay Başkanı bir insan ki “Devletin her kuruşunu koruyup kollayacak bir pozisyona sahip olacağı yerde, ailesine peşkeş çektirmesi, kamu kaynakları üzerinden haksız yere nemalanmaya yeltenmesi ve bunu yaparken Başbakan ile olan yakınlığını kullanmasını çok üzücü ve bu ülke adına düşündürücüdür.
Bu haber 162 defa okunmuştur

:

:

:

: