Rüşvetin ispatı var

Devlet kurduk, hade dünya bize haksızlık yapıyor.
Devlet kurduk, hade dünya bize haksızlık yapıyor.
Herkes bize karşı, gelişmemizi istemiyor.
Peki, biz kendimize ne yapıyoruz?
Bu ülkeyi bu kadar kötü duruma getirmeye, bu kadar acımasız ve bencil olmaya hakkımız var mı?
Yıllarını ölüm korkusu ile geçiren, göç eden, evlerinden yurtlarından sürülen insanlara böyle mi teşekkür ediyoruz.
Bu ülke için canını veren, şehit olan insanların kemikleri sızlıyor.
Denizi geçtik, derede boğulduk.
Hepimize gerçekten ayıp.
Bu kadar vurdumduymaz olunur mu, bir ülke bu kadar yalnız bırakılır mı?
Bir devlet bu kadar kötü yönetilir mi?
'Rüşvet, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma' basit konular mı, bu kadar kolay gündeme gelip, bir o kadar kolay unutuluyor.
'Rüşvet' kelimesi dünyanın başka ülkelerinde o kadar anlamlar taşır ki, bizde anlamını yitirdi.
Sıradan, normal, olağan bir olay gibi konuşuluyor.
Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman;
'UBP- DP Hükümetinin 'Hukuka Aykırı' şekilde 'yurttaşlık' verdiğini belirterek, vatandaşlık çerçevesinde 'RÜŞVET' iddialarının havada uçuştuğunu, bununla ilgili bazı verilerin kendilerine ulaşmaya başladığını açıkladı.
Rüşvet iddialarının ispat aşamasına doğru gittiğini vurgulayan Erhürman;
'Bu kadar rüşvet iddiaları vatandaşlık çerçevesinde havada uçuyorsa ve bununla ilgili veriler bize yavaş yavaş gelmeye başladıysa, bunlar ispat aşamasına doğru gitmeye başladıysa, çünkü o kadar çok geliyor, başka başka kanıt kavramı içerisine sokabileceğimiz veriler elimize ulaşmaya başlıyorsa, zannediliyor mu ki biz iktidar olduğumuzda bütün bunları unutacağız, görmezden geleceğiz.
Rüşvet iddiasından bahsediyorum; elime verinin geçebilmesi için elimdeki verileri, gerçekten polis huzurunda ispata ulaştırabilecek verilerle destekleyebilmem için, evet, Polis Genel Müdürüne talimat vermem lazım.
'Rüşvet' denilen şeyin ispatı olmaz diye bir kanı vardır ya, bunun ispatı vardır. Ama bunun ispat edebilmen için Polis Genel Müdürlüğü'nün elindeki yetkileri kullanabilmen lazım, bunun için Başbakan olman lazım çünkü talimat verebilmen lazım. Yani ben ana muhalefet parti başkanı olarak; 'şu kişiyle çok ciddi iddialar var, şunu yaparak şu kişiyi takibe alın' diyemem, böyle bir yetkim yok. Ama bununla ilgili, ilgili makamlara bilgi verdiğimde de o ilgili makamlar bu talimatları vermiyorlar ki bunlar ortaya çıkmıyor'.
Tufan hoca, kendilerine rüşvet iddiaları ve veriler geldiğini, fakat iktidar olmadan, özellikle polis örgütünü harekete geçiremeyeceğini söylüyor.
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay benzer bir iddiayı anlatıyor, bir de hatırlatma yapıyor;
'Kısa bir süre önce bir yabancı, polise şikâyette bulunuyor, 'vatandaşlık verecekler sözüyle paramı aldılar, beni dolandırdılar' diyor.
Verdiği ismi polis karakola çağırıp ifadesini alıyor. İfadede Bakanlar Kurulu üyelerinden birisinin birinci derece yakını bir başka isim geçiyor. Polis Bakanlar Kurulu üyelerinden birisinin yakınının vatandaşlık işlemini 'kolaylaştırmak' karşılığı para aldığı iddiası bağlamında ifadesini alıyor.
Bir de neden biliyor musunuz? Mesela 2004 yılında bir Bakan şu açıklamayı yapmıştı, hatırlamakta yarar var: 'Sahte vatandaşlık çetesi ortaya çıkardık. Müdürün imzası taklit edilerek 3 bin, 5 bin hatta 10 bin dolar karşılığında 32 kişiye sahte vatandaşlık verildiğini belirledik'.
Bunlar basit işler değil.
Peki, sonuç ne olacak ve ne zaman?
Ortada dolaşan, söylenen bu iddialar unutulur mu?
Bizde unutuluyor, unutuyoruz.
Var veya yok, iddiaların doğruluğu da, yanlışlığı da ispata mecbur.
Ve bunun için siyasi iktidar olmaya gerek yok.
İlgili veri ve bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması, yeterli ve gerekli.
Bu ülkede öyle noktaya geldik ki toplumsal yargı daha etkili.
Eğer veri, bilgi, belge varsa, unutulmadan açıklanmalı.
Bu haber 566 defa okunmuştur

:

:

:

: