Yeni B planı ‘’ Öyle veya böyle bir çözüm’’

Önceki iki yazıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncının ( http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=255145 ) ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Hüseyin Özgürgün’ ün, ( http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=255270 ) Crans-Montana sonrası dile getirilen B Planı ya da daha doğrusu B Planları ile ilgili resmi demeçlerini değerlendirmeye çalıştık.
Önceki iki yazıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncının ( http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=255145 ) ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Hüseyin Özgürgün’ ün, ( http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=255270 ) Crans-Montana sonrası dile getirilen B Planı ya da daha doğrusu B Planları ile ilgili resmi demeçlerini değerlendirmeye çalıştık.
Dizinin bu yazısında da diğer ‘çok resmi’ makamlardan gelenleri harmanlayalım.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Cumhuriyet Meclisi, Meclis Başkanı Dr. Sibel Siber, Crans-Montana sonrası ilk ilgili demecinde Rum halkının Federasyon istemediği kanaatini ve B Planı‘nın veya bundan sonraki yolun nasıl belirleneceğini vurguladı!
‘’Kıbrıs Türk tarafının nasıl bir çıkış yolu belirleyeceğinin ilerleyen günlerde ortak akılla bulunacak’’ “RUM HALKININ FEDERASYON İSTEDİĞİNE DAİR VERİ YOK”
‘’Bundan sonra hem uluslararası ilişkiler düzeyinde hem de, kendi içyapımızla ilgili ne yapmamız gerektiği hususunda çalışılması gerek Kıbrıs Türk tarafının nasıl bir çıkış yolu belirleyeceğinin ilerleyen günlerde ortak akılla bulunacak!!
Özetle topu hem rakibe hem taca atmaya çalışan bir izlenim yaratırken, Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Temsilcisi Espen Barth Eide ‘ye gönderdiği mektupta,
KIBRIS TÜRKÜNÜN KURUMLARINA ULUSLARARASI TANINMIŞLIK talep ederek, yoksa B Planı uluslararası tanınan bir Devlet mi hedefliyor sorularını ateşledi. Mektupta, Meclis Başkanı Dr. Sibel Siber özetle aşağıdaki kavramları vurgulayarak bir başka Plan’ın Meclis eli ile yapılması gerektiğini veya yapılacağını belirtti.
‘’İzlenmesi gereken yol ile ilgili olarak halkın bir karar vereceğini,
Bugüne kadar sürdürülen görüşmelerde en önemli BM parametresi olan iki bölgeli ve iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı çözümün, adada iki toplumun var olduğu gerçeğine dayandığını ifade eden Siber, diğer taraftan da Kıbrıs Türk Halkının demokratik toplum yapısını, kurumlarını yok saymak, resmi kurumlarıyla iletişime girmekten kaçınmak, kurumlarının temsilcileriyle görüşmemenin aslında bu temel parametreye ters olduğunu ve çelişki yarattığı.
MECLİSİN İRADESİ ESASTIR
Tüm parlamenter sistem ile yönetilen demokratik ülkelerde olduğu gibi irade Meclis’tedir.
HALKIMIZIN VARLIĞINI KABUL EDİP, DEVLETİMİZİN KURUMSAL VARLIĞINI YOK SAYMAK ÇELİŞKİDİR”
Aslında, Meclis Başkanı Dr. Sibel Siber’in de söyledikleri hem Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı hem de Başbakan Hüseyin Özgürgün tarafından verilen demeçlerdeki gibi sadece
NİYET VE TEMENNİ Mİ, YOKSA STRATEJİK BİR ÜRETİMİN MEYVELERİ Mİ
diye yeterince ayırt edici değil.
Bir de Görüşmeci Özdil Nami’nin Crans –Montana sonrası ifadelerine bakalım, Sadece görüşmeci olarak, Crans-Montana’daki yetersiz sonucun sorumluluklarını başkalarına dağıtma gibi bir gayretten başka derdi olmayan bir tutum.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ilk demecinde diğer yetkililerden daha farklı;
“Artık bundan sonra başka süreçler olacak Kıbrıs’ta.
Ömür boyu bu şekilde bu süreç böyle gidemez.” İfadesini her ne kadar da Crans-Montana hemen sonrası kullanmışsa da; son söylevleri daha da karmaşık bir resim;
‘’PARAMETRELERDE BİR KÖTÜLÜK YOK!’’
Biz diyoruz ki bu parametrelerle 50 yıl daha müzakerelerde bulunsak yine sonuç çıkmayacak. Oturup ne yapacağımızı konuşmamız lazım. KKTC ile konuşuyoruz.
BM DE DÂHİL HEP BERABER oturup bir karara varmalıyız, yol çizmeliyiz.
Ama diyalog ve istişare içinde biz garantör ülke olarak hem de büyük ülke olarak yapıcı rolümüzü sürdüreceğiz
Burada esasen çözüme odaklanmak lazım.
Önümüzdeki süreçte ne yapacağımızın kararı vereceğiz.
ÖYLE VEYA BÖYLE BİR ÇÖZÜM OLMAK ZORUNDA.
Bu parametrelerle olmadıysa başka parametrelerle mutlaka çözümün olması lazım.
Belirsizliğin kimseye faydası yok.
Akıncı’nın, Özgürgün’ ün, Siber’in, Nami’nin ve Çavuşoğlu’nun söylediklerinde ben ne bir B Planı seçebildim, ne de harmoni ile ilerleyen yeni bir arayış işareti!
Bu yazı dizisine başladıktan sonra sadece on gün içinde bile herkesin söylevlerinde sapmalar zikzaklar arttı.
Yıllardır süren bu görüşmeler sürecinde, tek edinilen anlaşma
2B 2T SE ( 2 BÖLGELİ, 2 TOPLUMLU SİYASİ EŞİTLİK) FORMÜLÜDÜR.
Yoksa ortada ne başka Plan var ne de strateji.
Ah zavallı Kıbrıslı Türküm! Bize daha çok dayanma, direnme gücü gerekecek!
Devam yazımızda belki bize niye daha çok dayanma gücü gerekeceğini açıklayacak gücü buluruz!
Bu haber 1564 defa okunmuştur

:

:

:

: