Kimin tabuları yıkacak iradesi var?

2018 yılı siyaset açısından hareketli bir yıl olacak.
2018 yılı siyaset açısından hareketli bir yıl olacak.
Şimdiden kolay gelsin diyelim.
2013 yılında yapılan son genel seçim sürecine bakarsak;
Sıkıntılı, çalkantılı, istikrarsız, kurultay tartışmalarının, güvensizlik önergelerinin, Türkiye-KKTC ilişkilerinin, 'Maaşın kaç Sayın Başbakan' krizinin yaşandığı dönemlerden geçildi.
Güvensizlik önergesi, geçici hükümet dönemi, UBP'den ayrılan vekillerin DP çatısı altında UG kanadını oluşturması, seçime gidilmesi ve seçim sonucunda;
CTP/BG yüzde 38.38 oy oranıyla 21, DP/UG yüzde 23.16 oy oranıyla 12, UBP yüzde 27.33 oy oranıyla 14 ve TDP de yüzde 7.41 oy oranıyla 3 milletvekili çıkardı.
Erken Genel Seçimle Cumhuriyet Meclisi'nin yüzde 46'sı yeni isimlerden oluştu.
27 kişi yeniden seçilirken, 23 de yeni isim seçildi.
Daha önce 17 olan doktor milletvekili sayısı 16'ya düştü, kadın vekil sayısı yine 4 kaldı.
UBP Genel Başkanı, güvensizlikle hükümetten indirilen hükümetin Başbakanı, İrsen Küçük sandıktan çıkamadı.
2013 yılı aynı zamanda üç hükümet döneminin yaşandığı bir yıl oldu.
Seçim sonucuna göre, Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP/BG) Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP/UG) Koalisyon hükümeti kuruldu.
2014 yılında, yerel seçim, Anayasa referandumu yapıldı, Anayasa değişiklikleri reddedildi.
DP-UG de partiyle özdeşleşmiş isimler ayrıldı.
2015 yılında, KKTC'nin 4'üncü Cumhurbaşkanı, 26 Nisan'da yapılan Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminde, oyların yüzde 60,5'ini alan bağımsız aday Mustafa Akıncı oldu.
Kısaca istikrarlı bir şekilde seçim ülkesiyiz.
2015 Temmuz ayında, ülkenin en büyük iki siyasi partisi CTP ile UBP KKTC tarihinde ilk kez birlikte bir koalisyon hükümeti kurdu.
CTP Başkanı Mehmet Ali Talat, yeni Başbakan Ömer Kalyoncu oldu.
Hükümetin adına 'reform hükümeti' dedi.
Olmadı tabi, oysa ben de dâhil birçok insan bu geniş tabanlı hükümetten icraat anlamında çok şey bekledi.
Türkiye ile ilişkiler, Anamur'dan gelecek su konusu ve başka etkenler CTP-UBP hükümetini bitirdi.
2016 yılına CTP-UBP hükümetiyle başladık, fakat UBP'li bakanların istifasıyla hükümet dağıldı ve UBP-DP hükümeti kuruldu.
Birçok tartışma, eleştirilen icraat, diken üstünde bir aritmetik ve bağımsız vekillerin destek birlikteliği ile bugünlere geldik.
Seçim tarihi konuşulmaya başlandı, Nisan'dı, Ocak'tı derken siyaset ısınmaya, seçimlik günler, her şeyin sınırsız ve güllük-gülistanlık hissettirileceği zamanlar başladı.
2013 erken genel seçiminden sonra yaşananları özetledim.
Tablo böyle olacaksa, seçim neye yarayacak?
Ülkenin genel sorunları yığılıyor, temel hizmetler çöktü, her tarafta yolsuzluk, nüfus belli değil, seçim sistemi ne olacak bilen yok.
Önemli olan sandık değil, sandıkla iktidarı değiştirmek, bin bir entrika ile hükümet belirlemek, artık topluma bir şey kazandırmıyor.
Sandık tek başına demokrasi de değil, çünkü sandık iradesi yok artık, siyasilerin öncelikleri var.
Sistemi, anlayışı, devlet politikalarını, yasalara uymayı, uygulamayı, parti dengelerine göre değil, memleketin ihtiyaçlarına göre icraatlar yapmayı hedef yapmadıktan sonra nafile.
Ve yurdum insanı;
Nasıl bir ülke istiyorsun, elinde ki tek ve en önemli gücünü, iradeni, oy hakkını bilinçli kullan.
Bu günlerin değerini bil 'güç sende artık'.
Seçimle, tarih tartışmasıyla geçen zamanın bize hayrı yok.
Sistem nasıl değişecek, kimin, hangi siyasi adresin gerçek anlamda politikası, radikal, tabuları yıkacak iradesi var?
Radikal, tabuları yıkacak toplumsal irade var mı?
Yoksa yine aynı konuları tartışırız, konuşuruz, yazarız.
Önemli olan seçmek değil, değişmek ve değiştirmek.

Bu haber 594 defa okunmuştur

:

:

:

: