Çözüm istediği için saldırıyorlarmış Talip Atalay’a

Dönemin Başbakanı Ömer Kalyoncu’ya sormuştum, medyatik Din İşleri Dairesi Başkanımız Talip Atalay’ın durumunu.
Dönemin Başbakanı Ömer Kalyoncu’ya sormuştum, medyatik Din İşleri Dairesi Başkanımız Talip Atalay’ın durumunu.
Bu nasıl bir iştir ki demiştim; hem KKTC’de Din İşleri Dairesi Başkanı olacaksınız, hem de Türkiye’de bir partiden (AKP) Mersin bölgesi milletvekili aday adayı olacaksınız.
Üstelik bu süreçte propaganda çalışmalarınızda Kıbrıs’taki din işleri personelini kullanacaksınız.
Bu duruma nasıl baktığını sormuştum.
Sayın Kalyoncu bu durumdan ötürü rahatsızlık duyduğunu ancak Talip Bey’in çifte vatandaşlığı olduğu için böyle bir karmaşanın yaşandığını anlatmıştı bana.
Ve eklemişti, Sayın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından korunmaya alındığından bahsetmişti Din İşleri Dairesi Başkanı Talip Atalay’ın.
O zaman çok şaşırmıştım.
Böyle bir şey nasıl olabilir diye..
Tabi gel zaman, git zaman bugünlere geldik, ve şimdi o gün dönemin Başbakanı olan Sayın Ömer Kalyoncu’nun ne demek istediğini anlamaya başladım.
Hoş Sayın Atalay’ın da geçtiğimiz gün gazetelerde çıkan beyanatı üzerine bundan iyice emin oldum.
Ne demişti Sayın Atalay bu beyanatında?
Çözüm istediği ve diğer dini liderlerle geliştirdiği iyi diyalog için kendisine saldırılıyormuş.
Bu bana çok gerçekçi gelmedi.
Peki Sayın Atalay böyle bir kanıya nasıl varmış?
Orasını da bilemiyorum.
Lakin belli ki tutunacağı tek dal bu kalmış.
Onca zamandır dini siyasete alet etmiş, ve hala ediyor, onlardan bahseden yok.
Sözleşmesi bittiği halde görev yapmasına izin verilmiş, neden?
Çünkü güya diğer dini liderlerle iyi diyaloglar kurmuş.
Atalay’ın bu yönü çok açık ki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından takdir edilmiş.
Eyvallah..
Ancak o makamda kim olsa bu diyaloğu zaten sağlayacaktı.
Bir yerde görevini yaptı Sayın Atalay.
Dinler arası diyalog çok tabidir ki içinde hoşgörüyü ve saygıyı barındırır.
Diyalog da şüphesiz bu noktada olmazsa olmazıdır.
Yani demem o ki Sayın Atalay bu bağlamda işini yaptı.
Ama bu süreçte etik olmayan şeyler de yaptı.
Siyasete soyundu mesela, hoş bu doğal hakkı fakat doğal ve ahlaki olmayan bunu yaparken makamını ve sorumluluğu altındaki personeli kullandı.
Türkiye’de bulunduğu bir sırada FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı, ifadesine başvuruldu vs..
Bunlara hiç girmek istemiyorum ama bunun sonrası ülkeye dönerken, uçak alanında yine bazı din adamları tarafından tantanalı bir şekilde karşılama merasimi düzenletti.
Şimdi de kendisinin görevden alınması için harekete geçenlere karşı yine kendi sorumluluğu altında bulunan çalışanları karşı harekete geçirdi.
Peki kimdir bu adam?
KKTC Din İşleri Dairesine sözleşme ile atanan bir memur.
Üst düzey falan.
Zamanında belli ki birileri kendisini bu görev için önermiş, geldi sözleşme ile görevlendirildi.
Yanlışıyla, doğrusuyla görevini yaptı.
Bu tabi ki tartışılır..
Şimdi de zamanında kendisini bu göreve getiren otorite gitmesini istiyor..
Bu da tartışılabilir.
Ve/fakat bunun belli bir adabı olur.
Çözüm istiyor diye Talip Atalay’ı bu görevden birilerinin almak istediğine asla inanmıyorum ben.
Bunu son koz olarak Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın da desteği ile kendisi kullanmaya çalışıyor.
Bu haber 159 defa okunmuştur

:

:

:

: