Çözüm anahtarını dipsiz kuyuya atmak isteseniz ne yapardınız?

Size bir soru… Kıbrıs meselesi sonsuza kadar çözülmesin, masa bir daha kurulmasın isterseniz ne yaparsınız?
Size bir soru…
Kıbrıs meselesi sonsuza kadar çözülmesin, masa bir daha kurulmasın isterseniz ne yaparsınız?
Garanti anlaşmalarının iptalini istersiniz…
Türk askerinin adada tamamen çekilmesini talep edersiniz…
Crans-Montana’da “sıfır asker, sıfır garanti” olarak kodlanan bu paroladan hiç vazgeçmezsiniz.
Müzakere kapısının tamamen kapanmasına yol açan bu kararı perçinlemek ve kapının anahtarını dipsiz kuyuya atmak için bunu bir de Meclis kararı haline getirdiniz mi tamamdır.
Kıbrıs meselesinde çözüm umudunu sonsuza kadar bitirirsiniz.
Rum Meclisi bu adımların hepsini harfiyen uyguladı.
Elbette bu adımların gideceği noktanın ne olduğunun onlar da farkında.
KKTC’de dün Cumhurbaşkanlığı’ndan, hükümete, sağcısından solcusuna kadar bütün siyasi partilerden bu karara tepki vardı.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın sözcüsü Barış Burcu, Rum Meclisi’nin garanti anlaşmalarının iptalini ve Türk askerinin adadan tamamen çekilmesini talep eden kararının “Tek yanlı ve geçersiz” olduğunu söyledi.
Rum Meclisi kararının provokasyonların devamı olduğunu ifade eden Başbakan Özgürgün de Kıbrıs Türk halkının anavatan Türkiye’nin garantisini içermeyen bir anlaşmaya asla onay vermeyeceğinin altını çizdi.
Nitekim UBP, DP ve dört bağımsız milletvekili, Rum Meclisi’nin aldığı bu kararın kınanması için dün Meclis’e öneri sundu.
Dolayısıyla Güney’deki başkanlık seçimleri öncesi siyasi atmosfer yumuşamak şöyle dursun, ılık bir rüzgar bile esmiyor.
Rum Meclisi bu kararı alırken, Türkiye’nin bu kararı ciddiye bile almadığı şüphesiz ortada.
Zira Türkiye Ortadoğu’da çok daha başka bir mücadele veriyor.
Türkiye’nin beka sorunu olarak da adlandırılan bu mücadele kapsamında dün Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 1 saat 40 dakika süren toplantının ardından çok önemli kararlar aldı.
Bunların en önemlisi de şüphesiz Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne Türk hava sahasının kapatılması oldu.
Ankara’nın Ortadoğu’da var gücüyle sahada olduğu bir dönemde Doğu Akdeniz’deki varlığını terk etmesini beklemek de Rumlara özgü bir saflık olsa gerek.
Aksine hem Doğu Akdeniz’de hem de Ortadoğu’daki varlığını güçlendirmek isteyen Türkiye, Rum Meclisi’nin kararı karşısında geri adım atmak şöyle dursun, daha da kararlı bir tutum izleyecektir.
Kıbrıs Türkü’nün güvenlik talebi bu doğrultuda devam ettiği sürece Türk askerinin adadan çekilmesini sağlayacak hiçbir kudret yoktur.
Bu böyle biline…


Bu haber 193 defa okunmuştur

:

:

:

: