Ahde Vefa...

Cuma günleri; duaların yapıldığı geçmiş bir ömrün hatırlandığı,vefat edenlere Fatiha hediye edildiği , duaların yapıldığı bir gün olarak bu günde kalplerin imanla dolduğu dostlukların unutulmadığı ahde vefa 'nın bir kez daha gönüllerde yer ettiği mübarek bir gecenin günüdür.
Cuma günleri; duaların yapıldığı geçmiş bir ömrün hatırlandığı,vefat edenlere Fatiha hediye edildiği , duaların yapıldığı bir gün olarak bu günde kalplerin imanla dolduğu dostlukların unutulmadığı ahde vefa 'nın bir kez daha gönüllerde yer ettiği mübarek bir gecenin günüdür.

Küçüktük büyüdük annem cuma günleri ev işi yapmaktan kaçınırdı. Bir gün evvelinden yarın Cuma bugünden her işimizi bitirelim yoksa Cuma gün iş değil dua edilir derdi... Bizler bu duygusallık ve maneviyat içerisinde büyüdük... Şimdi Cuma günü oldu mu babamın bıraktığı notları okuyorum ve eski yıllara ait birçok bilgiyi bize aktardığı için ona bir kat daha minnet duyuyorum ... 1933 yıllarında yani henüz AÖA kurulmadığı zamanlarda üniversite mezunu öğretmen yetiştirmek için Evkaf idaresinin burslu okuttuğu öğrenciler olduğunu yazıyor ve ikisinin ismini veriyor Reşat Ebeoğlu ve Halil Fikret Alasya da bu notlarda var olan iki değerli isim ....Reşat Ebeoğlunun Arziyat ( astronomi) dersi verdiğini kara tahtada renkli tebeşirler kullandığını okul çevresini ise çiçeklerle donattığını yazmıştır... Halil Fikret Alasya 'nın babamın notlarına göre Dil Tarih ve Coğrafya 'dan mezun olan, tarihe vakıf milliyetçi, Atatürk'cü olduğunu bu nedenle İngiliz müdür ve müdürün eşi tarafından sevilmediğini, ders verirken kürsüde oturduğunu ifade ederken eşinin Türkiyeli olduğunu Viktorya Lisesinde öğretmenlik yaptığını sonradan eşi ile eşim nereli ben oralı diyerek Türkiye'ye gittiklerini yazmıştır... Babam çok sonraları Halil beyi mütercimlik yaptığı Genel Kurmayda ziyaret ettiğini de belirtmiştir...Bu notlarda Dr. Nuri beyin de adı geçmektedir...Nuri beyin sadece anlatım yaptığı, soru sorma,tartışma, fikir alıp fikir verme, uygulama,gözlem inceleme gibi öğretim tekniklerini uygulamadığı, sınav öncesi öğrencilerine kopya çekerken sizleri yakalarsam sıfır veririm yakalamaz isem kağıdınızda ne yazmış iseniz onun notunu alırsınız dediğini, ayrıca sizlere hangi konu başlıklarında soru sorayım diye de sorduğunu yazan babam öğrencilerin hazırladıkları kopyalara göre kalp,kan,kurbağalar diye verdikleri yanıta göre soru sorduğunu zaten kopyalar hazırlanırken dersin öğrenildiği de belirtiliyor.
Babam kitabında o yıllarda okulda kendilerine ders veren müftülerden de bahsetmektedir... O yıllardaki din bilgisi ile genel kanaatin din adamlarının ilahiyat mezununu olmaları gerektiği olduğunu Türkiye'den gelen Menzincioğlu isimli müftünün halk arasında infial yarattığını da notlarına eklerken, Vitsada köyündeki Papaz'ın Türkçe gazete okuduğunu, Arapça bildiğini de yazmıştır.
Bizim nesil bütün bunları geçmişten bu güne yarın için bildiklerine ekleyip paylaşmalıdır derken her Cuma günün duasında kim kimin için ne düşünüp bunu dualarına alıyorsa Allah onlara bunun bin katını versin demek zor olmasa gerek...Dua herkesin kendi vicdanında inandığıdır bu dualar kişilerdeki, bilerek veya bilmeyerek yaptıkları günahların affı isteği ile kişilere ruh temizliği olacak ve çevreye, iyilik olarak yansıyacaktır .Bütün bu anlatımların huzuru ile geçmişte kaybettiğimiz kişilerin günümüzde hatırlanması ve o günlerin bilgilerinin paylaşılması akıla,yüreğe ve ilgililere olumlu yansıyacaktır... Hepinize hayırlı cumalar dileğiyle...
Bu haber 507 defa okunmuştur

:

:

:

: