Sami Dayıoğlu'nun evine giren hırsız

Gazetelere, haberlere, bakmaya korkar olduk.
Gazetelere, haberlere, bakmaya korkar olduk.
Hemen her gün şaşırtan, üzen, endişelendiren olaylar yaşanıyor.
Artıyor, çeşitleniyor, çaresizleştiriyor, en kötüsü sıradanlaşıyor.
Son günlerden örnekler;
'Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi'nde kimliği henüz tespit edilemeyen bir kişi, 2 kişiyi yaralayarak olay yerinden kaçtı'.
'Haspolat'ta dün gece bir grup genç arasında çıkan bıçaklı kavgada 2'si ağır 4 kişi yaralandı. Polis kavgaya karışan 3 kişiyi arıyor.'
'Aynı evde kaldıkları beş yaşındaki üvey kız kardeşine 6 kez tecavüz etmeye teşebbüs etti, 7 yıl 5 ay hapis cezası verildi'.
'Gazimağusa'da Halime Çetin eski sevgilisi tarafından vurularak öldürüldü.'
'2017 yılı itibariyle cinayete kurban giden kadın sayısı 4 oldu.'
'Gazimağusa'da faaliyet gösteren bir banka çalışanı 2007-2017 yılları arasında bankamatik cihazlarına nakit para yükleme işlemleri yaptığı sırada, yatırması gereken paradan eksik para yatırarak toplam 370.000 TL parayı çaldı'.
'Ülkeye turist olarak giriş yapmak istediği esnada, detektör köpeğin tepki vermesi sonucu bir yolcu üzeri aranmak üzere görevli polisler tarafından karakola götürüldü.
Emareleri almak isteyen polise karşı gelen zanlı Karakol'da olay çıkararak, kendisine müdahale etmek isteyen polisi darp etti.'
Elbette bitmedi, elbette devamı var.
Çürümüş bir yapı, başıboş bir ülke, sadece iktidar olma hedefi olan bir siyasal düzen.
Altyapısı yetersiz, yıpranmış, yalnız bırakılmış, sahipsiz emniyet örgütü.
Tacizler, hırsızlık, uyuşturucu, görevini kötüye kullanan, yolsuzluk yapan kamu çalışanları, bunların üzerini örten siyasi yönetimler.
Bu düzeni savunan, konuşmamakla büyümesine katkı yapan, siyasi bölünmeler.
Neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
Bizim gerçek sorunlarımız büyüyor, büyüdükçe bizler küçülüyor ve potansiyel kurbanlar oluyoruz.
Sami Dayıoğlu, siyasetin içinde, geçici hükümet döneminde Tarım Bakanlığı yaptı.
Tam olarak hatırlamıyorum, ama ADA TV yaklaşık 3 yıldır, her ay ilk pazartesi TV programıma konuk oluyor.
Aynı zamanda köşe yazarı dostlarım Ediz Tuncel ve Ünal Fındık da bu programın konuklarından.
Sami Dayıoğlu başından geçen bir olayı anlattı;
'Evime hırsız girdi. 3 gün kaldı. Soydu, değerli eşyalarımızı aldı. Çocuğumun kumbarasındaki parayla kumar oynadı. Komşular aradı. Fark etmişler.
Eve gittim, kendi evi gibi yerleşmiş. Kaçtı, peşine düştüm, yakalayamadım yere düştüm. Bacağımdan ameliyat oldum. Platin takıldı. Aylardır koltuk değnekleri ile yürüyorum.
Türkmenistan uyruklu birisi güney Kıbrıs' a kaçtı. Yerini, buradaki akrabalarını, telefon numarasını biliyorum. Şimdilik yakalanmadı.
Nereden gelirse gelsin bu ülke sorma gir hanı olmamalı. Devlet önce vatandaşının güvenliğini sağlamalı.'
Ülkeye, gelinen noktaya, olaylara bakar mısınız?
Memleket, vatandaş ilgi bekliyor.
En başta güvenlik, bırakın kavgaları, seçim oyunlarını.
Memleket elden gitti, makamlar size kalsa ne yazar.

Bu haber 377 defa okunmuştur

:

:

:

: