Düşler ülkesi

“Dünyanın en zor hissi, kendini ait hissetmediğin bir yerde bulunma zorunluluğudur” demiş yazarların ustası…
“Dünyanın en zor hissi, kendini ait hissetmediğin bir yerde bulunma zorunluluğudur” demiş yazarların ustası…
Ülkenizi sevmiyorsanız, o ülkede yaşamak cehennem olur. O yüzden vatan sevgisi kutsaldır.
Eşinizi sevmiyorsanız o evlilik cehennem olur, o yüzden evlilikte aşk hiç bitmemelidir.
İşinizi sevmiyorsanız, yaptığınız iş de bir süre sonra çekilmez olur. O yüzden işine de aşık olmalıdır insan…
Son zamanlarda Kıbrıs’ta bir tartışma aldı başını gidiyor. Belki de “o tartışma hep vardı, hiç bitmedi diyeceksiniz” ama benim gözüme en çok bu zamanlarda batmaya başladı bu söylem…
İnsanlar karşıt görüşleri nedeniyle birbirlerini vatanını, ülkesini sevmemekle, ya da daha az sevmekle suçlar oldu.
Vatan sevgisiyle karşısındaki üstünlük taslar oldu.
Daha doğrusu her türlü eksiğini, yalanını, yanlışını sözde vatan sevgisiyle şal gibi örter oldu.
“Vatan sevgisi” diye üstüne kuşandığı zırh ile her türlü yalanı dolanı, düzenbazlığı, kendine hak görür oldu.
Gerçek vatanseverlerin dillerine, “Vatan haini, Rumcu” söylemleriyle kilit vurulmaya çabalanır oldu.
Ancak…
Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.
Siz sevgili okur…
Kıbrıs tarihinde gelinen noktada rahatsızlıklarınızı tek tek bir kenara yazın…
Yarım asır boyunca “Vatan sevgisi” ile dolup taşan yönetimlerin oluştuğu bir ülke bu kadar sıkıntı çeker mi?
Yoksa söz konusu olan “vatan sevgisi” değil, “para sevgisi, cep sevgisi, menfaat sevgisi” midir?
Siz şimdi eminim, “insanoğlu, insan fıtratı, bu dünya böyle” diyeceksiniz belki de…
O zaman yine bir başka usta yazarın sözüyle bağlayalım yazıyı…
“İnsanların çoğu onu yapıyor diye yanlış, yanlış olmaktan çıkmaz…”
Çoğunluğun yaptığını değil, yüreğinizden geçenleri yaşadığınız bir ülkede var olmak dileğiyle…
Belki de düşler ülkesinde…
İyi pazarlar…
Bu haber 217 defa okunmuştur

:

:

:

: