Pis kokunun kaynağı…

15 Temmuz darbe girişiminden önce Türkiye’de hükümeti 17 Aralık’ta yargı darbesiyle indirmeye çalışanın kim olduğu artık ayan beyan belli oldu.
15 Temmuz darbe girişiminden önce Türkiye’de hükümeti 17 Aralık’ta yargı darbesiyle indirmeye çalışanın kim olduğu artık ayan beyan belli oldu. Zira 15 Temmuz gecesi Washington’dan gelen “tarafları (sanki iki meşru taraf varmış gibi) itidale çağırıyoruz” türü açıklamalar bunun işareti gibiydi.
Şimdi siz, “O zaman işbaşında Obama yönetimi vardı, şu anda Trump var” diyecekseniz cevabım hazır. Trump, elindeki iktidarı çoktan CIA’e devretmiş durumda. Seçildiğinde etrafındaki olan yakın çalışma arkadaşları da bu doğrultuda tek tek elendi. Sıranın kendisine geldiğini çok iyi biliyor. O yüzden ABD kamuoyunda Trump’ın yıl sonunu göremeyeceğine ilişkin bahisler açılıyor. Görse bile artık etkisi ve gücü yok. Bütün kontrol Amerikan derin devletine geçmiş durumda.
Türkiye’de eski bakan Zafer Çağlayan hakkındaki tutuklama kararını da Amerikan derin devletinin Türkiye’deki operasyonuna devam etme çabası olarak görmek gerekir. Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan ve eski bakan Zafer Çağlayan hakkında çıkarılan tutuklama kararı, 17 Aralık’ta yarım kalan yargı darbesini, Amerikan yargısıyla tamamlamayı hedefliyor.
Nitekim dün Kazakistan’a giderken havalimanında konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tutuklama kararlarından önce ABD’deki havayı kokladı.
Erdoğan, ' Burada bizim eski Ekonomi Bakanımıza yönelik atılan bu adımı, açık söylüyorum, ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yönelik bir adım olarak değerlendiriyorum. Atılan bu adımlar tamamen siyasidir. ABD bir defa bu konuyu gözden geçirmesi lazım. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor” dedi.
ABD’de Türkiye’nin eski bir bakanı ve Halkbank’ın eski Genel Müdürü’ne yapılan suçlamanın konusu “İran’a olan yaptırımları delmek.”
Erdoğan’ın da dediği gibi Türkiye’nin İran’a bir yaptırımı yok ki. Aksine Türkiye’nin İran ile çok önemli ticari ikili ilişkileri var. Anavatan doğalgaz ve petrolün bir kısmını İran’dan alıyor. Bunu sadece ABD değil, dünya alem biliyor.
Sözün özü bir yerlerden yine düğmeye basıldı. Türkiye’nin milli politikalarından rahatsız olan dünyanın egemen güçleri, gerek Almanya, gerekse de ABD, Erdoğan’ın önderliğindeki yönetime karşı sinsi bir tuzak peşinde.
Bu tuzağın nedeninin Ortadoğu’da oluşturulmak istenen yeni harita ve bu haritaya karşı milli bir duruş sergileyen Erdoğan olduğunu da biliyoruz.
PYD kartıyla Ortadoğu’da yeni bir harita şekillendirmeye çalışan Batı’ya karşı tek başına duran Erdoğan’ı zor bir görev bekliyor.
Kazanırsa sadece Türkiye değil, bütün Türk dünyası ve KKTC olarak biz de kazanacağız. Ya kaybederse…
Onu düşünmek bile istemiyorum…


Bu haber 150 defa okunmuştur

:

:

:

: