KOPYA CİNAYETLER

Halime Çetin’in öldürülmesiyle 2017 yılı itibariyle cinayete kurban giden kadın sayısı 4 olurken, ilk iki cinayetin bıçakla, son iki cinayetin silahla olması kopya cinayet olasılığını gündeme getirdi
Suna ERDEN

Halime Çetin’in öldürülmesiyle 2017 yılı itibariyle cinayete kurban giden kadın sayısı 4 olurken, ilk iki cinayetin bıçakla, son iki cinayetin silahla olması kopya cinayet olasılığını gündeme getirdi

Gazimağusa’da önceki akşam Halime Çetin’in eski eşi tarafından öldürülmesiyle 2017 yılı itibariyle cinayete kurban giden kadın sayısı 4 oldu. Yılın ilk cinayeti 18 Nisan tarihinde yine Gazimağusa’da işlenirken 25 yaşındaki Burcu Okumuş, 45 yaşındaki eşi Özgür Okumuş tarafından sokak ortasında defalarca bıçaklanarak katledildi. Bu cinayetten iki gün sonra bu kez kurban 37 yaşındaki Gamze Pehlivan oldu. Pehlivan, Lefkoşa-Haspolat bölgesinde imam nikahlı eşi Suat Aşır tarafından 39 kez bıçaklanarak öldürüldü. Bu iki cinayetin ardından Haziran ayında ise 41 yaşındaki Ayşe Yalçın, cinnet geçiren polis memuru eşinin kurbanı oldu. 43 yaşındaki polis memuru Kemal Yalçın, tartıştığı eşi Ayşe Yalçın'ı tabancayla vurarak öldürdükten sonra intihar etti. Ve son olarak önceki akşam yaşanan olayda ise Hayrettin Özcömert, 1 yıl önce boşanmış olduğu eski eşi 45 yaşındaki Halime Çetin’i av tüfeğiyle vurarak yaşamını sonlandırırken, aynı silahla intihara teşebbüs etti. Belirli aralıklarla gerçekleşen 4 cinayetin ilk ikisinin bıçakla, son ikisinin ise silahla olması “kopya cinayetler” yaşandığını gösterdi. Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, son zamanlarda kopya kadın cinayetleri yaşandığını da ifade ederek, herkesin bu tür olaylara karşı hassas yaklaşması gerektiğini kaydetti. Star Kıbrıs’a konuşan Başel, ülkede kadın koruma sistemi, şiddeti önleme merkezi olmadığını kaydetti.

HERŞEY TEMELDEN BAŞLAR

Başel, ailelerin çocuklarını yetiştirirken cinsiyetçi davrandığını ifade ederek, “Kız çocuk korunması gereken bir eşya gibi yetiştirilirken, erkek kamusal alanda daha çok yer alıyor. Kızlar daha çok baskı altında olduğu için sevgiyi bulduğu inandığı herhangi bir kişiye kapılabiliyor ve yanlış eş seçebiliyor” dedi. Öncelikle aileden başlayarak cinsiyetçi tutumdan vazgeçilmesi gerektiğini ifade eden Başel, “Erkek arkadaşım veya eşim beni sevdiği için kıskanıyor” düşüncesiyle ortaya konan şiddet davranışlarına müsaade edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Başel, “Kişi önce sesini yükseltir, daha sonra hakaret eder, sonra itmeye başlar ve en sonunda fiziksel şiddete yönelir” dedi. Başel, daha ilk şiddet eyleminde kadınların tepkilerini ortaya koyması gerektiğini belirterek, “Karşıdaki kişi sınırlarını bilmezde durmadan ileri gider ve şiddetin dozunu arttırır” şeklinde konuştu. Başel, öfke kontrolü sorunları olan kişilerin ise mutlaka psikiyatri ile görüşmesi gerektiğini vurguladı.

YÜKÜMLÜLÜKLER YERİNE GETİRİLMEDİ

Ülkede kadın koruma sistemi, şiddeti önleme merkezi olmadığını kaydeden Başel, şunları söyledi: “Kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın önlenmesine yönelik sözleşme meclis tarafından onaylandı ancak sözleşmenin hiçbir yükümlülüğü yerine getirilmedi. Bir gün şiddete maruz kalan bu insanlar uluslararası tanınmışlık durumunda çok ciddi tazminatlar alabilecekler.”

SUÇUN İTHALİ OLMAZ

Meydana gelen olayların, “Kadın cinayetleri” olarak adlandırılmasının, cinayet öyküsünün yazılmasının beraberinde kopya cinayetler getirdiğini kaydeden Başel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cinayet meydana geldiğinde konuşmamamız gereken asıl önemli nokta nedenleri ve nasıl önlenebileceği olmalıdır. İnsanların ilk sorusu “neden öldürdü “olmamalıdır. Bu soruyu silmemiz ve “Neden kadınlar öldürülüyor” diye sormamız gerekiyor. Ayrıca, “Zaten Kıbrıslı değiller. Türkiye’den geldiler. Kıbrıslılar yapmaz “ön yargılarından kurtulmamız gerekiyor. Suçların dili, dini ırkı olmaz. Bu sadece kendi toplumumuzdaki var olan şiddeti görmezden gelmemize neden olur. Suçlar sanki ithalmiş gibi davranırsak sosyal sorunları çözemeyiz.”

KOPYA CİNAYETLERE DİKKAT

Başel, son zamanlarda kopya kadın cinayetleri yaşandığını da ifade ederek, herkesin bu tür olaylara karşı hassas yaklaşması gerektiğini kaydetti. Başel, haber verilirken “sevgilisi vardı, kıskandı, boşanmak istiyordu, sürekli tartışıyorlardı” gibi cinayetin sebeplerine dair öyküleştirme de kopya cinayetlerin gerçekleşmesine neden oluyor. Bir kişi, “Benim de böyle bir sorunum var. Boşanmak istiyorsa ben de öldüreyim” diyerek hareket edebilir. Bu yüzden hassas olmak gerekiyor” dedi.
Bu haber 129 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER