Kalk ta oralara git Ankara’da yapabileceğin görüşmeleri yap gel!!

Devletler arası ilişkilerin geçmişten bugüne var olduğu ve giderek de bu ilişkilerin daha aktif bir hal aldığını görmekteyiz.
Devletler arası ilişkilerin geçmişten bugüne var olduğu ve giderek de bu ilişkilerin daha aktif bir hal aldığını görmekteyiz. Özellikle de küreselleşen dünyada devletler arası ilişkilerin geçmişe nazaran çok daha rahat kurulduğu bilinmektedir. Devletler arasında oluşan sorunların ve krizlerin diplomasi yöntemi ile çözüldüğü çözülmediği takdirde diplomasinin yetersiz kalışı sonucu çeşitli çatışma ve savaşların ortaya çıktığını görmekteyiz. Diplomasi kavramını inceleyecek olursak diplomasinin ırk, cinsiyet, dil demeden bütün devletler arası ilişkilerde etkin bir rol aldığını söyleyebiliriz. Diplomasi bir uzlaşı yoludur. Diplomasi geniş anlamda uluslararası ilişkiler, dar anlamında ise dışişleri bakanlığı ve ona bağlı olarak kişi ve kurumlar aracılığıyla yürütülen ilişkilerdir.
O halde biz ne yapıyoruz?
Yani KKTC Dışişleri Bakanlığı bu ilişkileri nasıl yürütüyor?
Aslında yürütmüyoruz.
Dar bir alanda sıkıştırılmış bir siyasi kültürü benimsiyoruz.
Üstüne bir de çatışma siyaseti koyuyoruz.
İnsancıl değerlerden uzaklaşıyoruz.
Ve bu makamı ideolojik bir ego tatminine kurban ediyoruz.
Hoş bu anlamda devletler arası yürüttüğümüz bir diplomasi de yok zaten.
Ha derseniz ki Türkiye ile yürütülen nedir?
Bana göre ast-üst ilişkisidir.
Maalesef bunun ötesine geçilemiyor.
Malumunuz olduğu üzere Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve ekibi geçtiğimiz hafta başından itibaren New York’a gitmişlerdi.
Burada BM’nin 72. dönem toplantıları yapılacağı, ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Eşgüdüm toplantısında yer alacağı duyurulmuştu, ardından da Washington’a gideceği ve orada da temaslarda bulunacağı bildirilmişti.
İlk bakışta aman ne güzel diyebileceğimiz bir gelişme bu.
Tabi ki bu organizasyonun Türk Dışişleri tarafından koordine edildiğini ve buna göre KKTC Dışişleri Bakanlığının hareket ettiğini biliyoruz.
Zaten bunu bilmeyen de yok artık.
Kısacası bütün ayarlamalar Türk Dışişleri uhdesinde yapıldı, ve Bakan Tahsin Ertuğruloğlu ve beraberindekiler ABD’ye gitti.
Bu da bir şey tabi..
Hiç yoktan iyidir denilebilir.
Peki ya sonra ne oldu?
New York’ta Türkiye Dışişleri Bakanı ile görüştü Tahsin Bey.
Arada da yine Türk Dışişlerinin ayarladığı bir kaç misyon temsilcisi ile de bir araya geldi.
Ha bir de New York’ta “Türk Evi” projesinin temel atma törenine katıldı.
Bütün bunlardan sonra Washington’a geçti KKTC Dışişleri Bakanı ve ekibi.
Burada da TC’nin Washington Büyükelçisi ile görüştü ona bir plaket sundu.
Arada da yine TC Dışişleri tarafından koordine edilen bazı diplomatlarla bir araya geldi.
Kısacası Sayın Bakan’ın temasları bu minvalde geçti.
Ne yani şimdi bu temasları küçümseyelim mi?
Elbette hayır..
Hatta önemseyelim derim ama, şunu da göz ardı etmemek lazım.
New York’a gidip de Türkiye Dışişleri Bakanı ile temas yapmanın diplomaside siyasi bir değeri yok.
Çünkü bunu her zaman yapıyorsunuz zaten gerek Ankara’da gerekse Lefkoşa’da.
Ya da Washington’a kadar gidip TC Elçisi ile bir araya gelmenin diplomatik bir karşılığı yok uluslararası ilişkilerde.
Neyse ki Tahsin Bey ve ekibi temaslarını tamamladı.
Şimdi yeniden gerçeklere dönme vakti.
Şu 11 250 milyon dolarlık ihalesiz hizmet alımı mevzusu, Bakanlar Kurulunda yakın bir dostuna bet ofisi sanal bahis oynatma izini almasına makamını kullanarak yardım ettiğini bizzat kendisinin ifşa etmesi, Ercan İşletme ortaklarından Taş Yapı sahibi Emrullah Turanlı’nın Bakanın odasında ve huzurunda benden para istediler iddiası, Bakan Ertuğruloğlu’nun bana rüşvet teklif ettiler polemiği vs vs.
Kamu vicdanını rahatsız eden bütün bu olaylar öylece olduğu yerde duruyor.
Hiç birisini unutmuş değiliz.
Dış temaslar, vatan millet nutukları.. Milliyetçilik söylemleri falan hepsine eyvallah..
Yarından tezi yok KKTC’yi tanıtma faaliyetleri de başlasın.
Güçlü lobiler oluşturulsun..
Hepsine desteğiz..
Lakin yukarıda sıraladığım yasa dışlılığı Yüksek Yönetim Denetçisi tarafından da bizzat tespiti yapılan ve Bakan Tahsin Ertuğruloğlu’nun adı geçen iddiaları, ifşaatları ne yapalım?
Onları nereye koyalım?





Bu haber 130 defa okunmuştur

:

:

:

: