DİĞER SAYFADAKİ UMUT VE BARIŞ

Her Cuma olduğu gibi yine eğitimle ilgili olarak babam Hüseyin Özdemir'in elimde mevcut yazılı kağıtlarında bahsettiklerini bugünlere taşımak adına, onu yazmaya devam ediyorum.
Her Cuma olduğu gibi yine eğitimle ilgili olarak babam Hüseyin Özdemir'in elimde mevcut yazılı kağıtlarında bahsettiklerini bugünlere taşımak adına, onu yazmaya devam ediyorum. Cuma gününde, genelde kişilerin büyüklerini andığı onlara dua gönderdiği ve bu duaların dua eden kişilere verdiği huzur vardır. Cuma gününün bahşettiği nimetlerin farkındalığı bir şekilde yaşanmaktadır... Bu çerçevede, 1937 yılının Omorfo Öğretmen Kolejindeki idari yapının hükümet memurlarından teşkil ettiğini okuyoruz... Bu kişiler öğretmen kadrosunda değillerdir...
Dr. G. F. Seleight tam yetkili olup senelik maaş 360 Kıbrıs lirasıdır... O yıllara göre büyük bir paradır... Üstelik iaşe ve ibate masrafı yoktur... 30 yaşlarında genç yaşta eşi ölmüş, eşini çok sevdiği için tekrar evlenmemiş bir kişidir... Tayini, İngiltere müstemleke idaresince yapılmıştır, psikoloji, Pedagoji ve İngilizce öğretmektedir... Engelli çocuklar ile ilgili kitabı uluslararası psikoloji literatürüne geçtiği babamın notlarında yazandır... Bu kişinin öğretmen ve öğrenciler ile ilişkileri mükemmeldir öğrencileri ile tenis oynamaktadır aynı zamanda Kıbrıs eğitim planlamasında söz sahibidir... Bu nedenle Maarif müdür muavinliği de yapmaktadır...

Mr. Costas Lapas genç yaşta senelerce Rum okullarının müfettişliğini yapmış, öğretmen Koleji için iki sene İngiltere'de burslu okumuştur. Temiz giyinen gösterişli ve sevecen birisidir. Öğretim metotlarını öğretmektedir, kolejin futbol takımı çalıştırmakta ve yurdun iaşe ve diğer masraflarından sorumludur... Senelik maaşı 240 KL’sıdır. O zamanlarda 20 senelik ilkokul öğretmeninin 85 Kıbrıs lirası maaş aldığı düşünülürse bu maaş iyi bir paradır... Esat Zaim Bey ünlü İngiliz öğretmen St. Georg'un Lisede iken yetiştirdiği 5 öğrenciden birincisidir... Lisedeyken, Londra olgunluk imtihanını geçmiş, Omorfo Öğretmen Koleji için iki sene İngiltere'de Exeter Üniversitesinde Eğitim görmüş ve Pedagoji yapandır. Bilgisi ve dürüstlüğü nedeniyle Türk ve Rum öğrencilerin sevgisini kazanmıştır... Türk öğrencilere edebiyat Rum öğrencilere İngilizce tarih fizik dersi vermekte ve her sabah erkenden beden eğitimi dersini yaptırmaktadır... Kolejin yurdunda kalandır... Öğretmen Koleji'nin öğretmenleri memur kadrosunda olduklarından emekli maaş hakları da vardı diye yazan babam lise ve ilkokul öğretmenlerin ise bu haktan yoksun olduklarını yazmaktadır... Mr. Frankopulos Mısır'da pamuk uzmanlığı yaparken Koleje Ziraat dersleri vermek üzere atanmış dersleri İngilizce veren, laboratuvarı zengin bir öğretmenleriydi, her öğrenciye 15 x 10 metrekarelik bir toprak tahsis edip orada sebze çiçek ve bitki yetiştirmektedirler. Budama konusunda ise öğrencileri Trodos dağlarına götürür 1.Sınıf otelde 15 gün misafir eder ve budamayı ağaçlar üzerinde tatbiki öğretirdi... Kış mevsiminde, turfanda domates ve salatalık yetiştirir, çarşıya sevk ederdik diyen babam, o zamanlar seracılık henüz yoktu, denizden ve dağlardan gelen kuvvetli rüzgarları bahçe çitleri ile keserek başarı sağlandığı notlarda var olandır... Mr. Jackson'un Lefkoşa İngiliz okulunda da öğretmenlik yaptığını ayni zamanda kolej de müzik dersinin okullarda nasıl öğretileceğine dair metot dersleri verdiğini yazan babam kendilerine resim dersini veren hocanın adını Mr. Diamantis olarak vermiştir ve bu kişinin son derece ince bir ruha sahip olduğunu her yılsonu yapılan resimlerden sergi açtığını da yazmıştır... Kolejin mutfağındaki aşçının Yorgo isminde birisi olduğunu mutfağı ve yemek dağılımını garsonlar ile yaparken Türk öğrencilere Ramazan günlerinde sahur ve iftar hazırladığını o günün şartlarında bunun oldukça önemli bir servis olduğu da ayrıca notlarda belirtilendir... Garsonlar lise mezunu oldukları için daha sonraları koleje öğrenci olarak alındığı ve öğretmen olarak yetiştirildikleri ayrıcalığından faydalanmaktadırlar... Babam öğretmen Koleji’nde öğretmen ve öğrenciler arasında mesafe yoktu diyerek öğretmenler in öğrencileri sevdiğini öğrencilerinde öğretmenlerine saygı gösterdiğini yazarken sınıfta kalma diye bir şeyin olmadığı da notlarında var olandır... Okulda nasıl kendisine Mr. Özdemir deniyorsa diğer öğrencilere de ayni şekilde hitap edildiğini. Okula alınacak Rum öğrenciler için polisin gizli raporlarında komünist olmadıklarına dair bilgiye bakıldığını, sonrasında öğrencilerin Omorfodaki sağcı-solcu grupların içine girdikleri ve şiddetli münakaşaların rahatsızlığını da dile getirmiştir... Ne diyelim? Okudukça umutların ve barışın diğer sayfada bulunması niyetiyle hayırlı cumalar...

Bu haber 904 defa okunmuştur

:

:

:

: