Kudret Özersay; 'Biz bir Gandhi yürüyüşüyüz'

'Ne değişecek ki?' çok sık duyduğum bir sorudur.
'Ne değişecek ki?' çok sık duyduğum bir sorudur.
Hemen her konu için.
Bu kadar umutsuz ve umursuz.
Oysa değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.
Halkın Partisi Başkanı Kudret Özersay;
'Artık düzenin değişmesini isteyen yeni bir nesil var' diyor.
Bunu sürekli ziyaret ve bölge gezilerinden edindiği izlenim olarak anlatıyor.
Kudret hoca ADA TV de program konuğumdu.
Seçimin yaklaştığını ve artık seçimle, iktidar değiştirmekle sorunların çözülmeyeceğini söylüyor.
' Önemli olan iktidarı değiştirmek değil, net bir kırılma ve değişim esas ihtiyaç. Halk koalisyon istemiyor artık, çünkü koalisyonlar prilli pazarlığına döndü. Şuan ki hükümet bir seçim hükümetidir. Bağımsız vekiller kendilerini seçim listelerinde görmedikleri gün bu hükümet düşecek.
UBP de herkes ciddi sayıda vekil kaybedileceğini görüyor. CTP de hükümet oldu. İktidar zamanlarında neden bazı konuların üzerine gitmedi? Biz hükümete gelelim bakarız demiyoruz. Her Bakanlık için çalışıyoruz, ekonomik protokolü çalışıyoruz. Şimdiden planlı, programlı çalışmalar yapıyoruz.
Vatandaşlık konusunda bir hassasiyet var. Biz bir konu için hukuki girişim yaptık. Sorunun esası gözden kaçırılıyor. İnsanlar neden vatandaş olmak ister, bunun sebepleri ortadan kalksa, bürokrasi azaltılsa bu kadar talep olmaz.
Şuan ki hükümete Türkiye'den vatandaşlık baskısı var mı, bilemiyorum. Halkın Partisi iktidar olduğu zaman, Türkiye'den vatandaşlık baskısı gelse bile kabul etmeyiz. On yılı dolduran herkese vatandaşlık verilmesi de doğru ölçüt değil.
Her hizmetin verilebileceği bir alt yapıya göre vatandaşlık politikası geliştireceğiz. Zamana göre uygulanan vatandaşlık politikası yanlış. Devlet ne kadar insana, sağlıktan, eğitime, kaliteli hizmet verebilir. Vatandaşlık politikasını bu belirlemeli.
Temel hizmetleri veremeyecekseniz, kendi insanlarınızın yaşam standartlarını da sürekli vatandaş yaparak düşüremezsiniz. Bura da bulunma süresiyle vatandaşlık verilmesi kriteri yetersiz. Halkın geneli sürekli ve keyfi vatandaş yapılmasından ciddi şekilde rahatsız.
KKTC'nin vatandaş sayısı azdır yaklaşımı varsa bunu kabul etmeyiz. KKTC vatandaşı olan ve yurt dışında olan binlerce insan var. Bu konuda politika yok ve vatandaş sayısını artırmaktan bahsediyorlar. Bu insanları neden görmüyorlar? Vatandaşlık elbette verilecek ama keyfi değil.

Hesap sormaktan bahsediliyor. İktidar olmuş bütün siyasi partiler bu konuda sınıfta kaldı. Bu sebeple siyasete güvensizlik var. Halkın Partisi kesinlikle alternatiftir.
Vatandaş bunu hissettiriyor. Biz hükümete gelelim de bakarız demiyoruz. Hükümet olmadan nerede, ne yapacağız planlıyoruz, çalışıyoruz. Biz hükümet olmadan hesap soruyoruz. Devam eden soruşturmalar var. Hükümet olmadan da hesap sorulabileceğini gösterdik. Ve insanlar bu sebeple güven duyuyor.'
Bu arada Halkın Partisi Başkanı Kudret Özersay ilginç bir de benzetme yaptı.
Kudret hoca ' Biz bir Gandhi yürüyüşüyüz' diyor.
Halkın Partisi ile çıktığı siyaset yürüyüşünü;
Ömrü boyunca ırkçılıkla mücadele edip Hindistan'ın bağımsızlığını kazanması için uğraşan, Gandhi ve onun önderliğinde binlerce insanın yaptığı protesto yürüyüşüne benzetiyor.
Tüm söylenenler içinde bana en ilginç gelen de bu oldu.
Bu haber 573 defa okunmuştur

:

:

:

: