Terbiye sınırları ve denge

Barış güvercinleri yüreğinizden eksik olmasın.
Barış güvercinleri yüreğinizden eksik olmasın. Öncelikli barış kendi iç barışımız olsun. Bu günlerin sıcağından olsa gerek insanın içinden geçen gerçeklerde, başka türlü düşünüp, başka türlü konuştuğu zamandaki hallerde olanları izliyoruz. İzledikçe hayret ediyoruz. Bu halde dahi, her hayrette bir selamet var diyebiliyorsak, kendimize ait konularda espri yapıp gülebiliyorum diyorsak demek ki hayatın yaşanmaya değer olunduğunu da anlamanın rahatlığını taşıyoruz... Kimin ne konuştuğunun ne önemi var da demiyoruz. Ya yeriyorlar ya övüyorlar. İkisinin ortasını tercih en doğrusu ama maksat iş yaptırmak olmayınca bir konuyu aslı astarı olmadan ortaya atıyorlar. Kirli düşüncelerdeki iftirayı temizlemek için karşı tarafı boşuna uğraşabiliyorlar. Cevap verseler bir alem, vermeseler başka bir alem. En iyisi bu durumlardan haz duyanların hazzını, hani derler ya kursaklarında bırakacaksın, taktik aynen öyle olmalıdır. Fayda mülahaza edilen ve inanılan işlere de aksatmadan yapacak, siyasetinize devam edeceksiniz... Eleştiri vardır, dikkate alırsınız, yapıcıdır hal ve davranışınızı düzeltir veya gerekli düzenlemeleri yaparsınız, yaptığınız işin hakkını verirsiniz... Eleştiri yapmak için, eleştiri yaptı dedirtmek için de konuşanlar yazanlar vardır. Ülkemiz halkı bunları görendir, değerlendirendir... Dikkate alınanları alınız, alınmayanlara ise gülüp geçmenizde hakikaten fayda vardır... En güzeli vaktin değeridir. Bu vaktin değeri ile faydalı şeyler yapmak adına elinizden gelebildiğince didinip durursunuz... İnsanların kendi özel hayatları vardır. Siyasidir deyip hayatına asılsız karışırsanız, örneğin Meclis Başkanı için bu mülkte ortak derseniz, ortaya koçan koyma mecburiyetiniz doğar yok biz söyleyelim karşı taraf bunu ispatlasın derseniz bunun, terbiye sınırlarını zorladığını bilmelisiniz... Kıbrıs Akdeniz’in 3. büyük adası olabilir ama ikiye ayrılan kuzey yarısında yaşarken her gün bir birinizin yüzüne baktığınızı unutmayınız... Güneyi arkasına alarak konuşma yapanların Güney'de yaşayan dostları olabilir, Ancak Kuzey’de yaşayan bütün nüfus adına konuşur gibi Türkiye'ye karşı kışkırtıcı beyanlar vermek doğru değildir. Hele Kıbrıs müzakereleri için beyanat veren makam için çirkin açıklamalar yapmak hiç de hoş karşılanmamaktadır... Bir bakıyorsunuz Çanakkale gezisi ile ilgili olarak aksi propagandaların devam ettiğini görüyorsunuz. Geçen gün iki öğretmenin konuşmasına tanık oldum hayret etmemek mümkün değil gitmemeleri için sendikaları tarafından uyarılmışlar, ikaz edilmişler... Sendikacılık böyle mi yapılır diye insan acı acı düşünüyor... İnadına barış sloganları ve yaftalarının gölgesinde kendilerini rahat hissedenler olacaktır ama başkalarının milli hisleri ile oynamaya ve ayar vermeye çalışılması büyük bir yanlıştır... Bir an evvel bu yanlıştan dönülmesi gerekmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yazılı ve görsel medyasına doğru haber, doğru kaynak gösterilerek haber yapılması hususunda daha fazla özen gösterme görevi ve tarafsızlık ilkesine bağlılıktan ayrılmamaları konusunda ihtiyaç vardır. Sadece muhalefetin ruh esintisini yayma politikası ne kadar etik olur, bu konuda medya idarecilerinin yeniden düşünmesi mutlaka gereklidir. Denge ise her zaman için toplumu daha iyi bir konuma getirecektir...
Bu haber 836 defa okunmuştur
  • Terbiye sınırları ve denge Fevzi Adanır - 21.08.2017 Bütün yazdıklarınıza aynen katılıyorum.

:

:

:

: