Kaldır başını bak memlekete

Devlet yönetimi etkin değilse hiçbir konuda istikrar sağlanmaz.
Devlet yönetimi etkin değilse hiçbir konuda istikrar sağlanmaz.

Siyasi istikrarsızlık diyoruz ya, aslında devlet yönetimi istikrarlı olmalı.

Etkin, devletin yasal, resmi, kucaklayıcı, birleştirici gücü ülkenin her karışında hissedilmeli.

Bu toplumsal, siyasal, sosyal, ekonomik, bütünleşmeyi getirir.

Devlet taraf tutmaksızın, herkesin, her kesimin yanında olup, ekonomiden, hukuka adilliği sağlamazsa gerisi nafiledir.

Gerisi, hukuksuzluk, istikrarsızlık, inançsızlık, aidiyetsizlik, refahın ve toplumsal huzurun olmamasıdır.

Sonuçta, demokrasiyi, huzuru, hedef birliğini, ekonomik kalkınmayı genele yayamazsınız.

Bizim ülkemizde olduğu gibi, kimsenin kimseye, kurumlara, kanunlara, yöneticilere inanmadığı, güvenmediği bir yapı ortaya çıkar.

Bundan da sadece bazı ayrıcalıklı kesimler memnun olur ve bitmesini de istemez.

Çağdaş, etkin, temelleri, uygulamaları sağlam, sosyal anlamda güçlü bir devlet yapısı, zayıf iktidarların marifetleri sonucu bu ülkede yaratılamadı.

Belki genelleme haksızlık olacak, ama siyasi iktidarların devlete bakış açısı;

Yandaşlara, sermaye patronlarına, iktidar karşılığında imkânlar, olanaklar sağlamak, kamusal kaynakları kullanarak siyaset yapmak ve bu amaçlar için devleti araç olarak kullanmaktır.

Oysa devlet insanlar için vardır.

Üstelik siyasi görüşü, dini, dili, doğduğu yeri, yaşı, cinsiyeti devletin insan için olmasını etkilemez.

İktidar, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Belediye Başkanı, milletvekili, müsteşar, özel kalem müdürü, amir, memur bunlar için harcanıyor tüm enerji, zaman, insani değerler.

Son kırk yılımızın bir özeti gibi.

Sadece makam yönetmekle, ülke yönetilmez, kaldır başını bak memlekete.

Oysa neler yaşanıyor, evden uzak oldu mu bizden uzak zannediyoruz.

Sadece bir örnek;

'Girne'de Belediyeye yapılan bir ihbar, bir insanlık dramını ortaya çıkardı.

İhbarı değerlendirerek verilen adrese giden belediye ekipleri 15 yaşında ve 5 aylık hamile bir kız çocuğunu, bir buçuk yaşındaki çocuğuyla çöp evde sefalet içinde bulundu.

Belediye'den yapılan açıklamaya göre polis lojmanlarındaki çöp evde bulunan kız çocuğu elektrik ve sudan yoksun bir şekilde yaşıyordu.'

Bunlar yaşanıyor bu ülkede, kimbilir dahası, nicesi, nerelerde yaşanmakta.

Bir babayım 12 yaşında iki erkek çocuğum var.

Yüreğim sızlıyor, bu ülkede böyle çocuklar, böyle hayatlar var.

Devletin elbette görevleri var, yazının başından bu yana anlatıyorum.

Belediyelerin, sivil toplum örgütlerinin, basının, ama herkesin öncelikleri başka.

Festivaller, etkinlikler, konserler, bunlara harcanan kaynaklar, bir tane tam teşekküllü ıslah evi, rehabilitasyon merkezi kuran Belediye var mı?

Yok, sonra herkes topu bir birine atsın.

Çocuk bunlar, çocuk, kimse görmüyor mu, duymuyor mu, vicdanlar sızlamıyor mu?

Aman konuşmayın çocuktur diyorlar, şimdi mi aklınıza geldi?

Konuşmayalım da başkaları da mı bunları yaşasın, sokaklarda kalsın, yaşça büyüklerine meze olsun, sel-sefil yaşasın, kötü yollara girsin.

Affet bizi küçük kız, küçük anne, çöp evde, tertemiz hayaller kuran, hayata yenik başlamış çocuk.

Çocukların da affetsin bizi, umarım bu coğrafya onlara sahip çıkar.
Bu haber 553 defa okunmuştur

:

:

:

: