Devreden bakiye

Unutululması için özen gösterilen veya unutulmayan bir çok anı yaşam süresince insanoğlunu oldukça yakından takip edendir. Umursayıp, umursamamak kişinin kendi düşünce gücü içerisinde oldukça etkili bir yöntem olur...
Unutululması için özen gösterilen veya unutulmayan bir çok anı yaşam süresince insanoğlunu oldukça yakından takip edendir. Umursayıp, umursamamak kişinin kendi düşünce gücü içerisinde oldukça etkili bir yöntem olur... Kıbrıs, yarısında birçok kişi birbirini tanıyandır. Bu tanışıklıkların, derin dostlukları,beraber yaşanan hatıraları vardır... Eylül ayının ilk yazısını yazarken, geçen sekiz ayın içerisinde, kışı, ilkbaharı, yazı, yaşadık geçen aylar sayılı ne oldu ne olmadı hatırlamamak mümkün değil. Her aya devreden bakiye gibi Kıbrıs meselemiz ilk sırada yerini koruyor. Ne diyor bayram mesajında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı 'nın sözlerini bayram ertesinde yeniden satır satır okuyup, gözden geçirmekte fayda vardır... 'Kıbrıs sorununun, tüm ilgili tarafların rızası ile bir çözüme kavuşmadıkça bir şekilde gündemde olmaya devam edeceğini belirterek, ancak geçmekte olan zamanın bugüne kadar konuşulan federal çözümün gerçekleşmesine katkı yapmadığını ve iki ayrı devlet varlığını pekiştirdiğini söylüyor' Cumhurbaşkanı daha ne desin, bu ifadeleri anlamayan yok,ve fakat konuyu saptıran çok. Nitekim 3. Cumhurbaşkanı Sayın Dr.Derviş Eroğlu yaptığı çok yerinde ve zamanındaki açıklaması ile birçok kesimin, Sayın Eroğlu Sayın Akıncı'ya sahip çıktı diye nitelendirmiş olsada, genelde bu açıklamanın kayda değer büyük bir anlamı vardır. Siyasileri olsun, makamları olsun ve nihayetinde en manidarı ve kabul edilemez olanı yaşanan toprak üzerinde, zemindeki oluşumu, unutup, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yerden yere vuranlara esaslı bir cevap olmuştur. Ne demiştir, Sayın Eroğlu 'KENDİ KENDİMİZİ SUÇLAMA KOMPLEKSİNDEN KURTULMALIYIZ” derken; Cumhurbaşkanı Akıncı için yapılan “istifa etmeli” yorumlarına karşı çıkmış Cumhurbaşkanı’nın beş yıl için seçildiğini hatırlatmış, ve “Son yıllarda Sayın Denktaş’ı çözüm istemiyor diye suçlayan Sayın Talat'ın, Hristofyas ile anlaşamadı. Ben geldim ‘zaten Eroğlu anlaşma istemez’ söylemleri yaratıldığını, Crans-Montana’da kendisini asla vermeyeceği , kendisine göre yanlış önemli tavizler vermiş olmasına rağmen şimdi de Sayın Akıncı’yı ‘Denktaş’laştı’ denilerek suçladıklarını. Solcu da geldi, sağcı da geldi, bir anlaşma olmadı. Anlaşma metinlerini, kabul etmemize rağmen Rumlar anlaşmaya imza koymadı. Peki hala neden kendi seçtiklerimizi suçluyoruz? Bundan vazgeçelim artık. Rum anlaşma istemiyor…” diyen Sayın Eroğlu bir televizyon programında konuyu gerçekleriyle, vurgulayarak özetlemiştir... Eylül ayı her zaman sonbaharın başlangıcı ,Ekim ve Kasım aylarından daha derin romantizmle birlikte hüznü günlerinde taşıyan,adına şarkılar ,bestelenen şiirler yazılan bir ay olarak yeni yıla davetiye olmuş sayılı günler , kaç günü zaten geçmiş,her yıl sonunda, Kıbrıs Meselemiz orta yaşlılıkta sendeleyerek ilerliyor ve yaşlanmıştır... O seçim bu seçim derken sonucu meçhul Kıbrıs meselemizi, daha birçok konuşmanın, müzakerelerin 2018 yılına devri teslim törenini de göreceğimiz bir hal almıştır... Ne diyebiliriz her şeyin hayırlısı olsun... Sonuçta bu söz de gerçek...'Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur Fakar bu kavram bir defa ele geçirilince daima bir dikkat ve itina ve her milletin ayrı ayrı hazırlığını ister.'


Bu haber 727 defa okunmuştur

:

:

:

: