Sus payı

İnsan zihni sosyal medyada, yazılı basında yani nerde olursa olsun verilen bir mesajın yıllar öncesine kendisini taşıdığını hissederse, bu akılda olanların unutulmadığını ve bilhassa hatırlanan her hadisenin siyasete adım atacak kadınlarımıza örnek olacağını düşünür.
İnsan zihni sosyal medyada, yazılı basında yani nerde olursa olsun verilen bir mesajın yıllar öncesine kendisini taşıdığını hissederse, bu akılda olanların unutulmadığını ve bilhassa hatırlanan her hadisenin siyasete adım atacak kadınlarımıza örnek olacağını düşünür. Geçenlerde Sayın Özadam gazetesindeki sayfasından 'Sayın Tülin BEROVA, seçimler konusundaki köşe yazılarınız bir hayli ilgi görmeye başladı. Hatta bazıları sizin aktif siyaset için hazırlık yaptığınızı bile söylemeye başladılar. Meclis’te kadın vekil sayısı bakımından bunu sonuna kadar destekleriz…' diye tarafıma mesaj yazmış... İşin siyasi boyutunu bir kenara koyduğum zaman öncelikle memnuniyet duyduğum Star Kıbrıs gazetesinde yazdığım yazıların okunmuş olmasıdır...Okunur olmak ise her yazara motivasyon verendir. O halde siyasi içerikli konular ilgi çekiyorsa yeniden bu mesaj üzerine yazmak, ayrıca bir siyasi parti içerisinde geçen uzun yılların öğretilerini okuyucu ile paylaşma ihtiyacı duydum... Siyaset her ne kadar da mektepli işidir diye algı yaratılmaya çalışılsada aslında siyaset insani ilişkilerin dengesinde aile ile mahallede başlayandır, yaşatılandır. Geçmiş yılların kurumlaşmış siyasetinde bizler aileden, annem Fatma Özdemir'den başlayan siyasi faaliyetler ile varlığını sürdürenler olduk. Aile içerisinde aktif olarak siyasi partilerin organlarında seçilmiş olan bir annenin çocuğu olarak bu günlere gelinceye kadar yaşadığımız, öğrendiğimiz ve öğreneceğimiz edinimler henüz sona ermemiştir. Siyaset yolunda yol alanlar bunu en iyi bilenlerdir... Siyasette var olan babaların ve oğullarını ve kızlarının da siyasette var olan köklü aile misyonunu sürdürdüklerini kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisinde milletvekili olarak görenleriz...Örnek mi? Birikim Özgür, Doğuş Derya ve İzlem Gürçağ ilk akla gelenler... Sayın Serdar Denktaş babasının unutulmaz sevgisini omuzlarında taşıyan ve politikada küçük yaştan itibaren var olan deneyim kazanan siyasetçi... Daha da göreceklerimiz vardır...Deneyimden yanayız... Yaşanmışlıklar siyaseten hiç de boşa giden hadiseler değildir... Kadın olsun Erkek olsun insanlar üstlendikleri diğer roller yanında siyasetle de uğraşanlardır. Siyaseti kimisi akademik düzeyde kimisi fiilen mecliste kimisi de bizzat siyasetin içinde mahallede, parti teşkilatlarında görev alarak bu yöndeki faaliyetlerin bütünlüğü içerisinde öğrenenlerdir. Geçen gün Nejat Konuk'u bir köşe yazısında okudum ve okuduğum bu makale ile çok eski yıllara geri dönüş yaptım. Nejat Konuk ve Gülin Sayıner ile Çağlayan'daki evimizdeki toplantılarına tanıklık ettiğim zamanlar onların partiye üye yazma çalışmalarını, kapı kapı gezerek gecenin geç vakitlerine kadar nasıl çalıştıklarını hatırladım... Siyasete girenlerin, başarıda artı ve eksi puanı, kendi insani ilişkilerinden sağladığı değerler ile ölçülür kanaatim, her zaman var olandır... Siyaset demokrasilerde uyumlu bir ekip çalışması ile ikdidara gidilen yolun adıdır... KKTC siyasi partiler, teşkilatları içerisindeki aktif görevlere yeni yeni kota adı ile kadınların görev almasını zoraki hale getirmiş ve kadınlara bu yönde bir nevi sus payı verme yönünü benimsemişlerdir. %30 dışındakiler bir nevi ötelenmiştir... Gerçi bu yüzdelik en az diye bir mecburiyeti gösterse de bir nevi ayrımcılık hissinin kadınlarca kabulü olmaktadır...Kotaya göre kadın aday aranıyor ve kendimize soralım kaç kişi seçilecek, yoksa kadın adaylar sadece aday gösterildikleri partiye oy taşımacılığı için mi yerleştirilecekler... Düğüm noktası bu sorunun cevabıdır. Varsın bu konulardaki analizleri yine işin uzmanlarına bırakalım... Siyasi teşkilat içerisinde olan bu yönde çok uzun yıllarını bırakan kadınlarımız yenilere bir nebze ışık olsun diyenlerdenim... Eski yıllarda parti organlarında görev layıkı ile yapılandı...Mühür önemliydi... Kadın kollarında kadının kendi partisini iktidara taşımada sosyal içerikli faaliyetler yapması ile kendini ifade etmesi de ayrı bir gerçekti... Kadın kolları çalışmalarında özellikle o siyasi partinin, liderinin yani genel başkanının eşinin yatsınamaz denge unsuru görevi vardır... Uzun süreli ikdidar bir bakıma kadınlarla birlikte yürütülen faaliyetlerin sonucudur... Kadın Meclis'te milletvekili olarak görevlerini genişletmek ve yasamada ve yürütmede yer almak istiyorsa seçilmek için ailevi ilişkilerden tutun seçmen ile olan buluşmalarda her zaman dengeli bir mesafede kendisini anlatan olmalıdır...Bu alanda başarılı olmak istiyorsa bunun son dakikada olmayacağını bilmelidir... Çalışma hayatının aktifliği, hizmet edilen kesimin yoğunluğu ve bu yoğunluk içerisinde siyasetin yeri var olandır. Siyaseti sadece milletvekili sıfatı ile yürütülmesi gerektiği kanaatimce doğru bir ifade tarzı da değildir... Karşılıklı herhangi bir konuşma dahi, konusu ne olursa olsun,siyasi sonuca ulaşandır... Siyasi boyutu ise sempatizanlığın dışında ,teşkilatlarda kadının veya erkeğin görev alması ve bu görevi parti tüzüğünün verdiği yetkiler ve disiplin içinde yapması ile mümkündür...Siyasi partiler, birbirlerini kontrol etmek için vardırlar sözü ise boşuna söylenmemiştir... Ülkemizde İnsan kaynaklarında herhangi bir zorluk yoktur... Yeter ki bütün siyasi partilerin namzet göstereceği adaylar seçmen tarafından benimsensin...



Bu haber 796 defa okunmuştur

:

:

:

: